Bugun...
12-03-2018 11:02:00 Kategori: ÖZEL HABER

Demirkıran: ‘Güzel Adam Süreyya’yı izlettireceğiz’ ( I.BÖLÜM)

Demirkıran: ‘Güzel Adam Süreyya’yı izlettireceğiz’ ( I.BÖLÜM)
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

"Beşiktaş’ın ve spor tarihimizin sembol isimlerinden olan  Süreyya Soner’in yaşam öyküsü aynı zamanda Türkiye’nin kent tarihini, sinema tarihini ve sosyal tarihini de ele alan bir öykü "

İSTANBUL

Yapım aşaması uzun bir süreç alan, çoğu Beşiktaş,Spor, Sinema tarihimize  damga vuran 40’a yakın  önemli isimle yapılan röportajların başarılı birer derlemesini gördüğümüz, uzun bir süreçte çekilen,yine Beşiktaşlılığıyla bildiğimiz ;edebiyat, sinema ve tiyatroya son çeyrek yüzyılda  damga vuran  isimlerden şair, oyuncu ve yönetmen Yılmaz Erdoğan’ın da seslendirmesiyle,  usta müzisyenler Cenk Taner, Evren Karakul, Taner Öngür, Jülide Can Eke, Mehmet Güreli ve  Jingle Factory’nin de müzikleriyle renk kattıkları  ve  Sompo Japan Sigorta’nın ana sponsoru olduğu bu önemli filmin yönetmeni Gökçe Kaan Demirkıran hocamız; benim Maltepe Üniversitesinde İnternet Gazeteciliği dersime giren çok kıymetli hocalarımdandır. 

Ayrıca; İstanbul Bilim Üniversitesi ve şu arada FMV Işık Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü’nde ders vermekte olan Gökçe hocamız; 2011 yılında İstanbul Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi’nin Film Stüdyolarının kuruluşunda da yer aldı. 

Son dönemde pek çok çalışmaya ve belgesel sinema örneğine de imza atan Gökçe hocamızın geniş kitlelere adını duyuran  “Müzikte Bir Deney : Anadolu Rock” belgeselinin de halen izlemeyenlere öneriyorum. 

Yine Gökçe Kaan Demirkıran Darüşşafaka Spor Kulübü’nün 100. Yılı için yapılan Oyunda Kal belgeseli ve onun ardından yapılan   Darüşşafaka’nın spor tarihini anlatan  Bitmeyen Sevda’yı da Darüşşafaka’lı  spor tarihçileri Fethi Aytuna ve Mehmet Yüce ile kaleme alan üç isimden biri. Üstelik Türkiye’de iyi yaşlanma konusunda harekete geçen ilk sosyal inisiyatif olarak kabul edilen Yaşa Devam projesinin video röportajlarını da çeken ekibin içinde yer aldı. 

Gökçe Kaan Demirkıran ile hem belgesel sinema üzerine ,hem Güzel Adam Süreyya hem de önemli çalışmaları hakkında doyurucu bir röportaja  imza attık . Bu arada Gökçe hocamızın kardeşi  Cenk Demirkıran hocamız da Beykent Üniversitesinde çalışmalarını sürdürüyor ve profesörlük unvanını da yakın bir zamanda kazandı. Röportajımızda kardeşiyle sinema hakkındaki anılarıyla ilgili bir bölümde yer alıyor. 

Bu röportajı keyifle okuyacağınıza inanıyorum. Çok değerli Film Deney ailesine, Tanla Silay’a  ve Demirkıran ailesine çok ama çok teşekkür ediyorum.  Gökçe Kaan Demirkıran hocama, ailesine  ve Film Deney’e başarı dileklerimi gönderiyorum. Gökçe hocam , bize  ve okuyucularımıza   kendinizi tanıtabilir misiniz ?

10 yılı aşkın bir süredir, belgesel filmler çekiyorum. Belgesel çekmeye İstanbul Üniversitesinde Sosyoloji bölümünde öğrenciyken başladım. Bu işte ilerleyebileceğimi düşündüm ve belgesel sinema çekmeye devam ettim.  Halen de  belgesel sinema çekmeye devam ediyorum . Tabi belgesel çekiminde teknik prodüksiyon maliyetlerini bulmak çok zor. Bu yüzden de  belgesel filmlerinin çekim süreçleri ve yapım süreçleri de biraz zorlu ve uzun. Ama yine de; Türkiye’de belgesel sinemaya belirli oranlarda ilgi var. İnsanlarda bir şekilde izliyor ve belgesel sinemanın çekimine olanak sağlanıyor.  Kültür Bakanlığımızın verdiği destekler var. Bu bizler için olukça önemli bir olanak. Ben de bakanlıktan destekli bir çok proje yaptım. 

 Gökçe hocam, belgesel sinema ile uğraşan birsiniz. Peki  sizin belgesel sinema   hakkındaki   görüşleriniz nelerdir ?

Belgesel sinemanın çok basit ve yalın bir tarafı var . Bir kere, kurmaca değil. Sinema bir düşler dünyası aynı zamanda. Belgesel ise düşler dünyası değil ve belgesel aynı zamanda gerçekliğin, estetik bir şekilde bir araya getirmesidir. Bu nedenle de; kurmaca sinemadan daha yalın, daha sade ve gerçeklik duygusunun daha ham olduğu bir alan. Bir yandan da; dokümanter bir tarafı var. Çünkü, tarih ve coğrafya gibi kökleri olan alanlar insanın hayatını da şekillendiren alanlardır. Onun için de bir kronoloji sunabileceğimiz bir alandır. Kurmaca sinemada ise bunu yapmanız çok daha zor.  O yüzden de belgesel sinemayı sadeliği, gerçeğe yakınlığı ve kronolojisini analiz edip, yansıtabileceğiniz bir alan olarak görüyorum. 

Uzun süredir beklenen  bir film: Güzel Adam Süreyya’da çekimler biti  ve  gösterime girdi.  Peki Güzel Adam Süreyya belgeselini yaparken de   sizde ne gibi bir  amaç vardı ? 

Bir Beşiktaşlı olarak ve aynı zamanda Beşiktaş Genel Kurulu üyesi olarak  tuttuğum takımım bir sembolü olan Süreyya Soner’in belgeselini çekmek gibi bir fikir uzun süredir vardı. Ki; Süreyya Soner’i de çocukluğumdan beridir bilirim. Belgesel sinemaya başladığımdan bu yana da Beşiktaş tarihiyle ilgili bir şeyler yapmak istiyordum. Çünkü; çocukluğumla ilgili ve Beşiktaş’la ilgili çok güzel anılarım var. Süreyya abiyi de tanıdıktan sonra da hayatının bir belgesel sinema olması gerektiğini düşündüm ve yola öyle çıktım. Fakat bunu büyük bir proje haline getirdik. Çünkü; Süreyya abi Yeşilçam yıllarında set işçisi olarak çalışmış ve ardından Beşiktaş’a malzemeci olarak gelmiş birisi .Aynı zamanda da çok büyük bir sinema sevgisi olan biri. Ben de bu filmin sinemada vizyona girmesini istedim. Süreyya abinin kendisini perdede görmesini istedim. Tabi belirli maliyetleri de beraberinde getirdi. Bu maliyete ayrıca kaynak sağlamak durumundayız. Filmi de bu arada kendi imkanlarımla çekmeye başladım. Bu projeyi yürütmenin zorlu taraflarını da yaşamış oldum. İstediğimiz gibi sponsoru aramak için çok uğraştık. Sağ olsunlar; Beşiktaş’ın Basketbol takımına da sponsor olan Sompo Japon Sigorta ile  bu konuda görüşmeler yaptık ve onlar da bize  olumlu bir şekilde geri dönerek  filmin  hazırlanmasında filimize önemli destekleri sağladılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bu uzun süreçli filmde 40’a yakın isimle yapılan röportajlar var. Takımın yurt dışı seyahatleri var.   Bunları derlemek ve kurgulamak da epey zaman aldı. 

n Gökçe hocam, Süreyya Soner ,Beşiktaş’ın gerçek anlamda emektarı olmuş  ve Beşiktaş’ın sembolü olmuş  birsi. Yaptığınız bu belgeselden  önce Süreyya Soner  hakkında  bir araştırma yapma imkanınız oldu mu ?  Neler biliyordunuz ve neler öğrendiniz ?

Söyle ki ;Süreyya abiyle sohbet ederken çok geniş bir malzeme ortaya çıktı. Burada en önemli kaynak da Süreyya abinin kendisi oldu. Onla uzun uzun sohbetler edip, hayatını öğrendim. Aile yakınları ve akrabalarıyla buluştum. Onlarla arkadaş oldum. Sürekli bir araya geliyor ve sohbet ediyoruz. Böyle bir arkadaşlığımız oldu. Bunun dışında da; Beşiktaş’ın tarihi hakkında zaten bir merakım ve ilgim vardı.  Halen de Beşiktaş’ın tarihi hakkında araştırmalarım sürüyor. Bu belgeseli çekerken Süreyya abinin Beşiktaş’a gelişiyle ilgili olarak  gelme tarihini de öğrendim. 

 Daha önce Süreyya Soner’le ilgili olarak bir çok şey biliyordunuz. Ama o belgeselin çekimlerinin ardından neleri öğrendiniz ?

Süreyya abiyle ilgili çok TV programı ve röportaj yapıldı. Fakat  Süreyya abinin altmış yıla yakın bir ömrü var ve çok hareketli bir hayatı olmuş. Matbaada çalışmış, Yeşilçam’da çalışmış, Beşiktaş’ta çok anıları var. Ama bir yandan da çocukluk anıları İstanbul’un tarihiyle de ilintili. Çünkü; Süreyya abinin doğduğu İstanbul’la bugünkü İstanbul arasında çok büyük farklılıklar var.   Filmi izledikleri zaman izleyiciler bunları da öğrenecekler ve Beşiktaş’ın tarihiyle ilgili olarak Süreyya abinin temas ettiği noktalar var. Beşiktaş’ın tarihinde sembol olan Baba Hakkı Süleyman Seba gibi isimler için hazırlanan özel bölümler var. Süreyya abinin onlarla ilgili çok özel ilginç anıları var. Bunları çoğu insan da bilmiyorlar ve filmden sonra öğrenecekler. 

 Gökçe hocam, Süreyya Soner belgeseli ile ilgili olarak  ilginç bir anınızı bizlere paylaşabilir misiniz ?

Çok sayıda kişiyle söyleşi yaptık. Farklı zamanlarda çektik. Ve çok da zorlu şartlarda çekim yaptığımız yerler de oldu. Hatta; Süreyya abinin doğduğu yere kadar gittik. Eski  sporcularla söyleşiler yaptık. Süreyya abiyle her sohbetimizde yepyeni bir anısı ortaya çıkıyor. İnanılmaz şaşırtıcı. Halen de bir sürü duymadığım ve beni şaşırtan bir anısını sohbetlerde öğreniyorum. 

 Süreyya Soner’in Yeşilçam geçmişi de mevcut. Belgeselde bu geçmiş de kendine yer bulacak mı ?

Filmin ana teması tabi ki de Beşiktaş. Yalnız Süreyya abinin çalıştığı dönem Türkiye’nin kent tarihi, sinema tarihi ve sosyal tarihinden de kesitlerin olduğu bir dönem ve belgeselde Türkiye’nin kent tarihi, sinema tarihi ve sosyal tarihini de anlatacağız. Yani şöyle düşünelim; ana tema Beşiktaş;bir yan hikayeleri ise sinema tarihi, kent tarihi ve soysal tarih.


Kaynak: ÖZEL HABER
Editör: SİNAN ERDOĞDU
Bu haber 189 defa okunmuştur.
HABERE YORUM YAZIN



DİĞER ÖZEL HABER HABERLERİ
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ