Bugun...
27-12-2017
BAŞAK ERTEKİN

BAŞAK ERTEKİN

Güç müsveddeleri

Güç müsveddeleri
Sosyal bir kurum olan evlilik, Batıda birliktelikler ve hemcinslerin evliliği gibi bizim örf ve adetlerimize uymayan şekillerde olabiliyor. Kişilerin karakter yapısı, belli kültür hızarlarından geçmemiş olması ve her şeyi kendine hak görmek isteyen insanların evlilikte mutlu olabilmelerine imkân var mıdır?
Ana, baba ve çocuklar evliliğin yapısını oluşturur. Evli kadının sosyal hiyerarşide protokol önceliği vardır. Sonra dul ve evlenmemiş olan gelir. Bu avantajı ve doğanın kendisine bahşettiği narinliği hazmedemeyen hanımlar olabilir. Anadolu’da kadın olmak ise bambaşka bir şeydir ve dert küpü olmayı gerektirir.
Erkek olmak
Nasıl ki, yuvayı dişi kuş yapar ve evliliğin en zor şartlarını omuzlarsa erkek de genellikle evliliğin bozulmasında rol oynar. Bir erkeğin, doğanın bahşettiği fiziki güç yanında beyni de vardır. Bazı erkekler beyinlerini çalıştırmaktan ziyade kafatası içinde taşımayı ve gezdirmeyi yeğlerler. Bu familyadan toplumumuzda az sayıda vardı; ama giderek çoğalmaya başladı.
Çoğumuz evlendik, evleniyoruz, evlenecek olanlar var. Bu hayatı yaşamak; duyguları paylaşmayı, iş bölümü yapmayı, sorumluluk üstlenmeyi yani sözün kısası “iyi günde kötü günde…” diye sıralanan hususlara “evet” deme taahhüdünü gerektiriyor. Karşılıklı saygı, anlayış ve sevişmeyle işi götürenlerin yanında tepişmeyle götürenler de olabiliyor. Tabii ki sonunda bunlardan bazıları işi cinayete vardırırlar.
Sevgili erkekler
Erkek olmak tahammüllü olmayı gerektirir; ama küpe girmeden sirke olan, eline para geçince hovardalığa soyunan, anasının boyunduruğundan kopamayan nice erkek vardır. Anadolu insanı, köyde askerliğini yapmayana kız vermez. Neden? İtaat hissi gelişmemiştir diye... Bırak onbaşıyı, kıdemli askere bile karşı gelebiliyor muydun? Elin darda da olsa, uykunu almamış, yemeğini yememiş de olsan söyleneni yapıyor muydun?
Sen de evliliğin gereklerine “evet” demiş bir kişi olarak neden sözünde durmuyorsun? Her şey kızı alana kadar mıydı? Hani şahitler huzurunda verdiğin sözler? Kadının yaptığı yemeği beğenmeyip hır çıkarmak hayatı bölüşmek mi?
Bir gün sabahleyin yatakları toplamakla işe başla, arkasından mutfağa gir. Günün menüsü çorbayı 20 dakika karıştır ve buharını teneffüs et bakalım. Fasulye ayıkla, bamya soy. O bitince mıntıka temizliğine geç. Soyulmuş soğan kabuklarını topla, çöp kovasını boşalt. Lavabonun aynasını sil. Zahmet olmazsa bir gün de tuvaleti temizleyiver. Kadını tenkit etmenin ne demek olduğunu anlarsın.
Kadını dövmek
Kadın dövmeye gelince; gerekçesini sorsak dışarıda kaş göz ettiği birileri var, dersin. Oysa senin kırdığın fındığın hesabı yoktur. Kadın eve geç gelince dayak atarsın. Sen, kadının seni aldattığı adamın karşısına çıksana! Tane tane anlat durumu. Adam da sana herhalde şunu söyleyecektir: “Adam ol evinle, eşinle, çocuklarınla ilgilen!”
Ne yazık ki sen, tüm aciz insanların yaptığı gibi kahve peykesinde gürültü ediyor, boş lâflar üfürüyor, üstüne sinen sigara dumanıyla eve gelerek karını dövüyorsun. Yani düşünmekten aciz boş kafalı insanlar gibi basit yolu seçiyorsun.
Denedin mi hiç evine tek bir papatya götürerek eşinin gönlünü almayı? Hayatın boyunca bir okka ekmek alarak eve döndüğün gün oldu mu? Çocuklarına çikolata aldın mı? Onlarla yerde yatıp yuvarlandın mı hiç?
Kadın ileriye gider de lâf ederse öldürmeye yöneliyorsun. Sen kafanı hep orman kanununa göre kurguladığın için bir gömlek daha ileriye giderek sana “Ahıra lâyık kardeşim” demek istiyorum. Yo, yoo küçümsemiyorum. Düşünsene eşek bile ne kadar sevimli ve uysaldır. Üstelik senin yaradılıştan tavuk beyinli olduğun da ortada…
Nasihatler
Kendine dön, arkadaş çevreni yeniden kur. Biraz kitap oku. Para vererek değil, kütüphaneye giderek. Gerçi senin gibiler kitaptan yararlanmak yerine sayfalara da zarar verir; ama inanıyorum ki, kütüphane sana anlayış gösterecek, yetişmen için tahammül edecektir.
Bu ülkede okumuş adamların da kadın dövdüğüne tanık oluyoruz. Her ne kadar sen “semerli” isen de bunlar “semersiz” takımından. Kim bilir, kendilerine göre ne haklılık payı çıkarıyorlardır.
Bu ülkede kadınlar büyük mücadele veriyor. Sen de katıl bu uygarlık ve insanlık yarışına. Hepimizi yetiştiren analarımız, kadın değil mi? İlk öğretmenlerimiz onlar değil mi? Her şeyi onlardan öğrenmedik mi? Sevgili anneni seni dünyaya getirdiği için pişman etme. Bu yazıyı kadın döven, kadına küfreden ve kadın öldüren “ahıra lâyık kardeşlerime”e ithaf ediyorum.

Bu makale 745 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ