Bugun...
09-01-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

AB’nin bozulan iç yapısı

Yılbaşı öncesi bombalar / Avusturya
Avusturya’nın genç Başbakanı Sebastian Kurz, bir Alman gazetesine verdiği mülâkatta, Avusturya’da İslam’ın 1912 yılından bu yana var olduğunu ancak ülkesinde siyasal İslam’a izin vermeyeceklerini söylemiş…
Bu uyarı, yeni hükümetin Orta Doğu uzmanı olarak tanınan Dışişleri Bakanı Karin Kneissl’in görüşleriyle de tamamen örtüşüyormuş. Gazeteci ve üniversite öğretim üyeliğinden dışişleri bakanlığı ve başbakan yardımcılığına getirilen Kneissl de, Siyasal İslam’ı ülke için en büyük tehlike olarak tanımlayan görüşleriyle tanınıyormuş.
Yedi dil konuşan ve çocukluğu babasının işleri nedeniyle Arap ülkelerinde geçmiş olan Kneissl, bir de fetva (!) vermiş. 
“İnsanlar bugün artık ya İslamcı olmak, yani İslam’a dayalı bir toplumu kabul etmek, ya da devlet ve din işlerinin ayrılmasına ‘evet’ demek zorundalar. Orta yol yok”…
Kurz Avrupa Birliği’nin ülkeler arasındaki iç sınırları kaldırarak tüm kıtada bir özgürlük adası oluşturduğunu; ancak iç sınır tanımayan bu özgürlüğün sadece dış sınırların güvenli bir şekilde korunmasıyla mümkün olacağının da altını çizmiş.
Vişegrad ülkeleri olarak anılan dört Doğu Avrupa ülkesine de gönderme yapan Kurz, bu ülkelerin uyguladığı “Zorunlu Mülteci Kotası Projesi”nden vazgeçmelerinin doğru bir adım olacağını belirtmiş, 
Mültecilerin hedeflerinin zaten Almanya gibi, mültecilere önemli haklar tanıyan gelişmiş ülkeler olduğunu, dolayısıyla da başka bir ülkeye kota nedeniyle nakledilen mültecilerin, o ülkede uzun vadede kalmak istemeyeceğini vurgulamış…
Yorumlama: 
1. Başbakan Kurz’a önce bir tebrik: Seni alnından öpmek gerek… Bu yaşta bu ferasete
pes doğrusu! Laiklik ilkesini ilk defa kim kullandı, Batılılar… İslam’ı bölmek amacıyla “Siyasal İslam” konusunu ilk defa kim kullandı, Batılılar… AB ülkeleri arasında iç sınırları kaldırarak özgürlük adası oluşturmaya çalışanlar kim, Batılılar… 
2. Kurz’a bir de eleştiri: Bırak bu işleri! İslam’ın yumuşatılmışını, siyasi nitelikteki
ayrışımını, sünnetini, başörtüsünü… Önce sizin iç sınırları kaldırdığınız gibi manevî alandaki sınırları kaldırabiliyor musun? Yarın Müslümanlar da kalkar senin karşına dikilir: “Benim dinim ve kitabım sahih değer ve zamanlarla sabittir. Sen kendi dinine bak!”
Yine Avusturya’dan
Avusturya’da 2017’nin Ekim ayındaki erken genel seçimlerin ardından başlayan merkez sağ Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ve aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) koalisyon görüşmeleri sonucu kurulacak hükümetin 2018’de en çok konuşulacak konuların başında yer alacağı bariz görünüyor. 
13 yıl sonra ülkenin yönetimini üstlenecek iki partinin oluşturacağı hükümet, şimdiden kaygılara neden olurken özellikle aşırı sağcı parti saflarında meclise giren ve Neonazi oluşumlara yakınlığıyla bilinen isimlerin bakanlıklarda görev alması durumunda sert tartışmalar ve kitlesel gösterilerin yaşanacağı tahmin ediliyor. 
Her iki partinin koalisyon pazarlıkları çerçevesinde hemfikir olduğu sığınmacı ve göçmen karşıtlığı, eğitim ve güvenlik gibi konulardaki yeni sert düzenlemeler biraz el yakacağa benziyor.
İsviçre
İngiltere ile AB arasında “Brexit” görüşmeleri başlatılmıştı. İsviçre, AB üyeleriyle ticaret ilişkilerinin yeni şekli konusunda İsviçre ile gerginliklere maruz kalınca üyesi olmadığı AB ile yeni ir ticari ilişki türü benimsemeyi tercih etmiş. 
AB ile ticaret yapan İsviçre,  pay kapma yarışında 2/3’lük avantaja sahiptir. Pazar payından daha fazla orana erişebilmek için İsviçre, AB ile yeni bir anlaşma yapmak ve 100’den fazla ikili anlaşmayı yeniden düzenlemek istiyormuş.
İsviçre Konfederasyonu Başkanı Doris Leuthard, İsviçre ve Avrupa Birliği (AB) ilişkilerini netleştirmek konusunda “Avrupa ile ilişkilerimizi netleştirmemiz ve hangi yöne doğru gittiğimizi bilmemiz gerekiyor. Bu anlamda bir referandum oldukça faydalı olacaktır” demiş. 
2018’de AB’yi bekleyen sorunlar
Yabancı basına göz attığımızda Avrupa’ya 2018’de ekonomi, terör ve sığınmacı gibi sorunların yanı sıra koalisyonlar, seçimler ve ayrılıkçı hareketler damga  vuracağını görüyoruz.
Orta Avrupa’nın en önemli gündem maddelerini kronik koalisyon görüşmelerinin ve kurulacak hükümetlerin oluşturacağı; İspanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde ayrılıkçı hareketlerin öne çıkacağı; İtalya, Macaristan ve Balkanların gündeminde ise yerel ve genel seçimlerin ağırlık kazanacağı aşikâr görünüyor.     
Yorumlama
Tam Kurz’luk bir iş… Sevgili Kurz, din işleriyle uğraşacağına çökmekte olan AB’nin ekonomik değerlerine katkıda bulun!

Bu makale 364 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ