Bugun...
15-02-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Silah satışında ikiyüzlülük (II)

Afrin operasyonu nedeniyle ABD de Türkiye aleyhindeki faaliyetlerini esirgememiştir. Şimdiye kadar insani yardım adı altında sürdürdüğü silahlandırma çabalarını açıkça yürütmeye başlamış, dört bin TIR dolusu silah ve cephaneyi güney sınırlarımızın dibine yığmıştır. Muhalefeti güçlendirme konusunda Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün gibi kendisine yakın ülkelerden destek almaktadır.
El Kaide ve benzeri terör örgütlerinin bölgeye yerleşmesini önlemek sanıyorum, en hassas olduğu konudur. Esad rejiminin sonrasındaki yeni yapılanmada kaosu engellemeye ve dolayısıyla muhalifleri kontrol altında tutmaya da özel bir önem verecektir.
Bu son konu ciddidir. Amerika, başıboş personelin Irak’ta nelere yol açtığını görmüş ve ders çıkarmıştır.  Şimdi aynı başıboşluğun Suriye güvenlik kurumlarını da işlemez hale getireceğine neden olabileceği kaygısını taşımaktadır. Bu tezini müttefiklerine, Türkiye’ye ve dünya kamuoyuna yansıtmaktadır. 
 Diğer engelleme ve çalışmalar
Türkiye kendi hava savunması sağlamak amacıyla Rusya’dan S-400 füzelerini almıştı. Bu satış ABD’de büyük allerji yaratmış, hem çekememezlik hem de tehdit olarak gösterdiği durumlara karşılık Türkiye’ye milyar dolarlık uçak ve silah satışını yapabilmiştir.
Almanya gibi Amerikan tanklarının NATO harici Suriyeli rejim güçlerine ve teröristlere karşı kullanılmasına engelleme koymamıştır. Ancak bölgeye daha kabiliyetli tanklar göndererek bu baskıyı fazlasıyla yaratmıştır.
Şah Fırat operasyonunda intikal ve emniyet tedbirleri ağırlıklı harekâtı, Fırat Kalkanı operasyonunda kullanılan tank, topçu ve roket mühimmatını, manevraları, son Afrin operasyonunda ise hava kuvvetlerindeki pilotların eğitim seviyelerini, uçak mühimmatını, manevra tekniklerini incelemiş ve fotoğraflarını çekmiştir.  
Tank ve top mermilerinin zeminde yarattığı etkiyi, koruganlara verdiği zararı, bombanın yapısını ve etki gücünü, uçuş müddetini ve satıh hedeflerine mi hava hedeflerine mi kullanıldığını analiz etmişler ve sonuçlarını silsile yoluyla Pentagon’a kadar göndermişlerdir.
Türk ordusunun çabaları
 Göktürk uydumuz hedeflerin havadan tespitinde çok önemli tespitler yapmaktadır. Şu anda zafiyet gibi görünen ve sürekli Kilis üzerine atılarak vatandaşlarımıza zarar veren kısa menzilli roketlere karşı çalışmalar sürdürülmekle beraber, roketlerin atıldığı yer, teknik analizlerle tespit ve imha edilmiştir.
Altın kafes, ateşlenen füzeyi havada yakalayıp imha etmek, atıldığı yeri koordinatlarıyla tespit edip imha etmek amacına yönelik bir çalışmadır. Alman tanklarının ön kısımları kalın zırh korumasına sahip olmakla birlikte yanları ve yukarısı zayıf zırh korumasına sahiptir. Altay tankımızda bu zafiyetler giderilmiştir. Optik ve muhabere vasıtalarını geliştirilmiş, zırh sistemi daha etkin hale getirilmiştir.
Alman silah sistemleri
Basına yansıdığı kadarıyla Alman ordusunun tank, denizaltı ve muhrip yapımında teknik aksaklıklar had safhadadır. Nitekim Türkiye’ye sattığı Leopard tanklarının yine Alman Milan füzeleriyle vurulması Alman basınına yansıyınca gurur kırıcı bir olay olarak algılanmıştır.
Bunun haricinde Afrin’den dünyaya yayılan görüntüler Alman medyasında ilginç bir tartışma başlatmıştır. Alman Welt gazetesinde yer alan haber, “Alman roketleri Alman tanklarını vuruyor!” şeklinde sunulmuştur. Konu, Almanya açısından hem etik, hem de teknik bir sorun yaratıyor. Almanya’nın IŞİD’e karşı kullanması için Peşmerge’ye verdiği “Milan” tanksavar roketleri şu anda Afrin’de PKK/YPG tarafından, TSK’nın sahaya sürdüğü Alman Leopard-2 tanklarına karşı kullanılıyor. 
Alman Milan roketleri ve Alman Leopard tankları
Böylece Almanya çarpışan iki tarafa silah satarak kar sağlayan emperyalist silah taciri konumuna düşüyor. Ayrıca iddialı Alman Leopard-2 tanklarının roketle vurulup saf dışı bırakılması, vuran Alman roketi de olsa, Almanları rencide ediyor.
IŞİD, Fırat Kalkanı operasyonu sırasında Rus yapımı Kornet roketleriyle TSK’nın kullandığı Alman yapımı Leopard-2 tanklarını vurmuş ve saf dışı bırakmıştı. Bu durum Almanları çok sinirlendirmiş, hatta Türk ordusunun tankları doğru taktikle kullanmayı bilmediğini ileri süren Alman uzmanlar bile olmuştu.
Aslında gerçek şuydu: Lepard-2 tankları 80’li yıllarda daha çok “tank savaşları” için üretilmişti. Tankın ön tarafındaki zırhlar çok güçlü olmasına rağmen yanları zayıftı. Son dönemde Ortadoğu ve Pakistan gibi bölgelerde yaşanan “asimetrik” savaşlarda tanklar, çeşitli gerilla grupları tarafından roketlerle yandan vurulmaya başlanmıştı. 
TSK ise bu zafiyeti gidermek için kendisi bir yöntem geliştirmiş, tanklara monte edilen bir sistem sayesinde roketlerin elektronik olarak algılanmakta ve tank yüzeyine temas etmeden belli bir uzaklıkta roket patlatılmaktadır. Tank-piyade işbirliğinde ise bu yöntemin açıktaki piyadeye zarar verdiği de görülmüştür. 
Gül dikensiz oluyor mu? Bulursun, kimseye muhtaç olmadan üretirsin; ama aksaklıkları tespit edip giderirsin. Unutmamak gerekir ki, muharebe sahası aynı zamanda test alanıdır.

Bu makale 222 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ