Bugun...
25-02-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Akdeniz’in ekonomik zenginlikleri

Son beş altı yıldan beri Akdeniz’de Kıbrıs Adası’nın güneyinde petrol ve doğalgaz rezervleriyle ilgili dip araştırmaları başlatılmış, GKRY (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi), Yunanistan, İsrail ve Mısır’ın ortak katkılarıyla çalışmalara hız kazandırılmıştır.
İsrail açıklarında Amerikan Noble enerji firması tarafından 850 milyar metreküplük Leviathan gaz sahası keşfedilmiş, bu gazın uluslararası pazarlara iletilmesi için Mısır’ın atıl durumdaki sıvılaştırma tesislerinin kullanılabileceği belirtilmişti
Türkiye bu şekildeki araştırmaya şiddetle karşı çıkarak ya Türk tarafının da dahil edilmesini ya da çalışmaları engelleyeceğini belirtmişti. Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan gazeteleri abartılı haberler yaysalar da bu konuda küçük bir gerçeklik payının olduğu ortada… Doğu Akdeniz sahillerine 160 km. Anadolu sahillerine de 110-120 km olan Kıbrıs, önemini bir kez daha net olarak hatırlatmıştır. 
İtalyan enerji şirketlerinin araştırmaları
Son olarak İtalyan enerji firması ENI’nin üst yöneticisi Claudio Descalzi, firmalarının kısa süre önce Mısır açıklarında bulduğu büyük doğalgaz yatağının altında bir rezerv daha olabileceğini bildirmişti. ENI’nin Mısır açıklarında yaptığı ve kamuoyuna duyurduğu tarihi keşif ilişkin İtalyan parlamentosuna da taşınmıştı.
Parlamentonun üst kanadı Senato’da ilgili komisyona bilgi veren Descalzi, “Zohr’daki rezervin altında onun gibi bir rezerv olma ihtimali daha var. Umudumuz, bulduğumuz rezerv değerlerinin artabileceği doğrultusunda” diye konuşmuştu.
Keşiflerinin tamamının saf gaz olmayabileceğini yoğunlaşmış gaz veya yağ da çıkabileceğini, verileri doğrulamaları gerektiğini kaydeden Descalzi, bölgeye ilişkin önemli beklentilerinin bulunduğunu ifade etmiştir.
Gözlemciler nasıl değerlendiriyor?
Atlantik Konseyi Global Enerji Merkezi Kıdemli Uzmanı ve ABD’nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew
Bryza, İtalyan enerji şirketi ENİ’nin pazar günü Mısır açıklarında keşfettiğini açıkladığı 850 milyar metreküplük doğalgaz sahasının Mısır’ın sadece iç ihtiyacını karşılamakla kalmayacağını, ülkenin LNG tesisleri vasıtasıyla ihtiyaç fazlası gazı sıvılaştırarak diğer pazarlara da iletebileceğini belirtmişti.
Bryza, son keşfin İsrail’in Leviathan sahasından çıkacak gazı sıvılaştırmak için, Mısır’daki LNG tesislerinden birini işleten İspanyol Fenosa ile yaptığı mutabakat anlaşmasını zora düşüreceğini ve dolayısıyla İsrail’in elindeki gazı satmak için yeni yollar aramak zorunda kalacağını dile getirmişti.
Bryza, Mısır'ın gaz ihraç etmeye başlaması durumunda en avantajlı yolun, bir boru hattıyla Kıbrıs, İsrail veya Türkiye’ye ulaştırılması olduğunu belirtmiştir. Bryza, Türkiye’ye ulaştırılacak gazın, “Avrupa’ya iletilebileceğini stratejik ve ticari açıdan daha kârlı olacağını” da vurgulamıştı.
Diğer bir uzmanın görüşü
Brookings Enstitüsü Enerji Güvenliği İnsiyatifi Direktörü Dr. Tim Boersma ise Zohr sahasındaki rezervlerin kanıtlanmasının ve işletime alınmasının ardından, Mısır’ın yakın gelecekte büyük miktarlarda doğalgaz üretmeye tekrar başlayabileceğini ifade etmiştir.
Mısır’ın doğalgaz talebi ve tüketiminin hâlâ yüksek miktarda olduğunu, üretilecek gazın büyük bir bölümünün de yine iç pazarda tüketileceğini söylemiştir. Boersma, “Sahanın işletilmesinde başarılı olunur ise İsrail ve Güney Kıbrıs'ın Mısır'ın iç pazarına gaz satma hayalleri bitebilir” diyerek sürdürdüğü konuşmasına, “Mısır'ın ihtiyacından fazlasını satmak için mevcut LNG terminallerini tercih edebileceği” değerlendirmesini de eklemiştir.
Türk bilim adamının görüşü
Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Atun, Zohr bölgesinde bulunan gazın İsrail, Mısır ve Kıbrıs Rum yönetimi ortaklığının önemini azaltacağını kaydetmiştir. “Türkiye'nin önemli bir alıcı olması, Orta Asya gazı ile Rus gazının Türkiye üzerinden geçerek Avrupa’da pazarlanması gibi nedenlerin Mısır ve İsrail'i süreç içinde Türkiye ile işbirliğine zorlayacaktır” demiştir.
Türk ve ABD Dışişleri Bakanlarının görüşmesi
Afrin, Menbiç ve PKK’ya silah yardımı gibi konularda ABD ile ters düşen Türkiye, kararlı tutumundan vaz geçmeyince ABD Dışişleri Bakanı Tillerson Ankara’ya gelmiş ve görüşmeler yapmıştı. Hemen arkasından da Amerikan petrol ve doğalgaz devi Exxon Mobil, Kıbrıs açıklarında doğalgaz araştırması yapmak üzere ay sonuna kadar iki gemi göndereceğini duyurdu. ExxonMobil şirketi ve Katar devletine bağlı Katar Petroleum ortaklığı, Rumların 2011 yılında belirlediği münhasır ekonomik bölgedeki 10’uncu parselde doğalgaz araması planlamıştı. Türkiye’ye gelen ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Exxon’un yönetim kurulu başkanlığını yapmıştı.
Güney Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nin
10’uncu parselinde ruhsatlandırdığı Exxon Mobil şirketi, yaz sonunda başlayacağı iki sondaj çalışmasında kesin nokta belirlemek üzere deniz altı araştırmaları yapacağı, deniz altı robotu taşıyan iki araştırma gemisini ay sonunda bölgeye getireceği haberler ortaya çıkmıştır.
Haberin kaynakları, yaz sonu itibarıyla 10’uncu parselde çalışmaya başlayacak iki geminin, bugünlerde Hayfa Limanı bölgesinde benzer çalışmalar yürütmekte olan “Med Surveyor” ve uzaktan kumandalı su altı robotu operasyonlarını gerçekleştirecek olan “Ocean Investigator” isimli offshore gemilerinin olduğunu belirtti.
Sonuçta sinsi hesapların devam ettiği ortadadır. Türkiye, Orta Doğu’ya angaje olmuşken fırsattan istifade edenlerin ne kadar çok olduğu görülüyor.

Bu makale 315 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ