Bugun...
13-02-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Asırlık nasırlar

Türkiye, 1911-1922 yılları arasında dört büyük savaş yaşamış -1897 Türk-Yunan Savaşı’nı da sayarsak beş olacak- ve binlerce yetişmiş insanını kaybetmiştir. Osmanlı devleti Balkanlar, Kafkaslar ve Mezopotamya sahasında önemli ölçüde toprağını yitirmiştir.  Son toprağımız olarak kabul ettiğimiz Anadolu ise, üç yıllık Milli Mücadele çırpınışıyla elde tutulabilmiştir.
Soğuk Harp dönemi
II. Dünya Savaşı’nın bitiminde temkinli bir şekilde Soğuk Harp dönemi yaşandı. Casusluk faaliyetlerinin öne çıktığı bu dönemde çok sayıdaki Rus ve Amerikan filmi yapılmış, casusluk tema olarak işlenmiştir. Önemli sayılacak bir olaydan söz etmek gerekirse savaşın eşiğinden dönülmüş olan Küba Krizi sayılabilir.
Türkiye, II. Dünya Savaşı’nı basiretli bir politika izleyerek bulaşmadan atlatabilmiştir. Bu tarihten sonra 1950-1953 yılları arasında Birleşmiş Milletler ordusu bünyesinde bir tugayımız ABD ordusuyla Kore Harbi’ne katılmış, birliğimiz canını dişine takarak mücadele etmiş, kendisi olumsuz şartlarda iken daha kötü durumda olan Amerikan ordusunun yutulmasını önlemiştir. 
Bu başarılarda…
1. Amerikan Kongresi, 25-27 Ocak 1951 günü yapılan muharebelerde Türk birliğinin
Başarısını Türk Tugayı’na Mümtaz Birlik Nişanı vermek suretiyle,  
2. Güney Kore Cumhurbaşkanı Syngman Rhee, aynı tarihte Türk Tugayı’na
Cumhurbaşkanlığı Birlik Nişanı takdim etmek suretiyle, 
3. BM ordusu Başkomutanı General Mark Clark 4 Haziran 1952 günü beraberindekilerle
Türk Silahlı Kuvvetleri Karargâhı’nı ziyaret etmiş ve “… Kolordu ve tümen komutanlarımız Türk birliğinin Kore’de kahramanca çarpıştığını, sizlerden çok şeyler öğrendiklerini belirtmişlerdir… Türk birliğinin aramızda bulunmasından dolayı duyduğumuz memnuniyet ve iftiharı belirtmek isterim. Siz burada o kadar faydalı ve kıymetli oldunuz ki, Kore’de bir Türk tümeninin bulunmasını isterdim…”  demek suretiyle takdir etmişlerdir.  (Tıpkı bugünkü Türk-Amerikan ilişkileri gibi değil mi?)
4. 18-19 Nisan 1953 gecesi bir tabur seviyesindeki Belçika birliğine saldıran düşman Türk
topçusunun yoğun ateşiyle püskürtülmüştü. Elde edilen başarılar konusunda Belçika Birliği Komutanı Yarbay Gathy, Türk topçu komutanına gönderdiği yazıda övgü dolu sözler etmiş ve “… Türk topçusunun ateş açmadaki sürati ve atışlardaki hayret verici isabeti, Çin taarruzunu daha başlangıçta kırmıştır…” demiştir. 
Ne yazık ki, uğruna bir tugayımızı gözümüzü kırpmadan gönderdiğimiz Birleşmiş Milletler ve sonrasında katıldığımız NATO ittifakı bugün hiç yanımızda olmamıştır ve halen de olmamaktadır. 
Harekât ve Operasyon 
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı gibi kısa süreli; ama büyük maliyetli badireler atlattık. Ambargolar aklımızı başımıza getirdi. Çıkarma gemileri ve muhrip yapımında, elektronik teçhizat, başlıklı mühimmat üretiminde yerli yapıma ağırlık vererek mesafe almaya ve kalkınmaya başlamıştık. Dünyanın gözleri üzerimize dönmüştü. Bu atağa kalkışı yanımıza ko’mazlardı…
Bu tarihten 10 yıl sonra bir masum hareket gibi başlatılan PKK terör örgütü faaliyetleri günümüzde güney sınırlarımızın hemen ötesinde devlet kurma aşamasına getirilmek istenmektedir. 
Şanlı ordumuz, bugün sınırlarımızın hemen dibinde sözde oluşturulacak Kürt koridoruna geçit vermemek ve kukla devlet oluşumunu engellemek maksadıyla şehitler pahasına dişe diş bir mücadele vermektedir.

Dış yankılar
Türkiye’nin Afrin operasyonu Batı camiasında olumsuz şekilde ele alınmakta, müzmin hale getirilmiş insan hakları, sivillere zarar verilmesi ve uluslararası hukukun çiğnenmesi gibi gerekçelerle tenkit edilmektedir.  
Böyle de olsa terörle muhatap olan ülkeler olayları biraz daha farklı görüp değerlendirebilmektedir. Örneğin: İngiltere gibi…
İngiltere Parlamentosu’nun Avam Kamarası’nda yapılan konuşmada PKK ve PYD konusunda hazırlanan raporda Türkiye’nin bu iki örgütü terör örgütü olarak gördüğü, bu niteliğin belgelerle ortaya konulduğu, ABD’nin bu örgütleri IŞİD ile mücadelede yararlanılan örgütler olarak kabul ettiği belirtilerek İngiltere hükümetinin bu tablo karşısında artık yerini alması gerektiği vurgulanmıştır.
Ülkemizi ziyaret eden ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı ile bizim resmi görevliler görüşme yaptılar. Sonuç: Stratejik ortaklık teyit edilmiş… Bizim taraftan aksini söyleyen mi olmuştu da buna gerek görüldü? Somut ne var? Örneğin; görüşmeyi takip eden 10 gün içinde ABD kara unsurları Menbiç’ten çekilecek, silahlar toplanacak, bu konuda sizinle birlikte ortak çalışma başlatılacak, silah sevkiyatı durdurulacak… ves air vese air 
Bunun adı havanda su dövmektir.  

Bu makale 257 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ