Bugun...
12-10-2017
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Barzanî sınırları genişletti

İnsan hayalleriyle yaşarmış. Barzanî’nin hayallerinin ise bütün dünyanın dikkatlerini Orta Doğu’ya çekecek kadar büyük olduğu görüldü. Geçen yıl Erbil, Süleymaniye, Halepçe ve Duhok illerinden oluşan 41.000 km2 yüzölçümüne sahip olan IKBY, topraklarını sürekli olarak genişletti.
ABD’nin Irak’a yerleşmesi
ABD’nin 2003’te Irak topraklarına yerleşmesiyle bazı bölgeler Bağdat ve Erbil arasında ihtilâfa neden olmuştu. Irak anayasasının 140’ncı maddesine göre söz konusu tartışmalı bölgeler için 2007 yılında referandum yapılması istenmiş; ancak bir takım siyasi nedenlerle "şartların uygun olmadığı" öne sürülerek referandum yapılmamıştı. 
Kürt bölgesi olarak adlandırdıkları toprakları askeri yönden kontrol altına alan Barzanî, şimdi bu toprakları resmi olarak kendi idaresine geçirmek istiyor. Bu tartışmalı bölgelerin bir kısmı, IŞİD ile savaşılarak, bir kısmı ise Kerkük örneğinde olduğu gibi Irak ordusunun çekilmesi üzerine Kürtlerin kontrolüne geçmişti.
Kürdistan sınırları
2006 yılında Barzanî ve Talabanî’nin isteğiyle Kürdistan bölgesinin haritasını hazırlayan coğrafyacı Prof. Dr. Halil İsmail, AA muhabirine bir açıklama yapmış ve, "Kürdistan bölgesinin yüzölçümü 78 bin kilometrekaredir. Bu toprakların 71 bin kilometrekaresi ele geçirildi. Geriye sadece IŞİD ve Irak hükümetinin elindeki 7 bin kilometrekare kaldı" demişti.
IŞİD saldırılarından sonra 30 bin kilometrekarenin Kürdistan bölgesi topraklarına dahil edildiğini anlatan İsmail, “IŞİD ve merkezi hükümetin elindeki yerlerin alınması halinde Kürdistan bölgesinin haritasının tamamlanmış olacağın Kürt bölgesinin coğrafyasıyla ilgili tartışmaların artacağı, tarihî ve coğrafî verilere dayanarak bölgenin yüzölçümünün 78 bin kilometrekareden oluşacağını söyleyebiliriz. 
Irak anayasasına göre sorunlu bölgeler olarak ifade edilen bu yerler halen IŞİD, Kürdistan ve merkezî hükümetin kontrolündedir. Yönetim buraları, idaresi dışındaki Kürdistanî bölgeler olarak tanımlıyor” değerlendirmesinde bulunmuştur.
Genişlemenin nedenleri
1.IŞİD saldırıları karşısında Irak merkezî ordusunun konuşlandığı toprakları terk etmesi,
2.Türkiye’nin yeterli destek verememesi karşısında Türkmenlerin pasif kalması,
3.ABD’nin merkezi hükümete bağlı yerlerde birlik konuşlandırması ve bağlantılarını Barzanî yönetimiyle yapması.
Haritalarda bu şekilde meydana gelen değişiklik sonucu Avrupa’nın birçok ülkesinden –hatta Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin bazılarından- daha fazla yüzölçümüne sahip oldu. 
Dünya ne bekliyordu ne oldu? 
Merkezî hükümetin ordusu geçen yılın sonlarından itibaren IŞİD üzerine operasyonlar düzenlemeye ve kaybettiği toprakları yeniden ele geçirmeye çalışıyordu. Bu konuda şimdiye kadar da kısmen başarılı oldu. 
Bu operasyonlara paralel olarak Mesut Barzanî kuvvetleri de IŞİD’den toprak ele geçiriyor ve bu toprakları, “Kürtlerin idaresi dışındaki Kürdistan toprağı” olarak kabul ettiklerini, kurtarılan bu bölgelerden “kesinlikle çıkmayacakları”nı açıklamış, İsmail ise, “IŞİD’in ortaya çıkmasıyla Kürdistan bölgesinin, Saddam  dönemine göre çok daha geniş alana sahip oldu” diye konuşmuştur
Kaybedilen bölgeler ele geçirildikçe ilginç çıkışlar göze çarpıyordu. Musul’da referandum yapılması, bölge halkının Erbil ve Bağdat arasında yapacağı tercihe de herkesin saygı göstermesi gerektiğinden söz ediliyordu.
Dünya, tartışmalı bölgelerden Barzanî’nin çekilmesini beklerken “tartışmalı bölgelerin paylaşımı”yla karşılaşıyordu. Bugünlere gelindiğinde ise tartışılan konu, Irak kuzeyinde yuvalanmış IKBY’yi Irak’tan kopma durumuna götürecek olan “referandumun iptali”dir.
Türkiye’ye düşen
Olay her ne kadar Türkiye’nin güneydoğu sınırlarının hemen dibinde cereyan ediyorsa da mülkiyet Irak hükümetine aittir. Bu mülkiyet üzerinde ABD askeri de yerleşmiştir. İsrail’in açık destek verdiği görülmektedir. Yani uluslararası hukuka göre o bölge bizim için yabancı topraktır.
Türkiye’nin bölge ülkeleriyle, ABD ve Rusya ile koordinasyonu sağladıktan ve bunu sürekli hale getirip devam ettirmesinden sonra merkezî Irak hükümetini ısrarla devreye sokması gerekir ve müdahalenin Irak tarafından yapılmasını sağlaması gerekir.  Bu operasyon süresince de Türkiye, her türlü desteği verebilir. Irak hükümetinin resmi olarak talep etmesi halinde Kürtleri taciz etmek yerine “lidere yönelik polisiye harekât” içinde yer alabilir.
 

Bu makale 491 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ