Bugun...
27-12-2017
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Bazı tespitler -I -

 Rus lider Vladimir Putin, 24 Nisan 2015 günü Erivan’a gitmiş ve 1915 Tehciri sırasında hayatlarını kaybeden Ermenileri anma töreninde şu sözleri söylemiştir: “Dünyanın bir dizi ülkesinde itibar gören neofaşizm, aşırı milliyetçilik, antisemitizm ve Rusofobi gibi akımların sonuçlarını enine boyuna düşünmemiz gerekir.” 
  Bu sözlere katılmamak mümkün mü? Elbette mümkün değil; ancak insancıl değerleri telâffuz etmekle barışsever, çağdaş veya demokrasi kurallarına bağlı insan olunmuyor. Bugünkü Rusya’nın, SSCB’nin yıkılmasından sonraki safahatını incelersek belli başlı bazı konularda ilginç sonuçlar elde edebiliriz.

Ekonomide gelinen nokta 
    Sovyet ekonomisinde  yaşanan çöküş, merkezi planlama  sisteminin dünya ekonomisindeki değişime yanıt verme yeteneğinden yoksun olmasıyla ortaya çıkmıştı. Batı’nın eriştiği büyük teknolojik değişim dalgaları, SSCB ekonomisinin ağır ve hantal işleyen tesis, sistem ve düzenlerini alt üst etmişti. Yirminci yüzyılın son on yıllık diliminde Sovyet mal ve hizmetleri, dünya standartlarını yakalayamıyordu. Batılı ekonomiler, ağır endüstrileri yeniden örgütleyebilmiş ve bilgisayar ortamına geçmişti.
    SSCB döneminden sonra Rusya Federasyonu’nun da haliyle küresel güç, potansiyel ve yetenekleri zayıf olacaktı. Gayrisafi  yurt içi hâsılası, Amerika’nınkinin 1/7 kadarlık bir durumuna düşmüş, Rus ekonomisi petrol ve doğalgaz ihracatına bağımlı olmak durumuna gelmişti. Bu haliyle Rusya, Sovyetler Birliği’ne giderek daha fazla benzemeye, sermaye ve ciddi reformlara ihtiyaç duymaya başlamıştı. Sosyal yükünün ağırlığı ise Rusya için büyük bir tehdit oluşturuyordu.

Siyasette bulunulan nokta
    Mevcut kadroların tümü, eski komünistlerden oluşmakta, gizli komünist yapılanma iktidara oynamaktaydı. Türkî Cumhuriyetleri hâlâ askeri kontrol altında tutan Rusya, zulümden uzaklaşamamakta ve iş başında bulunan kadrolar halkı kapitalist yaşam içinde ezmekteydi. Bundan gaye kapitalizmin bezdirici etkisinden bunalacak halkın eski sisteme dönüşünü sağlamak olmalıydı.
    Rusya halkının eğitimli olması, yetenekli bilim adamı ve mühendislere sahip bulunması ve uçsuz bucaksız topraklarının zengin doğal kaynaklar içermesi büyük avantaj olarak değerlendirilebilir. Tüm bunlara rağmen Amerika’yı  yok edecek kadar füzeye sahip olması karşılığında nükleer statüsünden vazgeçmede daha çekimser hale gelmiş olması tamamen ekonomik gerekçelerle açıklanabilir.

Putin’in soykırım sözcüğünü telâffuz etmesi 
    Putin, hukuk ve iktisat eğitimi görmüş, KGB’nin içinde iyi yetişmiş ve DDR (eski Alman Demokratik Cumhuriyeti)’nin yapılanmasında ve istihbarat örgütünde görev yapmış bir liderdir. Ülkesinin bütün sorunlarını bilen, dünya siyasetinde söz sahibi ve “üstün beş”in mensuplarından biridir. Başlangıçtaki demecini ele alırsak;

Neofaşizme bakışı
    Rusya’nın Kafkaslar, Orta Asya ve Doğu Avrupa’da yüz yıl boyunca gerçekleştirdiği kitlesel katliamlar, sürgünler ve Holodomor  gibi topluca cezalandırma yöntemleri unutulmamıştır. Özellikle Kafkas halklarına (Ahıska Türkleri) ve Müslümanlara yönelik insanlık dışı uygulamaları incelersek,  “soykırım”ın ne olduğunu ve hukuki boyutunu en iyi Putin’in bilmesi gerekir.
    Rusya daha kendi içindeki faşist unsurları (şehirlerde adam döven ve öldürenleri, KGB’den atılan, emekli edilen artıkları, derebeyleri ve canileri vb) hizaya getirememektedir. Bu unsurlar Çeçenler ve Kafkas halkları üzerinde aşırı baskı ve ezici eylemler yaratmıştır.
  Rusofobi
    Batılı ülkeler ve ABD, Rus ajanlarının yarattığı krizler nedeniyle Rus diplomatlarını sınır dışı etme kararları aldıkça Moskova, "Rusofobi” kokan senaryoya şiddetli tepki göstermiştir. Diğer yandan ABD ve AB, Ukrayna krizinde rolü olduğu gerekçesiyle bir dizi Rus yetkiliye ABD ve AB ülkelerine girişi yasaklayan yaptırım uygulamalarını sürdürmektedir. 
    Putin bunu yine “Rusofobi” olarak adlandırmıştır. İzvestiya gazetesi ise Moskova’nın da benzer bir kara liste hazırladığını, Rusya’ya girmesi yasaklanacak Amerikalı ve Batılı ülkelerden isimleri yayımlayacağını açıklamıştır. 
 (Devam edecek)

Bu makale 641 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ