Bugun...
13-04-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Yasaklar ve Uyarılar

Trafikle ilgili bir fıkra
Bir araç… Kırmızı ışığa yaklaşıyor ve duruyor. Arkadan gelen araç durmayıp öndeki araca vuruyor. Sürücüler bağırış çağırış içinde iniyor, birbirlerini suçlamaya başlıyorlar. Sonunda anlaşıyor ve yollarına devam ediyorlar.
Bir sonraki kırmızı ışıkta yine öndeki araç duruyor ve arkadan gelen vuruyor.  Çarpan aracın sürücüsü başını camdan çıkarıyor ve,
    ---Abi, merak etme… yine ben, ben… 
Trafiğe ilgi çekmek
Ekranlarda zaman zaman trafikle ilgili istenmeyen görüntüleri görüyoruz. Drift yapanlar, asker uğurlama veya düğün konvoylarında gidenler, siyasi toplantı kafilelerine katılanlar… Ortak yanları trafik kurallarını ihlâl olan bu kişilere polisin müdahalesi olmasa ortalık savaş alanına bile döner.
Gördüğümüz son olay, düğün konvoyu oluşturan bir grubun araçlarıyla yavaş seyir halinde trafiği engellemesi olmuştur. Trafiğin aksamasından mağdur olan vatandaşlarımızın ihbarıyla bir trafik polisi olaya müdahale etmiş ve otuzdan fazla aracı emniyet şeridine çektirerek tek tek her araca ceza yazmıştır. 
Devlet otoritesi böyle olmalıdır. Görevine inançla sarılan bu polisimize binlerce tebrikler! İyi ki, bu konvoyda “sen benim kim olduğumu biliyor musun” diyen bir kafa çıkmamış da polisimiz görevini rahatlıkla yapabilmiş.
Görsel basında ciddi konular işlenirken reklam arası verilerek başka şeylerin önemi vurgulanıyor veya tanıtımı yapılıyorsa trafik yasalarına da yer verilerek kurallar da hatırlatılabilir. Yarışma programlarında sorulardan sorunun bir tanesi trafik kuralı olabilir. Kalabalık noktalarda duran polis araçlarından ses yayın cihazıyla 10-15 dakikada bir anons yapılabilir ve kurallara uymayanlar uyarılabilir.
Denizde trafik ve kurallar
Yaz geliyor. Boğulma vakalarının yanında çok önemli bir kaza şeklini ve bazı olumsuzlukları da beraberinde getiriyor. Özellikle Karadeniz sahilleri, dalganın kıyıya kavuşmasıyla geriye çekilmesi dansını bilmeyenlere bazı sürprizler sunuyor. Yüzmesi iyi olmayanı sığ alanlardan koparıp açığa çekerek, kum çukurları oluşturarak, kürek çektiğini zannedenleri rüzgârla sürükleyerek ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.
Bunların yanında plajların ileri sınırlarını delen, halkın yüzdüğü yerlere hızla giren ve eğitim almadığı halde deniz vasıtalarını kullanan bazı insanların yarattığı tehlikeden de söz etmemiz gerekiyor. 
Parasailing
Parasailing (sürat motorunun arkasına takılan paraşütün yükselmesi sporu), su kayağı ve jetsky aktiviteleri, ehliyet, beceri ve dikkat isteyen sporlardır. Beş yıl kadar önce Ege’de bir tatil yöresine gitmiştik. Yüzme ve dalma konusunda yetkin olan oğlumuz ve kızımız, parasiling yapmak istediler. Kiralama şirketinin yetkilileri bir incelik göstererek eşimi ve beni de tekneye davet ettiler. 
Kısa brifing sonrası paraşüte bağlanan çocuklarımız, bir süre sonra havalanmaya başladılar. Yaklaşık 100 m. kadar yükseldiler. Onları tekneye bağlanan bir kalın ip çekiyordu. Bir ara düşündüm. Tekne arıza yapsa veya yangın çıksa, çocukların düşecekleri nokta bizden 200 m kadar geride olacaktı. Ne yapılabilirdik?
Jetsky kullananlar, sahildekilere hava atmak gibi anlamsız işler yapıyor, yüzen kalabalığın çok yakınına kadar süratle geliyorlar. Dümen kilitlenmesi, göz kararması veya dikkat dağılması gibi bir hal olursa sonucu ölümsüz kaza demektir.
Tedbirler, yasaklamalar
Yasaklara karşı ileri derecede allerjisi olan bir millet olduk. Kanalizasyonun denize bağlandığı noktada uyarı levhası vardır: Denize girmeyiniz!
Beş parçalı donla burada denize giren 16-17 yaşında çocuklar, durum kendisine anlatılınca veya hatırlatma yapılınca “Abi, mikrop mikroba bir şey yapmaz” diyebiliyor.
Böyle yerde balık tutan çocuklara, “Aman çocuklar, burası mikroplu… Burada tuttuğunuz balıklar yenmez” diyorsunuz, size cevap veriyorlar. “Abi, biz yemiyoruz ki, satıyoruz.” Hem yasaklara direnme hem de konuyu hafife alma işte buna denir.
Yasak nedir? Uyarı nedir? Bu konuların okullarda soğuk bir kavram olmadığı bütün öğrencilere anlatılmalıdır. Birbirlerinden ayrıldığı noktalar öğretilmelidir. Belki Türkiye’de çok kullanılan sözcüklerden birisi “yasak” sözcüğüdür. Tepki de bundan doğuyor olabilir.
İnşaat alanına girmek yasaktır
Türk parasının üstüne yazı yazmak yasaktır.
Çiçekleri koparmak yasaktır.
Burada denize girmek yasaktır.
Tramvaya asılmak tehlikeli ve yasaktır.
Vapurdan denize atlamak yasaktır. (İskeleye yanaşan vapur)
Çay kazanının kenarına oturmak yasaktır.
Diş macununu yutmak yasaktır.
Sizce bunlardan hangisi yasak olmalıdır. Uyarı ile yasak arasındaki ince çizgi nerede başlar?

 

Bu makale 188 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ