Bugun...
17-04-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Cefanın böylesi

Hey gidi günler! 
Cefakâr trenler, bir zamanların tıklım tıklım dolan vagonları… Kara marşandizler, çuf çuf sesleri, düdük çalan vatmanlar…
İlkbaharın içindeyiz. Yaz mevsimine az kaldı. Yağmurlu geceler, çiğ düşen karanlıklar, kar atıştıran soğuklar geride kaldı. Sabahın ilk saatlerinde hava sisli, akşamları hafif puslu; güneş kendisini göstermek istiyor ama bulutlar müsaade etmiyor. Bir zamanların Haydarpaşa-Pendik seferini yapan trenler Haydarpaşa garında kimsesizliğin hüznünü yaşıyor. 
Oysa düne kadar herkes onların gelişini dört gözle bekler, bir sevgiliye kavuşmanın sevincini yaşardı sanki. Bazen arıza da yapsa, geç de kalsa onlar birer sevgiliydi.
Trene binenler aceleyle yer kapma yarışına girer, kendisine yer bulanlar ise hemen uyumaya başlarlardı. Şimdi trenler istirahate çekildi.

Kara tren gelmez m’ola?
Türkülere konu olarak isimlerini duyurmuştur kara trenler. Kazana kürekle kömür atan ateşçinin kararmış yüzü, kazanda sıkışan buharın “istim” adı altında dışarı çıkması, uzun uzun çalan düdükler ve şapkasını yatık giyen vatmanlar hepimizin hatıraları arasında yer almıştır.
Anadolu’nun bozkırında eni dar demiryolu hatlarında çoğumuz seyahat etmişizdir. “Taka tuka tak taka” sesleriyle ağır aksak giden, rampalarda çıkamayınca geri gelip tekrar hızlanarak çıkmaya çalışan ya da takviye bir lokomotifin ittirmesiyle rampayı çıkan marşandizleri hatırlarız.
Demiryolu vasıtaları ve güzergâhlar 
   1872 yılında açılan Haydarpaşa-İzmit demiryolu hattı, Anadolu demiryollarının başlangıcıdır. Bu hat, Bizans zamanındaki ticaret yoluna paralel olarak belirlenen güzergâh üzerinde ve ilk olarak Pendik’e kadar tek hat şeklinde inşa edilmiştir. 
    Haydarpaşa, Kızıltoprak, Feneryolu, Göztepe, Bostancı, Maltepe, Kartal ve Pendik’te birer istasyon yapılmış ve Pendik istasyonu banliyö trenlerinin son durağı olarak tasarlanmıştır. Pendik’ten sonra ise Tuzla, Darıca ve Hereke istasyonları yapılmıştır. 
    İzmit şimendifer hattında işlerin kolaylaştırılması için 1872 yılında Kadıköy ve Darıca’da geçici telgraf merkezleri açılmış. Bu ünitelerde çalışanların maaşlarının işletmenin kazancından ödenmesi belirtilmiştir. 

Buna vefasızlık denir mi?
    Şimdi eski demiryolları sökülerek yerine yeni hatlar döşeniyor. Issız vagonlar, sizler de beğeneceksiniz. En azından eskimiş tesisatın sebep olabileceği bir kazadan uzaklaşmış olacaksınız. 
    Belki geçmişi yeniden yaşayamama hissiyle üzülüyor da olabilirsiniz. Yanınıza kimse gelmiyor diye hayıflanmayın. O insanlar yine her sabah işlerine gidiyor, koşturuyorlar. Sizler, birçok ressamın fırçalarıyla şekil buluyor, dağlardan, ovalardan, köprülerden geçerken türkülerle yankılanıyorsunuz. 
    Ömrünü dolduran tren arkadaşlarınız müzelere çekiliyor ve ziyarete gelenlerle buluşturuluyor. Biz sizleri unutmadık, unutmayacağız. Kalplerimizde yaşatıyoruz sizleri… Vefasızlık gösterdiğimizi düşünmeyin.
     Yetkililere öneride bulunmak istiyorum: Bir anı olması bakımından günün yoğunluğu en az olan saatlerinde eski trenlerle -hatta kara dumanlısıyla- karşılıklı birer sefer yapılamaz mı acaba? Tıpkı 145 yıl önce sefere konulan Karaköy-Beyoğlu tünelinde çalışan tramvay gibi, tıpkı Kadıköy-Moda tramvayı gibi…
    Yine insanlar binsinler, nostaljik turlar yapsınlar, ellerinde makineleriyle fotoğraf çeksinler… Olmaz mı yani?

Bu makale 167 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ