Bugun...
01-06-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Çimpe Kalesi

  Çanakkale’den karşı sahile bakıldığında Kilitbahir Kalesi’yle Eceabat arasındaki tepede “Dur yolcu!” diye başlayan ve ”…bir devrin battığı yerdir.” şeklinde biten anlamlı sözler görülür. Bir devrin kapandığı bu toprakların az kuzeyindeki Bolayır sırtlarında da Çimpe  Kalesi bulunmaktadır. 

Çimpe Kalesi’nin tarihi
    Bazı kaynaklarda 1349 yılında Sırpların Selanik’i ele geçirmek üzere bulundukları sırada Türk kuvvetleriyle ittifak eden Bizans kuvvetlerinin şehri kurtardıkları belirtilmiştir. Daha sonra İmparator Kantakuzen, Edirne’nin muhasarası sırasında Orhan Gazi’den yardım görmüş ve oğlu Mateos’un Sırp ve Bulgarların eline geçmesini bu şekilde önleyebilmiştir. Türk kuvvetlerinin başında bulunan Orhan Bey’in büyük oğlu Süleyman Paşa, Anadolu’ya dönerken Kantakuzen’in Türklerin yardımına karşılık Gelibolu Yarımadası’nda vermiş olduğu Çimbi veya Çimpe Kalesi’nde 1353 yılında bir miktar asker bırakmıştır. 
    Osmanlı Beyliği’nin Süleyman Paşa komutasındaki kuvvetleri, 1354 yılında tekrar Rumeli’ye ayak basarak Bizans’a karşı batıdan gelecek bir tehdit unsuru olmaya başlamıştır.  Osmanlı Beyliği’nin fetihlere girişmesi ise imparatorluğa geçiş süreci demektir. Böylece yeni bir devir, yeni bir çığır açılmıştır. Aynı yıl Türkler, Gelibolu ve Bolayır’ı fethetmişlerdir. Bu arada şiddetli bir deprem  yaşanmasıyla buradaki beldelerde bulunan kalelerin bazı yerleri yıkılmış ve Türkler kaleleri fethederek Trakya’yı ele geçirmişlerdir. Tabii her çarpışmanın doğal yasası gereği bazı insanlar hayatlarını kaybetmişlerdir. 

Kalenin yapısı
    Canlar pahasına alınan topraklardaki ata yadigârı bu eski Bizans kalesinin planı, hem Saros’a hem de Boğaz’a hâkimiyetiyle o günün savunma konseptine uygundur. Bugün için Türklerin Rumeli’ye geçişlerine simge oluşturur. Bir çığır açılmasına neden olmuştur. Hal böyleyken o güzelim kaleyi gezmeye kalktığınızda bazı eksiklikler ve uygunsuzluklar görürsünüz. 
    Bu güzelim tarihi yerdeki iç mekânların şarapçılara yuva olmuş olması yürekler acısıdır. Bira kutularını, şişeleri, yemek artıklarını ve gazeteye sarılıp atılmış şeyleri her tarafta görmek mümkündür. İnsanlar tek başına gitmeye cesaret bile edemezler. Her taraf pislik yuvası olmuş, sur içindeki sahayı otlar bürümüştür.
    Çimpe Kalesi’nin acilen ele alınması gerekiyor. Kalenin girişindeki tabela bir kültür ve sanat düşmanının silahından çıkan mermilerle delik deşik edilmiştir. Üzerindeki yazılar okunamamaktadır. Özellikle turistlerin bu olumsuz görüntülerle karşılaşmaları kabul edilemez...

Yapılması istenenler
    Başta Kültür Bakanlığı olmak üzere Bolayır’daki yerel yönetimin ve STK’ların buraya karşı ilgisini biraz arttırması gerekiyor. Büyük masraf ve zaman gerektirmesi bakımından belki restorasyon işlemi daha sonrası için düşünülebilir. Belki Çanakkale ve Tekirdağ üniversitelerinden destek alınıyor hatta hazırlanmakta olan bir proje üzerinde çalışılıyor da olabilir.
     Öncelikle yapılacak iş, kuru ot ve dikenlerle mücadele edilmesi, bayrak direğinin yaptırılması, iç mekânlardaki pisliklerin temizletilmesi ve bir sorumlu kişinin tayin edilmesi olmalıdır. Girişteki tabelanın sökülerek Çanakkale şehitliklerindeki gibi mermer blok üzerine yazı yazdırılmasının daha uygun olacağını düşünüyorum. Ayrıca giriş için küçük bir ücret alınabilir. Aksi takdirde diğer bir kıtaya geçişte çığır açılmasına neden olan Çimpe Kalesi’nin “…bir devrin battığı yer…” olarak anılmasına hiç şüphe kalmayacaktır.  

Bu makale 111 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ