Bugun...
11-03-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Düşünelim, gülelim
Rekorlar
*Karada hız rekoru 2002 yılında Kuzey Sahra’da kırılmış. Karada hız rekoru İsveçli bir savaş 
pilotuna aittir. Uçsuz bucaksız çölde pilot özel aracı ile 2270 km. hıza ulaşmış ve çölde 74 km yol kat etmiştir. 
*Seni seviyorum kelimesini söylerken aslında en çok bu kelimeyi kullandığımız anı seviyormuşuz. (Fokus dergisi, 1999) 
*Savaş uçakları kendi ağırlığının iki misli bomba taşıyabilir. 
 
Biliyor muyuz?
*Dünyanın ilk futbol kulübü Manchester United’dır. 
*Hiçbir uçak geri geri gidemez. Geri vites sistemi yoktur. 
*Hollanda deniz seviyesinin altında olan tek ülkedir. 
*Dünyanın en derin yeri 10.500 m. derinlikle Mariana Çukuru’dur. En yüksek nokta da Everest Tepesi’dir. Buna göre bu sınırlar dışında bir canlının yaşaması zordur. Hayat bu 18-19 km arasında devam eder. 
*Hamamböcekleri hiç değişime uğramadan 3,5 milyon yıldan beri yaşantılarına devam etmektedirler. 
*Her insanın bir kulacı kendi boyuna eşittir. 
*Bilardo topları sıkıştırılmış kâğıttan yapılırlar. 
 
İlginç bulur musunuz?
*Çizgi filmler aslında çocuklar için değil sinemaya yeni boyut katmak için yapılmışlar. Daha sonra çocuklara yönelik hayvanlar konuşturulmuş. 
*Marmara bölgemiz dünyada 3 denize de kıyısı olan nadir kara parçalarındandır.
1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules Noel’in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. Çünkü atışı izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını izlemek için arkalarını dönmüşler.
 
Diyojen’den
Birisi sormuş;
    ---Adam ne vakit evlenmeli?
    --- Genç ise, henüz evlenme zamanı gelmemiştir. İhtiyar ise, vakti geçmiştir,  demiş.
•                        *                            *
Bir gün sokakta oturmuş ekmek yiyormuş. Gelip geçenler başına toplanmışlar. Kendisine "köpek" demişler. Diyojen, 
    ---Köpek sizsiniz ki, ekmek yemekte olan bir adamın etrafını alıyorsunuz, demiş.
•                        *                             *
Bir acemi, diktiği nişana doğru ok atmak üzere hazırlanıyormuş. Diyojen koşarak gitmiş, hedefin önüne oturmuş. Sormuşlar;
    ---Ne yapıyorsun?
    ---Beni vurur, diye korktum,  cevabını vermiş.
•                        *                           *
Trende gençler konuşuyor
    ---Nasıl bi’ adamdı?
    ---Saçlarını geriye tarayan, uzunca boylu, pantolon giyen…
    ---Oğlum bu nasıl tanımlama?
    ---Ya, o zaman şö’le sö’liyim; Evcilleştirilmiş hayvan gibi olduğunu düşün istersen…
 
Bizim evden bizim aileden
Oğlumuz arkadaşlarıyla kahvaltıya gelmişti. Hepsi bizim çocuklarımız gibidir, birini diğerinden ayırmayız. Neşeleri her zamanki gibi yerindeydi. Bir yandan kahvaltımızı ederken bir yandan da konuşmaya devam ediyorduk. Yeni evlenen arkadaşları karşı apartmanda daire kiralamışlardı. İmece usulü dairenin temizlenmesinden yerleştirilmesine kadar el birliğiyle çalışıyorduk. Oğlum,
 
    ---Baba o dairenin altındaki bey, nerede oturduğumuzu sordu. Ben de karşı apartmandayız deyince tanımadığını söyledi. Ben de kendisini tanımadığımı belirttim.  Uğur atıldı hemen;
    ---Kızı yoksa tanıyamayacağımızı söylemedin mi oğlum? 
  Uğur içlerinde en yapılı olanıydı. Konuşmalar arasında zaman zaman duruyor, enerji topluyordu. Eşim kendisine çayını soğutmamasını söylemiş, isterse baklava verebileceğini de belirtmişti. Uğur teşekkür etti ama bu kez de oğlum espri yaptı.
 
     ---Koy baba sen, ekmek arası baklava olsun!
 Yeni evli olan Eyüp ve eşi konuşmalara kulak veriyorlardı. Çok iyi mıhlama yapıyormuş. Yine Uğur,
     ---İnsan uzmanlık kazanıyor, hep aynı şeyi yaptıkça… Eyüp’e imalı bakarak gülüyor ve sessizce hayat boyu mıhlama yersin diyor.
Sağlığınız gür, cebiniz dolu, pazar sofranız neşeli olsun! Sağlıcakla kalın!
Bu makale 276 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ