Bugun...
10-06-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Eyüp’te huzur

 Manevi âlemi solumak, tabiatın güzelliklerini görmek ve eski eserleri gezerek tarihi yaşamak mı istiyorsunuz? Eyüp semtine gidin, bulun huzuru… Camiyi gezdikten sonra, mezarlık yolundan yukarıya doğru ağır adımlarla bir yürüyüş yapın. Mezarlık duvarına asılmış levhalardaki yazıları okuya okuya, mezarlara baka baka... Bir anda kendinizi Piyer Loti kahvesinde bulabilirsiniz. 

Piyer Loti kimdir?
    Pierre Loti, asıl adı Louis Marie Julien Viaud (14 Ocak 1850-10 Haziran 1923) olan eski bir Fransız deniz subayıdır. Roman yazmıştır. İzlenimci kişiliği olan yazar, eserlerinde umutsuzluğu işlemiş, aşkın yanı sıra ölüm duygusuna da geniş yer vermiştir.
    İstanbul’a ilk gelişi deniz subayı olduğu döneme rastlamış, sonradan İstanbul’da bulunduğu yıllarda Eyüp’te yaşamayı tercih etmiştir. 1913’te devlet konuğu olarak Türkiye’ye gelince Tophane rıhtımında büyük bir törenle karşılanmış ve sarayda ağırlanmıştır. 
    Birçok kişi onun I. Dünya ve Kurtuluş Savaşı yıllarında hep Türklerin yanında yer aldığını ve Avrupa’nın tavrını tenkit ettiğini söylemiştir. Bu özellikleri nedeniyle 1920 yılında İstanbul şehrinin fahri hemşehrisi kabul edilmiş, Divanyolu’nda bir caddeye ve Eyüp’te bir kahvehaneye adı verilmiştir.
    Böyle olmakla birlikte Nazım Hikmet ve çevresi, onun Osmanlı zayıflığını ve geri kalmışlığını sevdiklerini ve böylesi davranışlarla kendisini Türklere yakın kabul ettirdiğini savunmuşlardır. 
Tepeden Haliç’e bakış  
    Teleferik ile de ulaşabileceğiniz Piyer Loti Tepesi’nde eşsiz güzellikteki manzaraya hayran kalmamak mümkün değildir. Haliç’in derinliklerini, Karadeniz’e doğu uzanan Boğaziçi’ni, Çamlıca Tepesi’ni ve Marmara’ya açılımı görebiliyorsunuz.
    Tepe’de restoran, hediyelik eşya satıcıları, butik ve kafeler gelenlere çeşitli imkânlar sunmaktadır. Eski İstanbul evleri şeklinde yapılmış olan apart oteller, yerleşime farklı bir hava verir. Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı Tarihçisi İdris-i Bitlisî’nin yaptırdığı Sıbyan Mektebi ve Karyağdı Baba tekkesi ilgi çeken yerler arasındadır…
Sahile iniş   
    Çıktığınız yoldan inerken yolu yarıladığınızda Cihan Pehlivanı Kara Ahmet’in, Bestekâr Zekâi Dede Efendi’nin ve Milli Mücadele yıllarından itibaren ülkemizin Genelkurmay Başkanlığını yapmış olan Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak (1876-1950)’ın mezarlarını görürsünüz.
    Birçok devlet ve ilim adamı, asker ve denizcinin yanında Anadolu’nun çeşitli yörelerinden gelmiş nice insanın vefat ettikten sonra bu mezarlıkta defnedilmiş olması, hepimizi birbirimize bağlayan ne kadar güzel bir örnektir.
    Sahilde yürürken Osmanlı Padişahı V. Mehmed Reşad’ın türbesini de gezebilirsiniz. Bu ziyaret sırasında mezarlara bakarken aklıma Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Saydam Yıllar” şiirinin son satırları gelmişti:  
    “Sordum aydınlığa 
     Neyin yaşı var Neyin yaşı yok?
     Dedi bütün yaratıkların yaşı var 
     Gölgeli çıplaklığından belli 
     Sevdiğin esmer senin 
     Karanlığın yaşı yok.”
  
 Biz bunların hepsini yaptıktan sonra zamanın nasıl geçtiğini araçların ışıklarını yakmaya başladıklarında anlayabildik. Birazdan el ayak çekilmeye başlayacak, gündüz bulamadığı huşuyu gece bulacaktı sokaklar…
    Ramazan gezilerimizden bir bölümü daha burada son buluyor. İstanbul kazan biz kepçe… Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Gezdiğiniz yerin hemen yanı başında bir yeni yer bulabilmeniz veya farklı bir olayla karşılaşabilmeniz mümkündür. Yeter ki, önceden planınızı yapın ve gezeceğiniz yerleri sıralayın…

Bu makale 96 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ