Bugun...
25-05-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Gariplikler/Benzerlikler

Tarih 9 Ağustos 2016… Samsun-İlkadım ilçesi Kazım Karabekir Mahallesi TEİAŞ Orta Karadeniz Yük Tevzi İşletme Müdürlüğü yanında günlük kurulan pazar yerinde bir olay... Basına da yansıyan bu haberde alçak uçuş yapan bir helikopterin halk pazarını birbirine kattığı belirtilmişti. 
Helikopterin rüzgârından pazar şemsiyeleri yıkılırken, çadırlar, tezgâh ve tenteler savrulmuş, olayda 1 kişi yaralanmış. Bir aracın camları kırılmıştı. Helikopterin alçaktan uçmasından dolayı korktuklarını ifade eden pazar esnafı darbe olduğunu zannetmişti.
***
12 Eylül Askeri Darbesi’nde ev aramaları yapılırken kitaplarının isimleri yüzünden çok insan tutuklanmıştı. Hitler ve Karl Marks’ın kitapları gözaltına alınma için yeterli sebepti. O zamanlar kitap yakma modası vardı.  Şimdi FETÖ’nün risaleleri önde geliyor ve tabii ki, ele geçmemesi için onlar da yakılıyor. Her iki dönemde de ortak olan, insanların kitaplarını yakmaları şeklinde karşımıza çıkıyordu.
***  
Büyükdere limanına gelen Rus torpido arayıcı gemisi, Anadolukavağı istihkâmlarına yaklaşınca buradaki birlik alarma geçmiş. Yapılan yazışmalarla böyle bir olayın tekrarlanması halinde ne yapılması gerektiğinin bildirilmesi istenmiş.  
***
Bihke (Bosna-Hersek’te sancak) Kalesi civarına bir çadır (balon) düşmüş. Kale personeli ilk defa karşılaştığı böyle bir olay karşısında şaşırıp kalmış ve tedirginliğe kapılmış. Kaledeki toplar atış durumuna geçirilip beklenmeye başlanmış. Durum ilgili komutanlığa ve hükümet merkezine iletilmiş. Padişah tahkikat yapılmasını, tahkikat süresince müteyakkız bulunulmasını buyurmuş. 
Nemçe (Avusturya) ahalisinden alınan bilgilerden, düşen çadırın (balon) İtalya’nın Bolonya şehrinden bir beyzadeyi ve maiyetindekileri taşıdığı, muhalefet-i hava (kötü hava şartları) nedeniyle Dubrovnik sahiline indiği, şiddetli esen rüzgâra kapılarak tekrar havalandığı ve kale civarına düştüğü öğrenilmiş.   

Başka olaylar
Anadolu’dan Rumeli’ye geçirilecek piyade ve süvari askerleri Çardak-Gelibolu arasında naklediliyormuş. g.tt  Askerlerin tahriri (yazılması) için Gelibolu’ya bir adam tayin edilmesi istenmiş. 
Askerlerin ardı alınıncaya (son kişinin sayımı bitene) kadar Gelibolu ve Üsküdar’da oturmak ve her ay geçen piyade ve süvari askerlerinin miktarını bildirmek üzere kapucubaşılardan Şirin Hüseyin Üsküdar’a memur edilmiş ve geçen asker miktarını, hangi kazaya ait olduklarını ve başbuğlarının isim ve şöhretlerini deftere yazarak İstanbul’a bildirmesi istenmiş. a.g.y.tt 
***  
Lloyd Kumpanyasının Falkod isimli vapuru Osmanlı uyruklu Gelibolulu Konstant Reis’in süvari olduğu gemiye çarpmış. Konstant kaptan zararının tazmin edilmesini istemiş. 
***  
Gelibolu Limanı’nda Fransız tahlisiye römorkörü süvarisi tebliğ hilâfına (bildirimlerin aksine) top attığını gördüğü Yunan gemisinin kaptanı ve taifesini (tayfa) şikâyet edince yerel yetkililer durumu hükümete bildirmişler. 
***  
Bahr-i Sefid Boğazı’nın akıntı ve rüzgâr hızına dayanamayan yelken ya da makine gücü düşük gemiler zaman zaman kaza yapıyorlarmış. Bunlardan asker taşıyan Muhbir-i Server gemisi Saik-i Şadi adlı yük gemisiyle çarpışmış. Gemideki askerler Girit’e hasarlı gemi ise Gelibolu’ya götürülmüş. 
***  
*Gelibolu’da yapılmakta olan askeri hastane için bin kıyye taş barutuna ihtiyaç hâsıl olmuş. Barutun verilmesi için Seraskerlik müsaade yazısı yazmış.  Yazıyı bir fıkra ile bitirelim mi?

Ölmeye beş kala 
Hristiyan papaz ölmek üzeredir. Son nefesini vermeden önce imanlı bir mümin olarak cennete gidebilmesi için Kelime-i şehadet getirmesini tavsiye etmişler. Papaz tam Kelime-i şehadet getirmeye başlamış, imam hemen hastanın ağzını kapatmış:

    ---Hop dedik, o kadar da kolay değil!

Bu makale 147 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ