Bugun...
22-12-2017
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Gülmemek serbesttir

Trende I
Bir adam üç adet el tutamağını sağ eliyle tutmuş, diğer eliyle de demirden tutunmuş. Kısa boylu zayıf bir hanım tutunacak yer ararken tutamakları gördü.
    ---Beyefendi, hepsi sizin mi?
    ---Yooo, neden sordunuz?
    ---Birini kiralayacaktım da!

Trende II
    Elindeki telefondan kısa zamanda oyunları sonlandıran ve bir yenisine geçen kızı başında duran bir genç, çok yakın mesafeden izliyordu. Kız galiba oyunu bitiremedi. Genç çocuk sordu:
   ---Ne kadar zamanda sonlandırıyorsunuz bir oyunu?
    ---Genellikle üç dakikada
    ---Benim gördüğüm 10 dakikadan beri uğraşıyorsunuz.
    ---Sizin baktığınızı fark edince sinir sistemim sağlıklı çalışmamaya başladı, ondan…

Otobüs durağı
    Ne zaman işten çıkıp otobüs durağına gitsem en az yirmi dakika bekliyorum. Cuma günü işten çıkıp durağa yürümeye başladım. Otobüsün yine geç geleceğini kuruyordum kafamda. Bir genç çocuk belirdi yanımda ve otobüs de göründü. Yüksek sesle bir “Oh” dedim ve konuşmaya başladım kendi kendime. Çocuk atıldı:
    ---Amca benim adım Uğur.
    ---Desene, Uğur, uğur getirdi.
    
Konuşma engelli vatandaşımız
    Konuşma engelli bir vatandaşımız, yanındakine bir şeyler anlatıyor. El kol hareketlerini jest ve mimiklerle güçlendirirken büyük bir enerji harcıyor. Ben bu olayı yaklaşık 10 dakika kadar izledim. İnsanın derdini anlatamaması ne kadar zor… 
    Yanımda kulaklığıyla müzik dinleyen gence işaret ettim. Kulaklığını çıkartınca bu kez sesli olarak;
    ---Ne kadar zor konuşamamak değil mi? Sağlığımıza dua etmeliyiz.
    ---Sizin de mi konuşma sorununuz var? Allah yardımcınız olsun!  (Evladım, benim konuşma sorunum yok ama galiba senin dinleme sorunun var)

Mutlu olmak için diğer nedenler (!) 
    Ben bu yazıyı vapurda hazırlarken yanımda oturan iki emekli maaşlarına yapılan 24.00 TL. lik zam ile nasıl geçineceklerini konuşuyorlardı. Neyse! Kadıköy’e geçince deniz kenarı bir çay bahçesinde oturdum. Çevremdeki hareketleri gözlemlemeye başladım. 
    İlk gözlemimde sigarası biten insanların izmariti ne yaptığını izlemeye koyuldum. Yaklaşık yirmiye yakın insanın hareketlerinden çıkardığım sonuç şu idi: Sigarası biten dokuz kişi parmaklarının arasındaki izmariti denize doğru fırlatmış, üçü yere atmış ve ayağıyla ezmişti.  Sadece beş kişi kül tablasında söndürmüştü. Demek ki adam olmak için daha birkaç fırın ekmek yememiz gerekecekti…

Eyüp’te bir mezar taşından
    “Ne kadar ulusu (yücesi) olursan (olsan da) cihanın,
      Sonunda iki taş olur nişânın”  şeklindeki mısraların bence şöyle yazılması daha uygun gibi:

“Ne kadar yücesi olsan da cihanın,
Sonunda iki taş olur nişânın”

Diyojen
    Diyojen’e, “Hayvanlardan en şiddetli ısıranı hangisidir?” diye sormuşlar. “Vahşi hayvanlardan, insanın gıyabından konuşanlar; ehli hayvanlardan ise, dalkavuklar” diye cevap vermiş.
    Nejat Muallimoğlu’nun “Düşünen İnsana Hazine” adlı kitabından Diyojen’e ait sözler: Diyojen’e, “Dünyada en fena hal nedir?” diye sormuşlar. “Hem ihtiyar hem fakir olmaktır” diye cevaplandırmış...

Bu makale 639 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ