Bugun...
23-02-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

İcadiye ve Yangın Kulesi

  İcadiye yangın kulesinin tarihi 19’uncu yüzyıl ortalarına kadar gider. Kulenin inşa edildiği Vaniköy semti, adını IV. Mehmed zamanının hünkâr şeyhi olan Vâni Mehmed Efendi’den almıştır. Padişah tarafından Mehmed Efendi’ye bağışlanan koru, 19’uncu yüzyıla gelindiğinde Kenan Efendi adında birinin idaresine geçmiştir. 
    Bu zat, 1830’lu yıllarda, kulenin bulunduğu saha yakınlarında bir köşk yaptırarak Sultan II. Mahmud’a hediye etmiş; ancak çok kısa bir süre sonra bu köşkün yanması neticesinde sultan, burada yeni bir köşk yapılmasını emretmiştir. Sultanın köşkü yeniden yaptırması sonrasında ortaya çıkan mükemmel ve “nev-icad” yapıdan dolayı hem köşke, hem de bölgeye İcadiye adı verildiği rivayet olunmuştur. 
Tarih içinde İcadiye 
    1837 yılındaki kayıtlara göre bu semtte Ermenilerin de oturduğunu görüyoruz. Köşkün yeniden yapılmasıyla yollarının açılması zorunluluğu öne çıkmış. Hassa Süvari 2’inci Livası’nın bir kısım askeri tesviye işlerine memur edilmiş ve mühimmat-ı harbiyeden yüz kazma ve iki yüz kürek verilmek suretiyle desteklenmiştir.  
    Yangınları haber vermek için harik (yangın) kulesine fener konulmasına karar verilmiş ve İcadiye’den top atılması emredilmiş.  Kasır kurbunda (civarında) yangınlarda atılmak üzere konulan topların idaresi için bir yüzbaşı, altı çavuş ve onbaşı ile on iki nefer toplam 24 kişi görevlendirilmiştir. Söz konusu uygulama II. Meşrutiyet devrine kadar devam edecek, bu tarihte telefonun yaygınlaşmasıyla toplar, kuleden indirilecektir.
    1840 yılına gelindiğinde geceleri yangın çıkması halinde kasr-ı harik ve İcadiye tabyasında kandil yakılması gereği ortaya çıkmıştır.  Şemsi Paşa, Selâmiye, İcadiye karakollarına üçer adet yangın tulumbası ve tulumba alâtı (aletler) konulmuştur. 
    1850’de Üsküdar Paşa Limanı iskelesinden İcadiye ve diğer mahallere giden yollar tamir görmüştür.  İki yıl sonra İcadiye tabyası yeniden berkitilmiş, Seraskerliğin emriyle tabyadaki topçu askerlerinin koğuşu ve nöbetçi odaları tamir edilmiştir.  1859 yılında İcadiye’deki çeşmeler tamir edilmiş, çeşmelere giden yollar tesviye edilerek genişletilmiştir.  
Çamlıca’ya inşa edilecek yolun kolay bulunabilmesi için Bülbülderesi’ndeki bostandan yer alınmasına karşı halk direniş göstermiş, Kebir Çeşme’nin yıkılmasına karşı çıkmıştır. İcadiye’deki evlerden akan pis suların sokağa taşmasını önleyici çalışmalar başlatılmıştır. 
Köşke isim verilmesi
    Havasının güzelliği ve suyunun lezzetinden dolayı bu köşke bizzat sultan tarafından “Hekimgirmez” diye isim verilmiştir. Köşk, Kırım harbi döneminde Sultan Abdülmecid tarafından İstanbul’a müttefik sıfatıyla gelen İngiliz askerlerine tahsis edilmiş; ancak askerler çekilirken çıkan bir yangın köşkü harabe haline getirmiştir. 
    Yanan köşkün yakınlarındaki yüksekçe tepeye, tabya vazifesi görmesi amacıyla bir kule inşa edilmiş, kulenin içine de bir miktar asker ve birkaç top konulmuştur. Kulenin aynı zamanda yangın gözlemevi amacı ile de kullanıldığını ve hatta zamanla bu işe tahsis edildiğini de söylemek mümkündür. Kule, ilerleyen yıllarda muhtelif vesilelerle elden geçirildi. 1911’de İcadiye Kulesi’ndeki yangın gözlemevi, artık gereksiz olduğu gerekçesiyle kaldırıldı. Yangın nöbetçilerinin bulundukları kagir kule ise iki odasıyla birlikte genişletilerek rasathaneye dönüştürülmüştür. 
    Kuleli İcadiye Tabyası civarında şüpheli şahıslar görülmesi,  Mahalle’de neharî (yatılı olmayan, gündüzlü) olarak bir inas (kız) mektebi küşadına (açılışı) ruhsat verilmiş olması (Maliye, Dahiliye, Maarif),   Kuleli Kışlası’nın önünde yangın ilanı için top atılan mahaldeki binanın Harbiye Nezaretince Maarif Nezaretine verilmesiyle tahliye edilmesi gibi olaylar İcadiye’nin geçmişinden izlerdir.  Son olarak da yangınlara gözcülük eden kulenin semti de yangın atlatmış ve çok sayıda hane, kilise, dükkân ve mektep yanmıştır.  
    1 Temmuz 1911’den itibaren yapı Fatin Gökmen nezaretinde açılan Kandilli Rasathanesi olarak hizmet vermeye başlamıştır. İcadiye yangın kulesi bugün başka bir doğal afetin gözlemlenmesi amacına hizmet ediyor. 

 

Bu makale 302 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ