Bugun...
03-06-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

İsrail ve 1915 olayları

Geçtiğimiz aylarda Jerusalem Post gazetesi, Eş Atid partisi temsilcisi Yair Lapid tarafından desteklenen “Ermeni soykırımı” tanıma tasarısının oylanmasının reddettiğini bildirmişti. Habere göre Lapid, Holokost’u yaşayan halkı temsil eden parlamentonun 1915 olaylarını “Ermeni soykırımı” olarak tanımaması ve anma gününü tayin etmemesi için hiçbir nedeni olmadığını belirtmişti.
İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Tsipi Hotoveli, 1915 olaylarının 100’üncü yıldönümü nedeniyle Erivan’a parlamento heyetinin gönderildiğini hatırlatmış, “Ama ülkemiz, karmaşıklığı ve diplomatik sonuçları ve ayrıca belirgin siyasi doğası nedeniyle bu konuda resmi duruş sergilemeyecek” diye açıklamıştı.
Gazete daha önce Knesset Başkanı Yuliy Edelşteyn’in 2015 yılında hükümete çağrı yaparak tutumunu değiştirmeye çağırdığını, 2016’da da parlamentonun eğitim komitesinin ‘soykırımı' kabul ettiğini hatırlatmıştı.
Geçtiğimiz hafta
Geçtiğimiz hafta İsrail parlamentosu, 1915 olaylarının soykırım olarak tanınması konusunun meclis gündemine alınmasını kararlaştırmış ve mecliste bulunan 16 milletvekili öneriyi kabul etmişti. 
İsrail basınına göre oylamaya toplam 120 milletvekilinden sadece 16’sının katıldığı ve oylamaya katılan milletvekillerinin sadece ikisinin hükümet kanadında yer aldığı belirtilmiştir. 
Öneri sol eğilimli Meretz Partisi Genel Başkanı Tamar Sandberg tarafından parlamentoya sunulmuştur. İsrail hükümeti daha önce bu tür önerilerin parlamentoya gelmesine engel oluyordu. 
Öneriyle ilgili tartışmanın ne zaman gerçekleşeceği ise bilinmiyor. İsrail hükümetinin "1915 olaylarının soykırım olarak tanınmasına" Türkiye ile olan ilişkilerin kopmasından endişe ettiği için karşı çıktığı belirtiliyor.
Türkiye’nin tepkisi
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail parlamentosunun Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ermenilerin öldürüldüğü 1915 olaylarının soykırım olarak tanınması için meclis gündemine alınması kararına tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada "Öncelikle İsrail’in 1915 olaylarını Holokost ile aynı seviyeye koyması bizce kendisine zarar veriyor” dedikten sonra 1915 olaylarının siyasi bir konu olmadığını, tarihi ve yasal bir konu olduğunu ifade etmiştir.
Aksoy’un bu açıklamaları, İsrail parlamentosunun geçen Çarşamba günü 1915 olayları sırasında Ermenilerin öldürülmesinin soykırım olarak tanınması konusunun meclis gündemine alınmasını kararlaştırması üzerine geldi. 
Diplomatik kriz
İsrail parlamentosundaki bu adım Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin kötüleştiği bir dönemde atılmıştır. ABD'nin Tel Aviv'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşımasını protesto eden Filistinlilerin Gazze sınırında İsrail güvenlik güçleri ile yaşanan çatışmalarda hayatını kaybetmesi Türkiye tarafından eleştirilmişti.
İki ülke arasında diplomatik krizin yaşandığı süreçte Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Ankara Büyükelçisi ve İstanbul Başkonsolosu'nun ülkeden ayrılmasını talep etmiş, Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçisi Kemal Ökem’i de istişareler için Ankara’ya çağırmıştı.
Başka neden aramak gerek
Olayların bu noktaya varmasının perde arkasında ABD bulunmaktadır. Stratejik iki ortak olduklarını açıklayan ABD ve İsrail, birbirlerinin çıkarları gözettikleri gibi destek de olmaktadırlar.
Türkiye-ABD ilişkilerinin gergin olması, İsrail’in işine gelmekte ve ABD’yi kışkırtmaktadır. Bakın son olaylarda öne çıkan en önemli gelişme F-35 uçaklarının Türkiye’ye verilmesi askıya alınmıştır. Türkiye, kendi tanklarında İsrail’e modernize ettirdiği tanklarını göndermekten vaz geçmiş, İHA’ları almaktan ve uçak yazılımlarını yaptırmaktan vaz geçmiştir. Bu durum İsrail’in tabii ki hoşuna gitmemiştir.
İran-Türkiye ve Rusya ittifakı, İsrail için ürkütücü olmanın ötesine geçmiştir. Rusya, İsrail’in 9 Mayıs’ta işgal altında tuttuğu Suriye’nin Golan Tepelerindeki İran hedeflerine hava saldırısı düzenlemesine ve 23 İran ve Suriyeli askerin ölmesine sessiz kalmıştı. Oysa son günlerde Lübnan, Suriye ve İsrail kıyılarının karşısına gelecek şekilde İsrail’e karşı füzeler yerleştirmeye başlaması bir tehdit oluşturmuştur.
Golan tepelerinde bulunan tüm savunma hatlarını tamamen yok edebilecek güçte olduğu ifade edilen füzelerin eklenmesiyle İsrail’in Suriye’nin güneyinde hava saldırısı yapma imkânı kısıtlanacağa benziyor.

Bu makale 116 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ