Bugun...
17-05-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Paşabahçe

Sevgili okuyucularım, önceki yıllarda gazetemizin bir muhabiri Paşabahçe’nin yerlileriyle görüşme ve röportajlar yapmış, eskimeye yüz tutmuş birçok konuyu gündeme taşımıştı. Ben de Osmanlı arşivinde araştırma yaparak konuya biraz daha derinlik kazandırmak istedim.
Paşabahçeli dostlarımdan ve hiç kıramayacağım çocukluk arkadaşlarımdan gelen talepler nedeniyle bu yazıyı hazırlamak ve yayımlamak ihtiyacını hissettim.
18’inci yüzyılın ilk yarısında   
Paşabahçe’de metruk bir ispermeçet fabrikası, bir çini fabrikası ve gaz ambarı inşası belgelerde yer almakta, sonraki yıllarda fağfur fabrikasının imtiyaz müddeti üzerinde durulmaktadır. 
Bostanlık bir yer olan Paşabahçe’nin hudutları çizimle belirtilmiştir. 1733 tarihli nüfus defterlerinde bostan olan bir yerde kamışlardan yapılmış bahçıvan odası, kuyu, dolap, kenef (tabir böyle), samanlık, ahur (ahır) gibi ünitelerden bahsedilmektedir. 
Paşabahçe Bostanı ve Büyük Göksu’daki Defterdar bahçesi, kimsenin mülkü olmadığı kesinlik kazanınca padişah vakfına ilhak edilmiştir. Bu tarihten sonra bostanlarda odunların dizilmesiyle yapılan ahşap tek katlı ev veya taştan bahçıvan odası, havuz gibi tesisler de görülmeye başlanmıştır... 
Osmanlı Devleti, belli dönemlerde Kırım Hanlarını misafir etmiş. İstanbul’da bulunan sabık Kırım Hanı Sahib Giray’ın, Tekirdağ’a gitmesi gerekince Paşabahçe’de kaldığı sahilhanede bulunan eşyalarının taşınması için bir gemi gönderilmiş. Bu sahilhanelerden birisi Sultan Bayezid’in merhum kâtibi İsmail Efendi’ye aitmiş. İçindeki eşyalar mavnalarla hazine-i hümayun’a taşınmış.
Üretime dönük tesisler
Paşabahçe’de üretime dönük tesisler bununla da sınırlı değil tabii. Bir Ermeni’ye ait iken uncu esnafının kethüdası Mustafa Ağa’nın ve diğer ustaların nezaretiyle bir Ermeni’ye satılan dört horoslu, altı beygirli, hisseli ve edevatı bol bir de un değirmeni varmış. 
Çini fabrikasının ilave tesislerinde fağfur ve çini pota yanında ağnam tuğlası (pişmiş, güneşte uzun süre kurutulmaya bırakılmış tuğla) imal edilmeye başlanmış ve 15 yıl süreyle imtiyaz verilmiştir.
Değirmen olur da değirmene gelen zahirenin konacağı ve korunacağı yer olmaz mı? Elbette olur. Bugünkü Paşabahçe iskelesiyle yıkılan Tekel İspirto ve İçki fabrikası arasında harabe halinde bir zahire ambarı varmış. Kuvvetli poyraz nedeniyle çatısı uçmuş ve kurşun yağmur olukları tahrip olmuş. 
İspermeçet fabrikasında çalışan Kefalonyalı işçiler Panayot Mesavri ve Dimitri Halikbaz ile Midillili Yorgo Makro, don yağından çalarak kendi nam ve hesaplarına satıyorlarmış. Yakalanmış ve tedip edilmişler.
Gaz depoları    
Fabrikanın güneyinde veya Çubuklu Koyu’nda bulunan gaz depolarında gaz çalma olayları duyulmaya başlanış. Gemi hamulesinde tutmazlıklar ve yabancı tacirler tarafından başka isimler adına sahte konşimento düzenlemek şeklinde sahtekârlıklar yapıldığı tespit edilmiş. 
Berayoni Plamari nam (isimli) tacir tarafından Hedce? Bey’e gönderilmek üzere 22 bin sandık gaz hamulesi tespit edilmiş. Paşabahçe gaz mahzeni pişgâhına (iş yeri) gelen sefineden (gemi) muğayir-i mukavele (sözleşmeye aykırı) diğer sefineye aktarma edilen gazlar sorun teşkil etmiş. Paşabahçe’de gaz deposu olarak kullanılan yer mahzurlar yarattığından boşaltılması kararlaştırılmış. Mevcut gaz sandıklarının mavnalar vasıtasıyla Yedikule’ye nakli düşünülmüş.
Devlet kademesinde bir kararın alınması ve uygulamaya konulması zaman gerektirdiğinden taşınma işi gerçekleşene kadar gaz depolarında nahoş hadiselerin çıkması önlenememiş. İranlı tacir Arvanidi ile Rus Dikran Davidyan namına gelen ve Paşabahçe’deki gaz ambarından kaybolan gazların nedeni ve hangi memur zamanında ortaya çıktığı araştırılmış. Bu arada bir de yangın çıkmış ama çok ilerlemeden bastırılmış.
Paşabahçeli dostlarıma ve çocukluk arkadaşlarıma selam ve saygılarımla… 

Bu makale 88 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ