Bugun...
29-05-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Pîrî Reis (Komutanlık yönü)

   Pîrî Reis’in “Bilim adamlığı yönü”nü inceliyoruz. Bu yazıda sizlere onun komutanlık yönünü sunmaya çalışacağım. Muhiddin Pîrî’nin çocukluk dönemi hakkında sunacağım kısa bilginin hatırlamamıza yardımcı olacağını düşünüyorum. 
  
  Gemi kaptanlığına hazırlık; 
    Baba Hacı Mehmet, Karamanlı bir ailenin reisidir. Aile, Fatih döneminde İstanbul’a göç eder, bir süre sonra Gelibolu’ya yerleşir. Gelibolu’ya göç eden ailenin muhtemelen 1465-1470 yılları arasında bir oğulları olur. Adını Muhiddin Pîrî koyarlar. Amca Kemal Reis, Akdeniz’de fırtınalar estiren, korsanları bezdiren bir denizcidir.
    Geleceğin ünlü denizcisi küçük Pîrî,  limanda gördüğü Ceneviz teknelerini, yelken ve kürek biçimlerini kalın ağaç dallarını oymak suretiyle ahşap modeller oluşturur. Fenerler, komutlar ve haberleşme araçları ilgisini çeken diğer konulardır.   
    İspanyolların 1486’da Emevî Müslümanlarını Endülüs’ten çıkarmak için baskı ve şiddet uygulamaya kalkışmaları amca ve yeğenin bir filoyla İspanyol sahillerine gitmelerine neden olur. Muhiddin Pîrî seyir kâtibidir.  Bu faaliyet onu gemi kaptanlığına hazırlar. 
    Muharebe teknik ve taktikleri; 
    Fatih’in son zamanlarına isabet eden Pîrî Reis’in çocukluk dönemi, aynı zamanda onun ‘deniz alâkası’nın başladığı yıllardır. Kemal Reis’in yanında ve korsanlarla mücadele şeklindeki çatışmalarda öncelikle dövüşme sanatını ve gemilerin manevra tekniklerini öğrenir.  
    İhtiyatlı davranmayı daima göz önünde bulunduran Pîrî Reis, keşif ve devriye hizmetlerinde rüzgâr gücünden ve yelkenden azami istifade etmeye önem vermiştir. Buna rağmen kesin sonuçlu taarruz muharebelerinde akıntı ve rüzgârların yön ve hız değişikliğinin yaratabileceği, muharebenin başarısızlıkla sonuçlanabileceği ihtimaline karşılık çekdiri (forsalı-kürekli) cinsi tekneleri tercih etmiştir. 
    Bu teknelerin ağaçları Karadeniz kıyılarından getirtilmiş. Hatta 1709 yılında Gederos’tan sal yapılarak Tersane-i Amire’ye gönderilen kalyon direklerinin tesviyesinin nasıl yapılacağı konusunda Pîrî Reis tarafından yazılmış istidalardan istifade edildiğine dair kayıtlar vardır. 
    Kıyıya asker çıkarma öncesinde gemiler hat düzenine geçiriliyor, toplar sahili döverken tabl ve nakkare çalınıyor. Mehterin düşman üzerinde yarattığı moral sarsıntısı esnasında gemilerin arkasından filikalara binen askerler top ateşi desteğinde sahile çıkarılıyorlar, her çıkarma grubunun arkasından küçük teknelerle lojistik destek unsurları da gönderiliyor. 
    Düşman filosunda yangın çıkarmak düşüncesiyle Osmanlı donanmasının taarruz grubundaki gemilerinde gülle ve barutla birlikte mutlaka yağlı paçavralar da bulunduruluyor. Yakılan paçavralar oklarla fırlatılarak düşman gemisinde yangın çıkarılıyor. Muharebeye tutuşmuş filodaki Osmanlı gemilerinden birinde yangın çıkar da muharebe dışı kalmış gemiyi terk etmek gerekirse gemi düşman filosu üzerine yönlendiriyor ve yangının bulaşması sağlanıyor.
    Eldeki haritalara konan işaret ve dip notlarından adalara yapılacak taarruzun öncesinde suyun derinliğinin tespit edildiğini, kıyı tahkimatının cins ve yerlerinin belirlendiğini, düşmanın elindeki harp silah ve vasıtalarının araştırıldığını anlıyoruz. Bu savunma sistemi karşısında Osmanlı filosunun duracağı taarruz hattı ve uygulayacağı taktiklerin basit çizimlerle adeta bir manevra planına dönüştürüldüğünü söylemek mümkündür.
    Deniz muharebelerini resmeden tabloları incelediğimizde iki veya daha fazla Osmanlı gemisinin yakaladığı düşman gemisini kıskaca aldığını görüyoruz. Biri çaprazlama geçerken diğeri yandan dik olacak şekilde vuruyor. 
    Özellikle çekilme hareketleri bir filo tarafından uygulanmamıştır. Daha ziyade sıkı muharebeye tutuşmuş bir iki kadırganın bu durumdan sıyrılmasını sağlamak, düşmanın ateş menzilinden çıkabilmesini ve örtü olabilecek küçük ada ve adacıkların gerisinde mevzilenmesini sağlamak şeklinde uygulanmıştır. 
    Gece muharebelerinde çekilme söz konusu olursa gemi fenerleri söndürülüyor. Amirallik fenerinin söndürülmesi ise büyük şerefsizlik addediliyor. Preveze deniz savaşında Andrea Dorya amirallik fenerini söndürmüştür.  
 
   Strateji oluşturulması;
    II. Bayezid’in Türk korsan reislerini devlet idaresi altında toplaması üzerine engin tecrübelere sahip olan Pîrî Reis, Osmanlı deniz gücünün ‘taarruza yönelik strateji’  oluşturmasına katkı sağlamıştır.
    Bu büyük denizcinin yaşadığı dönem, Osmanlı İmparatorluğu’nun ‘Yükseliş devri’ yani toprak kazanımı ve adaların ele geçirilmesi dönemidir. Diğer bir ifadeyle Fatih, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî Sultan Süleyman gibi mareşallikle sıfatlandırılan cihan padişahları dönemidir.  Bu nedenle taarruzî harekâta yönelik strateji öne çıkmıştır. 
    Ege adaları üzerine yapılan sefer, deniz muharebe ve çıkarma operasyonları, Osmanlı Devleti’nin ‘açık deniz siyasetinin oluşmasında ve deniz alâka ve menfaatlerinin korunmasında’ temel teşkil etmiştir. 
    Sonuç;
    Pîrî Reis, her olayı yazmasıyla ve muharebe sırasında dahi kıyıların durumunu ve gözlemlerini tasvir etmesiyle bir seyyah gibi görülebilir. Nil Nehri’nin kıyılarını pusula ile nasıl dolaştığını anlatması, onun coğrafya bilgisi yanında ileri derecede harita ve pusulaya olan vukufiyetini de göstermektedir.
    Deniz seferlerinin ihtiyarlattığı Osmanlı Donanmasının değerli bilim adamı ve komutanı/ amirali, eserlerini Kanunî Sultan Süleyman’a Pargalı İbrahim Paşa takdim etmiş ve tanınmasını sağlamıştır. Talihin kötü bir cilvesi olarak Pargalı’nın akıbetine uğramış, kıskançlık ve yaranma duygusuyla 80 yaşının üzerinde başı vurulmak suretiyle idam edilmiştir.
    

 

Bu makale 174 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ