Bugun...
27-05-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Siyasi denge hesapları ve PKK

1984 yılında ilk tüfeğin patlamasıyla PKK’nın adı öne çıkmıştı. İran-Irak Savaşı, sırasında Saddam ordusunun Irak’taki Kürt varlığı üzerine yaptığı baskılar bağımsız bir Kürdistan fikrini ateşlemiştir. 
Körfez Harekâtı, PKK terör örgütünün Türkiye’nin güneydoğu sınırlarının dışında yuvalanmasına ve ABD kuvvetleri tarafından korunmasına yol açmıştır. Dolayısıyla ilk destek müttefikimiz ABD tarafından verilmiştir. II. Körfez Harekâtı ise PKK’nın dış dünyaya açılmasına ve daha çok devlet tarafından dikkate alınmasına yol açmıştır.
Desteklemekten amaç, öncelikle gizlilik içerisinde silah ve mühimmat satışı yaparak menfaat temini, Orta Doğu’da siyasi denge hesapları ve muhasım davranış olarak sezilen olaylara karşı eylem ve eylem birliği yapmaktır.

Dış destekte ortak özellikler
Dış desteği sağlayan devlet ve kuruluşlar, kamuoyu önünde güç duruma düşmemek ve hukukun karşısında sıkıntı yaşamamak için genellikle silah, mühimmat ve lojistik desteği el altından sağlamaktadırlar. Özellikle silahların seri numaralarını ve mühimmatın kafile numaralarını gizlemektedirler.
Bazı ülkeler, teslimatı üçüncü elden yapmaktadır. Nakliyede kargo uçakları, helikopter ve gemiler kullanılmıştır. Uygulama halen de bu şekildedir. ABD’nin yıllarca süren bir desteği söz konusudur. ABD’li askerler, geceleri helikopterle büyük balyalar halinde silah ve mühimmatı PKK kontrolündeki topraklara atmıştır. Militanları siyasi eğitime almış, el bombaları ve tabancalarla desteklemiştir.  
PKK flamalarıyla, kol şeritleriyle ve onlarla resimler çektirmek suretiyle sağladıkları desteği adeta burnumuza sokarcasına göstermiş ve halen de göstermektedirler...  

Rusya
Rusya, çoğunlukla Sam füzelerini, RPG roketatarlarını, 60 milimetrelik havan ve mermilerini, uzaktan kumandalı mayınları, gece görüş dürbünlerini ve Kalaşnikof marka silahları PKK’ya satan Rusya önemli bir kaynak olarak görülmektedir. 
Kalaşnikof marka tüfeklerin yüzde 70’lik bölümüne yakınını, Kanas tüfeklerin % 50’lik bölümünü Rusya karşılamaktadır. Mayınların temini konusunda ikinci sıraya oturmuştur. 
Suriye topraklarında deniz ve hava üsleri edinen Rusya, bu silahların terör örgüt/lerine sevkinde daha rahat hareket edebilme imkânını bulmuştur. Yarın Türkiye ile ilişkileri bozulduğunda bu faaliyetleri sürdüreceği ve PKK’ya önemli ölçüde destek sağlayacağı kesindir. Kaldı ki, PKK’nın Moskova’daki bürosunu dahi kapattırmamıştır.
Çin de ABD ve İtalya gibi silahların seri numaralarını silerek PKK’ya vermiştir. Rusya’dan sonra Kalaşnikof teminatında ikinci sırayı işgal etmiştir.

İngiltere/Almanya
İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri, kargo uçaklarıyla PKK’ya roketatar ve roket teslim etmiştir. Almanya kod numaralarını ordu envanterinin dışında tutarak PKK’ya füze göndermiş, İtalya mayınlar konusunda Türkiye tarafından uyarılmış bir ülkedir. Ayrıca Almanya PKK’lı teröristlere siyasi eğitim de vermiştir.

Diğer ülkeler
PKK terör örgütüne önemli oranda silah ve mühimmat temin eden bu ülkelerin dışında İsrail, İspanya, Suriye, Irak, Ermenistan, Hollanda, Belçika, İsviçre, Yunanistan, Danimarka ve tabii ki Fransa destek sağlamışlardır.
İsrail ile ilişkilerin gergin olduğu şu dönemde İsrail’in PKK’ya sağlayacağı desteği her konuya yayacağı beklenmelidir. 

Mısır’ın PKK ile ilişkisi
Timetürk’ün haberine göre; Türkiye’nin desteklediği Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) eski başkanlarından Ahmed Carba’nın liderliğinde; Mısır, BAE ve ABD desteği ile kurulan “Suriye'nin Geleceği Akımı” adlı oluşum, Kuzey Irak ve Haseke’deki Arapları PKK saflarında savaştırmak için ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) adı altında bir araya getirmişti.
ÖSO’nun Rakka operasyonunda PKK’ya destek vermesi, Ayn el Arap’ta (Kobani) ÖSO adı altındaki paralı askerlerin PKK’ya destek vermesine benzetilmişti. Türkiye aleyhinde ABD ve PYD eliyle bir komploya dönüşen Ayn el Arap konjonktürünün Mısır, BAE ve ABD'nin PKK'yı Suriye kuzeyinde özerk devlete kavuşturmak için yinelendiğini akıllara getirmişti. 
2016 Şubat ayının başında Mısır’ın başkenti Kahire’de “Suriye’nin Geleceği Akımı” adında SMDK’ye alternatif bir toplantı yapılmasına BAE, Mısır, Suudi Arabistan ve ABD destek vermişti. 
Türkiye, Mısır gibi bir ülkeyle ipleri koparmış ve Mısır’ı da karşısına almıştır. Bu durumda Mısır’ın, diğer ülkeler gibi PKK’ya destek vermesi beklenmeyen bir durum olabilir mi?

 

Bu makale 125 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ