Bugun...
08-01-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Terör biter mi?

Uranyum zenginleştirme programını uygulamakta ısrar eden İran’ın bölgesel camiada yalnız kalmasına çalışan ABD, Suriye’de prestij kaybı yaşamış, Kudüs konusunda ise Batı camiasından ve Arap âleminden beklediği desteği bulamamış ve adeta hezimete uğramıştır. Suriye olaylarının başlamasından itibaren Esad’ın yanında yer alan İran, Rusya ve Çin bölgedeki ABD politikalarına karşı çıkmışlardır. 

ABD-İran zıtlaşması
ABD, PKK terörünün başladığı 1984 yılından beri Türkiye’nin yanında yer aldığını söylüyor, istihbarat elde edilmesine katkı sağladığı izlenimini vermeye çalışıyordu. ABD’nin, nükleer programını geliştirmeye çalışan İran üzerinde sıkı denetim sağlamaya çalışması hem de Doğu Anadolu’da Kürecik radar tesislerini kurma ve işletmesi İran’ı yeni dostlar aramaya itiyor ve son derece tedirgin ediyordu. 
Rusya, İran’a arka çıktı. Rusya Federasyonu ve Çin’in destek verdiği İran, Körfez’deki ABD donanmasına karşı tehditkâr davranışlar göstermek suretiyle tansiyonu yeniden yükseltmişti.    Bu durumdan cesaret alan İran, Türkiye’ye verdiği doğalgazı kesmek suretiyle Türkiye’ye karşı avantaj sağlamaya çalıştı. Ortaya çıkan tepkilerin ve yapılan görüşmelerin sonunda suçu Türkmenistan üzerine atarak bir hafta sonra tekrar vereceğini belirtmişti. 

PKK tehdidinin azaltılması
Türkiye’nin büyük masraf ve gayretlerle önlemeye çalıştığı PKK terör eylemleri, kırsal kesimde hızlı bir şekilde düşüş göstermiş, kentsel alanda ise yok denecek noktaya gelmiştir.  Güvenlik kuvvetlerimiz bunları teker teker ele geçirerek adalete teslim etmiş ve etmektedir de.
Terör örgütünün uyuşturucu ticaretinden ve silah ve mermi kaçakçılığından elde ettiği gelirler kesilmiş olup Irak’ın kuzeyindeki iletişim ve sağlık tesisleriyle mühimmat depoları yerle bir edilmiştir. Örgüt, yaslandığı bazı AB ülkelerinden de yeteri kadar destek görmemeye başlamıştır. 
Dağ kadrosu için yurt içinden eleman temin edemez duruma gelmiş olan PKK terör örgütü, bir ara Barzani’nin havalanmasıyla gövde gösterisine girmiş; ancak sevinci kursağında kalmıştı. 

Destekçiler
Siyasi platformda PKK’yı hâlâ terör örgütü olarak kabul edemeyen gruplar, birtakım demeçler vermekte ve kendilerini Kürt halkının temsilcisi olarak göstermeye çalışmaktadırlar. Gerek Güneydoğu Anadolu bölgemizde gerekse güney sınırlarımızın ötesinde insanlarımız hayatlarını kaybederlerken Belediye Başkanları şehrin belediye hizmetlerini yerine getirmemekte, denetleme yapmamaktaydı. Efece davranışlar ve hoyratça sarf edilen sözlerle halka hizmet ettiklerini söylüyorlardı.
Çeşitli yöntemlerle kandırılarak teröre itilen gencecik çocuklarımız, sıfırın altında 20-25 derecelerde yeterli gıda alamıyor, sırtında kaputu, ayağında çorabı olmaksızın ince tabanlı pabuçlarla dağlarda dolaşmaya itiliyordu. Bu çocuklar askerlere yakalanmak endişesiyle ateş yakamıyor, mağara kovuklarında jeneratör çalıştıramıyor ve kısa süreli de olsa ısınamıyorlardı. 
Siyasi söylemlerle politika yaptıklarını sanan gruplar, en güzel çağlarını kar ve buzun içinde geçiren bu gençlerin yıllar sonra dolaşım sistemlerinde problemler yaşayacaklarını, böbrek rahatsızlıkları çekeceklerini ve bazı romatizmal hastalıklara yakalanacaklarını düşünemiyorlar mıydı? Bu nasıl vicdandı? 
Oysa hiçbir şey terör örgütü liderlerinin umurunda bile değildi. Suriye’de ise yan kolu olarak PYD’yi oluşturmuştu. Örgüt liderleri telsizlerle talimat veriyor, kara paraları cebe indiriyorlardı. Ölen ölür kalan sağlarla mücadeleye devam edilir, felsefesine bağlıydılar. 
Ana baba sevgisi nedir görmemiş, aile hayatı olmamış, insanlıktan nasibini almamış kişiler! Artık biraz vicdanınızın sesini dinleyin ve çekin o kirli ellerinizi bu çocukların yakasından! Yoksa kullandıkları silahları bir gün size çevirecekler.

Devletin yaptıkları
Devlet, yapması gerekenleri yapmıştır. Bazı hatalı sapmalar da olmuştur. Örgütün kendisine sağlanan imkânları değerlendirmesi, silahlarını teslim etmesi gerekirdi. Devlet kendilerine her türlü kolaylığı sağlayacağı teminatını da vermişti. Uyuşturucu aldıktan sonra katlettikleri masum insanların acıklı halleri resimlerle filmlerle kendilerine gösterilse çok üzüleceklerine de inanıyordum. 
Şimdi ise, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyine her gün yüzlerce kamyon ve TIR’la silah sevk edilmektedir. Sahnede yine müttefikimiz ve dostumuz ABD vardır. 2018 yılı içinde de terörün biteceğini düşünmek biraz aptalca olacaktır. Olayları sadece PKK, PYD veya FETÖ marifeti olarak görmemek gerekir. Yabancı istihbarat örgütlerinin büyük ölçüde destek sağladığını göz ardı etmemek gerekir. 

Bu makale 240 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ