Bugun...
03-01-2018
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU

Yılbaşı gecesi ve sabahından örnekler

Gece yarısından sonra sabaha karşı özellikle gençlik yıllarımda sıkça gittiğim Çiçek Pasajı’na giriyorum… Buraya son yıllarda yeni yetmeler, gösteriş budalaları, şişeyle güreşenler gelmeye başlamıştı. Dili yandan sarkan, zırt pırt lavaboya giden, tarih bilgisinin eksikliğine aldırmadan kulaktan dolma şeyleri anlatmaya çalışan… Nice insan var böyle, kendisini olduğundan farklı göstermeye çalışan…
Bir tanıdık sima beni masasına davet etti. Tanışma faslından sonra 15-20 dakika kadar oturmak zorunda kaldım. İkramda bulunmak istediler, bir yere yetişmem gerektiğini belirterek teşekkür ettim. 
Masadaki mezeler zengin ama uyumsuz türdendi.  İlk dakikadaki teşhisim, masadakilerin de birbirleriyle ve bu dem bağıyla uyumsuz olacağı yönündeydi. Öyle de çıktı. Sohbetin liderliğine soyunduğu anlaşılan kişi, içki içmenin aslında günah olduğunu ve öbür tarafta hesap verme durumuna düşeceklerini anlatıyordu. Masadakilerden birisi fıkra anlatmaya başladı.
Cennet ve cehennem yan yana getirilmiş. Bu iki tarafa gönderilen kişiler birbirlerinin halini görmek için köprü yapıp karşı tarafa geçmeyi düşünmüşler. Kendilerine müsaade edilmiş ve köprü yapımı hızla başlamış. Cehennem tarafı köprüyü yarıya kadar yapmasına rağmen cennet tarafı hâlâ başlayamamış. Sebebini sormuşlar:

    ---Bizde müteahhit bulunmaz ki, demişler.
İşin garip yanı, anlatan kişi karşısında oturan kişinin ekibinde çalışıyor. Buna “Yediği kaba s.çmak” mı denir, “besle kargayı oysun gözünü” demek mi?  Eee, boşuna dememişler, kişinin gerçek yüzü alkol sofrasında belli olur diye!
***               ***          ***
Yılbaşı gecesi bitmiş, eğlendiklerini sananların sundukları eğlenceler başlamıştı. Yerlere yatmış, kusmuk denizinden kurtulmaya çalışana:
    ---Gel sana yardım edeyim.
    ---Gölge etme başka ihsan istemem…
***             ***            ***
Kanka, kanki…  Konuşmalarının içine bolca serpiştirdiği bu kelimeleri kullanan 16-17 yaşındaki sarhoş kızlara yöneldim. 

    ---Afedersiniz, “kanka” ne demek?
    ---Bu saatte sana anlatamam bunu amca…
***             ***                ***
İki sarhoş grup kapışmak üzere… İyice yaklaştım ve izlemeye başladım. Ayakta durmaya halleri olmayan bu gençlerden biri diğer gruptan birine bağırıyor.

    ---Sen bana niye yan baktın?
    ---Abi valla billâ yan bakmadım. Direk (direkt olacak) baktım sana…
***          ***              ***
Beyoğlu’nun ara sokaklarında yürüyorum. Aslında bu saatlerde tek başına yürümek biraz tehlikeli ama başka türlü de duymak istedikleriniz duyamazsınız.

    ---Senin ananı, avradını…
    ---Sen benim anamı nerden tanıysan ha?
***            ***           ***
Şurada beş kişi sebilhane bardağı gibi dizilmiş oturuyor. Ellerinde bira kutuları… Belli ki son cilâlamayı yapıyorlar. Gelene geçene de asılıp “Abi/abla, sadece bir lira var mı?” diye soruyorlar.  Onlara yöneldim, niyetim bir avuç madeni para vermekti. Selam verdim. Birisi ayağa kalkarak yanıma geldi, koluma girdi. Beni gruba takdim etti.
    ---Kalkın lan ayağa, baba geldi.  Liderin komutuyla ayağa kalkan herkes beni kendi yanına buyur etmeye başladı. Bir avuç bozuk parayı lider konumundaki sakallı gence verdim. İtibarım bir anda iki kat arttı.  Önümüzden geçen yaşlı takım elbiseli yanında belki de eşi olan beye gruptan birisi seslendi.
    ---Beybaba, at şuraya bi’çorba parası da içimiz ısınsın! Kıyafeti oldukça zengin görünen bey pinti çıktı. Bir lirayı uzatınca,
    ---Baba senin tavrın ‘Suyu çekilmiş değirmen’e benziyor. Sizlere yaşadığım bu güzel anları anlatırken ben de nasibimi aldım. Tanıdıklardan biri yanıma sokuldu. 
    ---Abi sen de mi? Dikkat et yalnız. İtle yatan bitle kalkar. Seni çömlek kırıntısı herif seni! Şimdi sana bu lâfın karşılığını ödettireceğim: 
   ---İstersen bu sözü onlara da duyuralım. Sen mi söylemek istersin ben mi söyleyim?  
    ---Abi sana da lâf söylenmiyor. Hadi eyvallah, ben gidiyorum. 
Efendim, sizlere iyi yıllar diliyorum. Toplumumuzun ruh sağlığının düzelmesi için dua ediyorum. Yüce Yaradan tüm insanlığa huzur ve esenlik versin!

Bu makale 605 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ