Bugun...
12-07-2017
GÜLŞAH YILDIZ

GÜLŞAH YILDIZ

Aldırma Sinop Aldırma

Sinop, özellikle gitmiyor iseniz Karadeniz’den geçerken görebileceğiniz bir şehir değil. Geçtiğimiz günlerde ilk defa Sinop’ta bulundum. Gitmeden evvel gidip görülecek yerlerin küçük bir listesini yapmıştım. Bunların başında da elbette Sinop Cezaevi geliyordu. En çok merak ettiğim yer olmasına rağmen en son oraya gidebildim. Sinop’un şehir olarak ciddi sorunları var. Modern bir şehir olmaktan epey uzak olduğu açık ve net ortada. Ancak beni en çok hayal kırıklığına uğratan yer filmlere set olan Sinop Cezaevi oldu.
Merakla ve heyecanla kapısından girdiğim bu yer ülkemizin değerlere sahip çıkma konusunda ne kadar zayıf olduğunu düşündürerek çıkmama sebep oldu. Sebebi aslında çok basit. Tüm cezaevinin duvarları yazılarla dolu. Her yer kazınmış tarihten hiç iz bırakılmamış. Her ziyaret eden kendi izini bırakmak istemiş. Duvarlar ‘’Ahmet kalp Ayşe’’ gibi yazılarla dolup taşmış. Görüntü kirliliği hat safhalarda. Halen de bu durumu kontrol altına almak için en ufak bir çaba sarf edilmiyor. Hali hazırda cezaevini gezerken 20 yaşlarında bir genç kız anahtarıyla duvara bir şeyler kazıyordu. Bu manzara her şeyi açıklamıyor mu zaten? Halkımızın verdiği zarara artı olarak yetkililerin de yetersiz olduğunu gördüm. Cezaevinin hemen hemen hiçbir yerinde şu oda bu amaçla kullanılmıştır gibi bir ibare yoktu. Çoğu yerin ne olduğunu dahi anlamadım. Bir adet film seti bir de Sabahattin Ali’nin hapis yattığı koğuş ilgimi çekti diyebilirim. Daha doğrusu ne olduğunu anlamakta zorluk çekmediğim ender 2 noktaydı. 
Bu ziyarette karşılaştığım olumsuzlukların yanı sıra hiç bilmediğim birkaç tarihi gerçeği de öğrenmiş oldum. 4000 yıl önce bölgede hüküm süren Gaskalıların yaptığı bir hapishanedir. 1214’te Selçukluların burayı ele geçirmesiyle bir tersane ve liman haline geliyor. Yeni burçlar inşaa edilerek büyütüldü. Anadolu’nun Alcatraz’ı haline gelmesi Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine tekabül ediyor. Birçok ünlü kişiyi ağırlayan bu cezaevi 1999 yılından beri müze olarak halka açılmıştır. Sanıyorum ki o günden beri duvarlar dolup taşmış. Bugüne kadar bu durumdan rahatsızlık duyup bir şekilde sesini duyurmaya çalışan ilk insan olmadığımı umuyorum. Umarım bu sitem artık bir şeyler yapmalıyız dedirtir. 
Birkaç sene önce Rusya’ya gitmiştim. Değil bir tarihi eserin üstünü kazıyıp isim yazmak, yanlışlıkla kolunuzla bile temas ettiğinizde yetkililer sizi sertçe uyarıyor. Kazara bir temas da dahi küçük bir alarmı harekete geçiriyor. Israrla buna sebep olursanız oradan kovulmanız bile söz konusu olabilir. Bizim de ülkece bu bilince varacağımız günler de olacaktır elbet.

Bu makale 1216 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ