Bugun...
28-02-2018
GÜLŞAH YILDIZ

GÜLŞAH YILDIZ

Mutluluk keşiflerim

Pandaların mutlulukla bir alakası olmalı. Puantiyelerin ve pöti karelerin de öyle. Bazı şeylerin görsel hafızamıza ciddi anlamda tesir ettiğini düşünüyorum. Mini mini kareli kırmızı örtü serilmiş masada daha keyifli ve pozitif sohbet ettiğimi düşünüyorum. Panda resimli bir kazak günümün iyi geçmesini sağlayabilir. Oysa ki şirin görüntüsünün aksine oldukça tehlikeli olabileceği gerçeğine rağmen. Bu gibi imgeler son derece görecelidir elbette ama pek çoğunun genele hitap ettiği kanaatindeyim. Herkesin kişisel geçmişi bu gibi şeyleri belirlemede etken bir rol oynar. Sadece görsel değil pek tabii ki. Kokular da öyle. Deneyimlediğiniz kokular çoğu kez bir anıyı veya hissi canlandırır. Benim bünyemde olumsuz olanlar ağırlık olarak korkuyla ilgili. Genel olarak ise mutlu anların kokusunu kaydediyor beynim. İşitsel açıdan durum biraz daha detaylı. Çok üzgün bir anımda dinlendiğim melankolik bir şarkı yıllar sonra kulağıma geldiğinde bana tebessüm ettiriyor. Belki de hala o şeye üzülüyor olmadığım içindir, bilemiyorum. Evet, o gün neye üzüldüğümü bana çok net hatırlatıyor. Ama beni üzmüyor. Aksine gülümsüyorum. Bu da yine son derece öznel bir tespit. Aynı durum kimi insanı negatif yönde de etkileyebilir. Benim üzüntüyle mücadele eden yönüm oldukça güçlü diye düşünüyorum. Üzüntümü dibine kadar yaşamaktan hiç çekinmem. Ağlamak beni çok rahatlatır. Ama uzun yaslar tutup karalar bağlayamıyorum. Bahsettiğim şey ruh halimi maskeleyip iyi görünmeye çalışmak değil. Gerçekten depresif modda kalamıyorum. Gülümsemeden duramıyorum. O kadar alakasız ve birçoklarına göre saçma olan mutluluk sebebim var ki; bahçedeki misket limonu ağacı bile aşırı mutlu bir şey benim için. Fırın sütlaç da çok mutlu bir şey mesela. Ne sütlaç severim ne de fırınlanmışını. 

Ajandaları çok severim. Yılbaşından hemen önce bir ajanda geçse elime hemen yazıp çizmeye başlarım. Sanırım gelen yeni yıl için hem çok umutlu ve heyecanlıyım. Çiçeklerden yasemin beni tek başına mutlu etmeye yeter. Bir yasemin çayı her şeyi halledebilir. Bana migren atakları geçirten kahve en sevdiğim şey olabilir. Tahtakale’deki kahvecinin önünden geçip de beynimdeki mutluluk kısmının sinyal vermemesi mümkün değil. Migren ağrısı çekenler bilir hiç de normal ağrıya benzemez adamı süründürür. Yine de kahveye olan aşkıma mani değil. Bazen ağrının beni yakalayacağını bile bile içerim. Demek ki sevdiğimiz şeyler her zaman bize iyi gelen şeyler değil. Bunun gibi bana iyi gelen gelmeyen bir çok mutluluk kaynağım var. Bunlar nasıl oluştu ne zaman oluştu bilmiyorum. 

Son derece kişisel bir anımı paylaşmak isterim. Okuduğum liseye hiç severek gitmiyordum. Kazanarak gittiğim için de oradan ayrılmadım. Hele ki 1. sınıf benim için en zor yıldı. 2005-2006 eğitim öğretim yılı.. O tarihlerde bir şarkı keşfettim: ‘’Kıraç-Çeşminaz’’. Aman Allah’ım dünyanın en güzel şarkısı oldu benim için. Amatör ama samimi klibindeki hikaye, şarkının o sözleri.. O kadar çok dinledim ki anlatamam. Sonra dinlemeyi bıraktım. Eskimesin kulağımda, öylece dursun istedim. Şarkıyı ilk keşfettiğimde 1000 kere dinlemişimdir. Ama sonra yılda 1 kere dinledim. Ve sene 2017, 14 Mayıs tarihinde gelin odasına gelip pasta kesme şarkısı sordular. Tereddütsüz ‘’ Kıraç-Çeşminaz’’ dedim. Planlanmış bir şey değildi. Dinlemeye kıyamadığım o en sevdiğim şarkı için daha iyi bir zaman olamazdı sanırım. Hayatımın en sevmediğim günlerinde keşfettiğim benim için mutluluğun şarkısı olan Çeşminaz en mutlu günümde çıkageldi. Pandalar, puantiyeler, Çeşminaz ve daha mutlu olunacak yüzlerce şey var bu hayata dair. Dikkat! en mutsuz anınızda keşfedebilirsiniz.

Bu makale 504 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ