Bugun...
30-08-2017
GÜLŞAH YILDIZ

GÜLŞAH YILDIZ

Kardeşim sattı beni…

Kadir Mısıroğlu kitaplarını çok sevdiğimi beni tanıyan hemen hemen herkes bilir.. Mısıroğlu’nun kitapları okuyup bitirip kenara koyulan türden kitaplar değildir. Bir ders kitabı gibi, ansiklopedi gibi tekrar tekrar karıştırmanız gerekir. Her cümlesi belgeli bir şekilde bir gerçeği ispatlar nitelikte. Bu yüzden her açtığınızda bir öncekinde hatırınızda kalmayan bir bilgi girer belleğinize. Şu sıralar ‘’Moskof Mezalimi’’ isimli kitabını yeniden elime aldım Moskof Mezalim’i Rusların tarihte var oluşundan, Türk halklarıyla olan tüm geçmişini özetleyen bir eser. 
Kitapta Moskof Mezaliminin Kısa Bilançosu ve Türkiye’ye Karşı Tarihi Rus Emelleri diye bir bölüm var. Bu bölümde birçok katliamdan kalan fotoğrafta var. Ama beni o cansız beden resimlerinden daha çok etkileyen bir hadise var ki; O da Boraltan Köprüsü. İkinci Dünya Savaşı’ndaki Alman-Rus mücadelesinde bir çok Rus esiri millet, Almanların galip gelmesi ihtimalini umarak esaretten kurtulmayı umut etmişlerdi. Bu ihtimal gerçekleşmediği için Ruslar idaresi altındaki milletleri Alman taraftarlığından sebep cezalandırmayı ihmal etmemiştir. Zulümlerden kaçan 417 azeri kardeşimiz Türkiye’ye sığınmıştı. Siyasi suçlu niteliğindeki bu Azerilerin derhal iadesi istendi. Önce iade etmeme kararı çıktı. Ardından İsmet İnönü iade etme kararı aldı. Bu kararı duyan mülteciler ‘’ Bizi siz öldürün, Moskof’a teslim etmeyin!’’ dediyse de nafile. 
Tarihimize bu yüz karasının ekleneceği varmış. Azerileri Ruslara teslim etme hadisesine nezaret eden Türk subayı kararda bir yanlışlık olabileceğini düşünerek kararı tekrar tekrar sorgulatmıştır. Yapacak hiçbir şeyi kalmayan Türk Subayı emri uygular ve gözleri önünde 417 soydaşı kurşuna dizilir. Bu subayın intihar ettiği iddia edilir. 
Rusya ile yakınlaşmaları ve Komünizme övgülerini bildiğimiz İsmet İnönü  acaba siyasi suçluların iade edilmemesine dair tüm dünyanın mutabık olduğu kaideyi o an için unutmuş muydu?  Bu elim hadisenin ardından Azeriler’ ağıt yakmıştır.
‘’Boraltan bir köprü, aşar geçer arası,
Yuğsan aras suyuyla çıkmaz 
            yüzün karası.
Düşman bekler karşıda, önüne katıı ben,
Can alınan çarşıda, kardeşim sattı beni,
Dönüp seslendim geri, merhametsiz 
            birine,
Beni siz vursaydınız,şu gavurun yerine.’’
Kimine göre savaşmaya mecali olmayan bir Türkiye’nin kimseyle bozuşmaması için gerekli bir hareketti. Gerekçe ne olursa olsun hiçbir zaman tarihimize yakıştıramayacağım, normal kabul edemeyeceğim bir utanç tablosu olarak kalacak benim için. Bir Azeriyle karşılaştığımda ona karşı beni mahcup edecek bir hadise olarak kalacaktır. 
Memlüklerde benim devletim, Gazneliler de, Buhara da memleketim, Rumeli de. Türk coğrafyası o kadar büyük, tarihi o kadar zengin ki; akşam sabah okusak bitmez. Ama ruhum ve vicdanım üzerinde en çok tesiri olan Boraltan Köprüsü hadisesidir. Biz onurlu bir milletiz. Allah bir daha utandırmasın. 

 

Bu makale 256 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ