Bugun...
18-01-2018
GÜLŞAH YILDIZ

GÜLŞAH YILDIZ

Neştersiz Estetik

2000’li yıllarda plastik cerrahi ve estetik dalındaki en önemli gelişim dolgu malzemesidir. Bıçak altına yatmadan büyük değişimler elde edebileceğiniz bir yöntemin yaygınlaşması son derece doğal bir netice. Herkes güzellik uğruna ameliyatın maddi manevi fiziki külfetine katlanamayabilir. Ama minik bir enjektör dolusu dolgu maddesiyle  ciddi farklılıklar elde etmeye birçoğumuz hayır diyemeyiz. Üstelik maddi olarak da ameliyatlara nispetle daha küçük meblağlar olması itibariyle son derece ikna edici. Dolgu maddesinin kalıcı olmaması uzun vadede sürekli yapılmasın durumunda cerrahi müdahalelerden daha pahalıya gelebilir. Ancak her ne kadar geçici dense de vücutta tamamen yok olmuyor. Deneyen biri olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Belli bir miktar kalması da tatmin edici olabilir. 
Sosyal çevremde gözlemlediğim kadarıyla dolgunun en çok kullanıldığı yer dudak, burun, ağız kenarları ve çene. İnce dudaklar hacimleniyor, kemerli burunlar düzleniyor. Geride olan çeneler öne çekiliyor, ağız kenarlarından üzgün ifade siliniyor. Şahsi tecrübem dolgu maddesinin uygulandığı bölgede 6 ay tam performans sergilediği sonrasında azalarak istenilen sonuçtan uzaklaşmış olduğu yönünde. Kişinin kendinde yapacağı değişime karşı tereddütlü olması durumlarında bu çok önemli bir husus. Yeni görüntüsünü beğenmeyebilir. Beğense bile hayatının sonuna kadar o şekilde devam etmek istemeyebilir. Dolgunun bulunduğu yerdeki etkisinin yok olması rahatlatıcı bir unsur. Çeşitli sebeplerden bir çok kişi cerrahi yöntemler yerine dolguyu tercih ediyor. Şimdilerde vücudun muhtelif  yerlerinde kullanılmak üzere daha büyük oranlarda enjekte edilmek suretiyle  farklı dolgu malzemeleri üretilmeye başlandı. Meme büyütme ameliyatları yerini almaya aday çığır açan bir yöntem olabilir. Bacaklardaki çarpık görüntü, istenmeyen boşluklar da aynı yöntemle estetik bir görünüme getirilebiliyor. 
Benim bu konudaki şahsi fikrim bu tarz işlemlerin plastik ve estetik cerrahlar tarafından yapılması gerektiği yönünde. Kendini ‘medikal estetik uzmanı’ diye tanımlayan 6 yıllık tıp eğitimini tamamlamış pratisyen hekimlerin çeşitli sertifikalar alarak estetik alanına yönelmesi beni tedirgin ediyor. Kimseyi gücendirmek istemem. Plastik ve estetik cerrahtan daha başarılı dudak dolgusu yapan uzmanlığı olmayan doktorlar da var. Ama burada mesele şu, kardiyolog olmayan doktor kalp ameliyatı yapmasın misalinden algılanmasını umarım. Ben de sadece bir hasta veya hasta yakını çerçevesinden bir takım tecrübe aktarımı niteliğinde yorum yapabilirim. Yaşasın dolgu, herkes dolgu yaptırsın diye bir şey demiyorum. Bir çok Plastik ve estetik cerrahın yöntemi ve düşünceleri birbirinden farklı olabilir. Mesela tanıdığım bir plastik cerrah hiç bir şekilde buruna dolgu uygulamıyor. Göz altı ışık dolgusuna da aynı şekilde şiddetle karşı çıkıyor. Uzun vadede kötü sonuçlar alınabileceği yönünde kaygıları var. Ama bir çok ünlü ve başarılı cerrah bunu günde en az 10 kişiye uyguluyor.  ‘’Medikal Estetik Uzmanı’’ diye tanımlanan doktorların ise gün boyu sayısız uyguladığı bir şey. Çünkü ameliyat yapabilecek eğitimleri yok. Bu yüzden hastanın burnunu düzeltebileceği tek yöntem dolgu.
Dolgu malzemesi her ne kadar kolay ve hızlı bir çözümle hayatımıza girse de cerrah olmayan estetikçilerin ekmeğine yağ sürdüğü bir gerçek. Bireysel anlamda bilinçlenerek, seçici davranarak bir önlem alabiliriz. İşi ehline bırakmak gerekir.

 

Bu makale 195 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ