Bugun...
24-02-2018
GÜLŞAH YILDIZ

GÜLŞAH YILDIZ

Yabancı Diller

Artık  İngilizce bilmek marifet değil. İleri düzeyde bilmenin de pek bir ayırt ediciliği yok. İkinci dil varsa makbule geçmeye başlıyor. Küçük yaşlardan itibaren İngilizce dersi gördüm. Üniversitede de bölümüm İngilizceydi. Sunumlarımı İngilizce yaptım. Ödevleri İngilizce hazırladım. Şimdide kelime bilgimin ekseninde oldukça rahat konuşabiliyorum. Dikkat edersem o anlık aksansızda konuşabilirim. Eğer karşımdaki anadili İngilizce olan biriyse anlamamam mümkün değil. Hiç bir zaman İngilizceyle bir sorunum olmadı. Bir çok çocuğun İngilizceye olan nefreti matematiğe olanla paralel giderken benim hiç bir problemim yoktu.  Liseye geçtiğimde İngilizce düzeyi bir anda sıfıra düştü. Çünkü bilen bilemeyen karışık bir popülasyon olduğundan sil baştan başlandı. Daha sonra buna Almancayla tanışınca dünyam yıkıldı. İngilizceyle başı dertte olanları o an anladım. Üstelik Almanca 2 dersken İngilizcenin ders saati çok fazlaydı. Kaçmak kaytarmak mümkün değil. Asla öğrenemediğim ve sevemediğim Almancayı fazla zorlamadım. Bende kendime yeni bir eğlence buldum. İtalyanca. İnternet kullanımına doyamadığım zamanlardı. En büyük eğlencem internetten bir şeyler aramaktı. İtalyanca internet araştırmalarımın başrolü oldu. Kendim bazı kalıpları ezberleyerek öğrendim. Melodiğine kulağımı ve dilimi adapte ettim. İtalyanca şarkılar dinlemeye başladım. İtalyanca konuşabileceğim internet arkadaşları edindim. Kısa bir süre sonra da yazın İtalyanca kursuna gittim. Çok bir ilerleme kaydedememiştim aslında. Sadece İtalyancaya bir tık aşina oldum. O kursu sanırım tamamlamadım. Bir sertifika aldığımı hatırlamıyorum. Daha sonra bu başlangıç seviyesindeki İtalyancama güvenerek üniversitede yüksek puanla geçmeyi ümit ettiğim İtalyancaya giriş dersini aldım. Nitekim de pek zorlanmadan dersi verdim. Bu esnada fark ettim ki çok kolay geri gelecek gibi. Lise yıllarımda İspanyolca ile de kısa bir flörtüm olmuştu. Aradaki benzerliği çözdüğümde neden 3 dil olmasın diye heveslenmiştim. Konuşulanı pek anlamasam da yazılı İspanyolcayı ortak kelimeler ve ezber bilgilerimle bir lokmacık anlıyorum. Metinden metine değişir tabi. Ben dillerle uğraşmayı hep sevdim sanırım. Yaptığım şey dil öğrenip ustaca hakim olmak değildi belki ama benim için çok iyi bir genel kültür oldu. Bu alanda epey bir fikrim gelişti. Almancadan hoşlanmadığım için girdiğim ikinci dil arayışı beni oldukça beynelmilel bir duruma itti. Aynı zamanda bir Yunanca aydınlanması yaşadım. Tek kelime yunanca bilmem. Harfini tanımam. Ama melodisini çok severim. Yunanca şarkılar dinlerken birkaç sefer dinlediğim yunanca şarkıyı kolayca ezberleyebildiğimi fark ettim. Acaba genetik bir yatkınlık mı var diye düşünmedim değil. Babam Manisalı. Ailesindeki büyük büyük büyük ninesinin yunan kızı olma ihtimali bana yunanca söyletir mi bilmiyorum. İngilizceyle oldukça fazla ortak paydası olmasına rağmen tek kelime Almanca konuşamayışıma mı yoksa Yunancayı şakır şakır ezberleyişime mi daha çok şaşarsınız. Germanik dillerden nefret ediyorum. İngilizce de Germanik başlığı altında olabilir ama dilin müziği çok başka olduğu için müzikalitesiyle bir problemim yok. Beğeniyor muyum? Hayır. Ama Hollandaca, Almanca gibi nefret ediyor da değilim. Öğrendiğim, konuşabildiğim idare eder bir dil. Sadece biraz uydurukça. Her dilden her şeyi almışlar. Sanki hiç seçici olamamışlar gibi bir his veriyor bana. Benim bu dil frekansım açıldı açılalı her dile kulak verir oldum. Bir hint filmi izlerken Türkçeyle ortak kelimeleri buluyorum. Sonra bunun Arapça kökenli olduğunu tespit ediyorum. Balkan dillerindeki Türkçe kelimelere dikkat ediyorum. Çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türki halkların dillerini inceliyorum. Yani benim dil maceram sadece yabancı dil kurcalamak değil. Filolojiyi sevdim sanırım. Aslında devede kulak denecek kadar şeyler öğrendim. Ama bu iki gram bilginin 2 kiloluk genel kültüre yansıması oldu diyebilir. Dil otomatikman edebiyat tarih coğrafya kapasitenizi de yükseltiyor. Tam bir sosyal bilimler aşığıyım sanırım. Ben bu dil işinin peşini bırakmış değilim. 6 ay yurtdışında yaşayıp üst düzey bir kurs almadığım sürece çok bir ilerleme kaydedemem çünkü zaten vaziyet iyi. Ama ben bu yaz oturup İtalyanca çalışacağım. Kitabım defterim her şeyim duruyor. Birazcık da olsa konuşabiliyor olmam gerektiğini hissediyorum. 1 dil gerçekten çok yetersiz. İngilizce bilmenin bir esprisi kalmadı artık. Şöyle güzel bir İtalyancayla havamızı bulalım, fena mı olur?

Bu makale 488 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ