Bugun...
10-12-2017
GÜLŞAH YILDIZ

GÜLŞAH YILDIZ

Yazarlığa İlk Adım

Yedinci sınıftaydım.
Öğretmenimiz bir kompozisyon yazmamızı istemişti. Benim konum yılbaşı kutlamalarıydı. 13 yaşındaydım ve ilk defa ciddiyetle bir yazı yazma girişimindeydim. Daha önce bu konuda kendime hiç değerlendirmeye almamıştım. Yaz tatilinizi anlatın diyerek zorlama yazdırılan kompozisyonlar gibi değildi bu sefer ki. Yılbaşı kutlamalarıyla ilgili duygu ve düşüncelerimi oturup döktüm düşündüm. Toparlayıp ortaya bir yazı çıkardım. O yazı okul dergisine seçildi ki hiç öyle bir amaç yoktu. Beğenilen yazıların dergiye girdiğinden haberdar dahi değildim. En fazla panoya asılır diye düşünüyordum. Gökyüzü Koleji’nde 6.senemdi. Temizlik görevlisinden üst sınıf öğretmenlerine kadar birçok kişi beni zaten tanıyordu. Bu yazı sayesinde bir anda okulda tanıyan tanımayan birçok kişi tarafından takdir edildim. Müdürlerim ve öğretmenlerim teşekkür etti. Acaba tepkiler biraz
abartılıyor mu diye düşünmedim değil. İltifat bile sayılabilirdi. Yılbaşı kutlamaları için yapılan hazırlıklar, o ışıklar o süslemeler o zamanda gözüme çok hoş gelirdi şimdi de öyle. Estetik ve şık. Neşeli ve esprili. En sevdiğim mevsim kış. Malum kuzey yarım kürede yılbaşı zamanları birçok yer karlı ve soğuk. Yani en sevdiğim mevsimin ana tema olarak kullanılıp süslemeler yapılması da ayrı bir cezbedici. Fakat gel gelelim, başka bir dini ritüelin taklidi klasmanında. 7.sınıfta yazdığım kompozisyonun istikameti de buydu. Yılbaşı ve Noel birbirinden farklı şeyler olsa da bu durum çok bilinmediği gibi zaten hadise amacından çıkıp taklitçilik üzerinden ilerliyor. Türkiye’deki gayrimüslimler hariç kimsenin yılbaşını İsa peygamberimizle bağdaştırarak kutladığını zannetmiyorum. Bizim dinimizde de yeri olan bir şey olsaydı bütün peygamberlere inanmış olmanın bilinciyle benzer bir amaçla kutlanabilirdi belki. Ama böyle bir şey söz konusu olmadığı gibi aslında İslam inancına göre Hristiyanlıkta da böyle bir şeyin olmadığını,
insan yapımı bir kutlama olduğunu kabul ediyoruz. Ancak en nihayetinde 24 Aralık itibariyle Hristiyan aleminin Noel’i başlıyor. Yılbaşı kutlamalarıyla birleşip hummalı çalışmalar ve görkemli manzaralar ortaya çıkarıyor. Yıllar önce de çok şık ve baş döndürücü buluyordum şimdi
de öyle. Yıllar önce de bunun tehlikeli bir taklit olduğunu biliyordum, şimdi de. Ama beni daha çok endişelendiren bu elimizde kalan son yarım
yamalak bilinci de kaybetmek. Herkes dini kurallar çerçevesinde yaşamayabilir. Ben de pek çok kez dikkat edemiyor olabilirim. O zaman 13 yaşındaydım. O kompozisyonun üzerinden 13 sene geçmiş. Bugün beni bu sütundan okuyorsunuz. Çok da değişmeyen kirlerim
bugün beni tekrar bu konu üzerinde yazmaya iterken nerede başladığımı düşündüm. Beğeni alan kirlerim ve yazı üslubum beni cesaretlendirdi. ‘’kalemi güçlü olmak’’ derler ya, acaba ben de öyle olabilir miyim diye umutlandırdı. Beynime hücum eden kirleri yazıya dökmek benim için çok keyii bir uğraş. 13 yıl önce bir konu verilmeden verilen yazma görevi, tanınan özgür çalışma alanı bana kendimi keşfettirdi. Bugün burada yazabilme cesaretini borçluyum sanırım.

Bu makale 333 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ