Bugun...
17-05-2016
İSMET AKKOÇ

İSMET AKKOÇ

Dibek kahvesi

Dibek kahvesi aslında bir kahve pişirme şekli değil, kahve öğütme yöntemi. Kavrulan kahve yuvarlak, içi çukur taş ya da tahtadan yapılan bir anlamda havan’a benzeyen büyük kaplara konur ve bir tokmakla ince hale gelene kadar ezilirdi. Buradan elde edilen kahve Türk kahvesi pişirir gibi pişirilirdi.

Bu yöntemle öğütülen kahve koyu kıvamlı olur ve “dibek kahvesi” adını alırdı. Bu yöntemle kahve öğütülmesi 1800’lü yılların ilk yarısına kadar devam etti; ancak 1827’de tüfenkçi ustalarından Selim’in kahve değirmenini icat etmesi sonucunda dibek kahvesi ortadan kalktı. Bu şekilde kahve elde etmek zahmetli ve vakit alıcı olduğu için evde yapılamayan kahve öğütülme işlemi, değirmenlerin yaygınlaşmasıyla evlerde öğütülür hale geldi

Aslında dibek kahvesi yapmak için kullanılan dibeklerin tarihçesi çok eski. Doğaldır ki, daha önceden bu dibekler kahve değil de tahıl öğütmek için kullanılıyormuş. Türkiye’de çeşitli arkeolojik kazı alanlarında bulunan dibeklere, Başkale yakınlarında bulunan Tilki Tepe ya da Sipka antik şehri buluntuları örnektir.

Dibek kahvesi günümüzde çok sınırlı yapılmaktadır. Bunun da sebebi kolayca tahmin edileceği gibi zahmetli olması. Türkiye’de dibek kahvesi içmek için akla gelen yer, Gökçeada’daki Zeytinliköy’de bulunan Madamın Kahvesi. Madam vefat etmiş olsa da bu gelenek halen devam ettirilmektedir.

Yine, Foça’da Kozbeyli köyünde Şakir’in kahvesiyle Kastamonu’da Zeki Dilekçi - Mahkeme Altı Pazarı no:8’de de güzel dibek kahvesi içebilirsiniz.

 

Trende uyuyan adam

 

Yarım dünya bir adam. Saç-sakal birbirine kavuşmuş. Trende iki kişilik yer işgal ediyor. Kulacında kulaklıklar. Gözleri kapanırken başı sol tarafa yalpa yapmaya başladı. Yandaki genç uyuyor. Ona iki kafa darbesiyle kaleyi zorlamaya başladı.

Peşpeşe iki kafa atışı daha. Genç çocuk uyandı. Eliyle topu (adamın kafasını) tuttu. Şimdi yavaşlatılmış serilerle horlama temposu başlattı. Bütün tren ona bakıyor ve gülüyor. Vites değiştirirken ara gazı vermeyi ihmal etmiyor. Bu kez yandakinin üstüne yıkıldı.

Uyandırdılar. Baygın gözlerle kabloları düzeltirken yine öbür tarafa gitti. Şimdi de telefon elinden düştü. Eğildi, aldı, kabloları düzeltti. Engin müzik kültürüyle Çaykovski’yi dinleme pozisyonuna geçti... Sonunda öyle bir kafa attı ki her ikisi de uyandı. Bütün kompartıman bu iki kişiye bakıyor ve gülüyordu.

 

                                                        Trende uyuyan hanım

 

Maltepe’den trene bindiğimde her yerin dolu olduğunu gördüm. Bir hanım uyumasıyla dikkatimi çekmişti. Başını geride pencereye doğru bükmüş, tıslaya tıslaya uyuyordu. Ayrılıkçeşme’ye geldik. İnenler binenler… Otomatik kapı sinyali ikaz verir ve kapılar kapanırken uyuyan hanım uyandı ve uçarcasına kapıya yöneldi. İki eliyle kapıları tutarak itti. Yüreğimiz ağzımıza gelmişti. Ben “Ne yapıyorsunuz?” dedim. Hanım inmiş oldu.

İkaz sinyali ve kapılara müdahale edilmemesi anonsu tekrar halindeydi. Bu kez de kendi kendime söyleniyordum… İnsan biraz dikkatli olur, uyumanın da ölçüsü olmalı, diye…

Bir hanım bana cevap yetiştirdi.

    ---Olabilir, uyuyabilir, gece nöbetteyse ne yapsın?

    ---Haklısınız düşünemedim…

Evet, yasa, nizam, kural bir yana biz hep mağdur gördüğümüz kişiden yana oluruz. Ya bir kaza olsaydı. O hanım demiryolu üzerine düşseydi? Bana cevap veren hanım vatman için tanıklık eder miydi?

Diğer yandan hepimiz insanız. Havasız ortamda gerçekten uyku basabiliyor. Ne olur öbür durakta inse ve bir durak geriye gelse? Yeniden binme parası da ödemeyecek üstelik… Değer mi tehlikeye düşmeye? 

*                       *                       *

Hem nalına hem mıhına vurmak: Hem bu yanı hem de öbür yanı desteklemek. Tutarsız davranmak.

Boşan da semerini ye! Dünyaları yedin doymadın anlam taşıyor

Atlıyı attan, yaylıyı yoldan çevirmek: Bol ve geniş olanakları bulunan kimse, uzun süre gerektiren işleri, kısa zamanda yapıverir.

Atlar tepinir taylar ezilir:  Büyüklerin kavgası en çok küçüklere zarar verir.

At çalındıktan sora ahırın kapısını kapamak: İş işten geçtikten sonra önlem almaya çalışmak.

 

Bu makale 1287 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ