Bugun...
29-03-2018
KAMİL YILMAZ

KAMİL YILMAZ

ATATÜRK ve KÖY ENSTİTÜLERİ…

Atatürk Türkiyesinin kalkınma hedefleri arasında Köy enstitülerinin yeri önemi büyüktü…Günümüzde bunu daha iyi anlamış olduk ki kuruluşundan günümüze değin Cumhuriyeti hedef secenler Atatürkü din düşmanı ilan etmeye çalısmakla kalmadılar, Köy enstitülerini de "Komünist yuvası " diyerek kolayca yokedip ülkemiz kalkınmasına katacağı değeri engellediler…

Gazeteci Yüksel Şengül Sözcü gazetesindeki röportajında ;

Seyyah, müzik aşığı, gurme, yazar, programcı, Latin tutkunu… Az uyuyan , çok gezen adam…’’ olarak tanımladığı Ayhan Sicimoğlu ile harika bir söyleşi yaptı…

Sicimoğlu ülkemize  mutfak kültürümüzden yönetim şeklimize Atamızdan Köy enstitülerine kadar öyle güzel değerlendirmeler yapıyor ki… 

"Atatürkü tüm dünya alkışlıyor" diyen Sicimoğlu Kübadan ilginç bir anısını paylaşıyor…

‘’ Küba'da arabama emekli bir fabrika işçisini almıştım. ‘Siz çok şanslı bir ülkesiniz, çünkü Atatürk'ünüz var' demiş, sonra da bana Atatürk devrimlerini anlatmıştı. Bizimkilere Fidel Castro'yu anlat desen, ‘Hangi takımda oynuyor?' diye sorarlar.’’

" Köy Enstitüleri kapandı, Türkiye baş aşağı gitti! "

‘’Bir röportajınızda Köy Enstitüleri'nin kapatılmasına ne kadar çok üzüldüğünüzü anlatmışsınız…’’ diyen Yüksel Şengül’e Sicimoğlu şu yanıtı veriyor…

"Köy Enstitüleri'nin kapatılmasından sonra Türkiye baş aşağı gitmeye başladı, hâlâ da gidiyor. Köy Enstitüleri yeniden açılırsa, kente göç edenler köylerine dönerlerse ve yeniden tarım ülkesi olursak, ancak o zaman normale dönmeye başlarız. Osmanlı'dan kalan dibe vurmuş bir ülkeydik biz. Türkiye'yi karanlığın içinden aydınlık bir geleceğe çıkaran Atatürk, gerçek bir mucizedir. Ben Atatürk'ün uzaydan geldiğine inanıyorum. Bütün dünyanın tanıdığı bir insandır o. " diyor..

Atatürk Türkiyesinin kalkınma kalesi anadolunun kurtuluş umudu idi köy enstitüleri… 

Enstitülerde kendi dersliklerini kendileri inşaa etmişlerdi… Okulda yiyecekleri mahsulu fasulyeyi nohudu domatesi tarlaya kendileri ekmiş çapalamış işlemişlerdi. Dağlardan suyunu da kendileri aşırmışlardı kilometrelerce uzaklardan…Devlete hiç yük olmadılar…Mezun olup gittikleri köylerde  de okullar yaptılar, duvarını kendileri ördü kapısı penceresini kendileri yaptılar… Çocukların yüzü güldü…Bozkırlar yeşerdi meyve ağaçları çiçek açtı… Ağanın bahçesine akan dereler tüm köylünün de bahçesine uğrar oldu…

Hakkını hukukunu aramasını bilen, devletten talep eden  vatandaş portresi oluştu…Kıyamet de o zaman koptuya zaten…

Atatürk Cumhuriyetinin gerçek askerleri Köyenstitülü Öğretmenlerdi bence…Eenstitülü köy öğretmeneri yetiştirilip köylere gönderildiğinde aç sefalet içindeki anadolud auyanış başlamıştı. Undan mayalı ekmeği, sütten peyniri yapmayı o zaman öğrendik…Hayvancılık tarım o zaman canlandı karnı o zamanlardan sora doymaya başladı anadolunun…

Şimdi kendi pancarımızla kendi domatesimizin tohumuyla da kavga eder haldeyiz… Çocuklarımız kadınlarımıza çirkin söylemlerle saldırılarla toplumsal bir çöküşün eşiğindeyiz…

Geçmişin ulu çınarları enstitülü Öğretmenlerimiz anılarını anlatırken adeta bu günümüze ışık tutuyorlar… 

Bir ulu çınarımız da bizim evde var…Her anlattığı anısı tarih ve bir ders…

https://www.youtube.com/watch?v=lpDZYuEMDZQ&t=29s

kamilyilmaz1919@gmail.com

Bu makale 436 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ