Bugun...
11-10-2017
KAMİL YILMAZ

KAMİL YILMAZ

Babam…

İlköğretmenim babamdı benim, Davut Kemal YILMAZ…
Köy enstitülü bir köy öğretmeni.
Anadolu da küçücük bir ilçede onlarca memleket evladı yetişmişti en yakındaki Kastamonu Gölköyden mezun olmuşlardı. 
Öğretmenlikleri yanında Her biri birer marangoz, demirci, Tarım, hayvancılık, besi hatta su ürünleri uzmanı, müzisyen …
İlkokulda fırtınalar estirirdik minicik beyinlerimizde. 
Sınırsız düşünür konuşur sorularımızı seslendirirdik… Sorularımız yanıtsız asla kalmazdı…Havada asla asılı kalmazdı. 50 yıl sora bugünlerle kıyaslıyorum da…Ne günlermiş …

Babamların kuşağı ile ilgili belgesel tadında bir çalışma yaptım ilk bölümü hazır şu an…
 ‘’ Köy Enstitüleri ve Türkiye Gerçeği 1 ’’ …
O kuşağın ruhuna ne kadar da ihtiyacımız varmış meğer bu günlerde daha da anlamlanıyor…
Günümüzde Anadoluda köyler insansız , 
tarlalar boş, 
okullar kapalı… 
Çocuklar göç eden aileleriyle kentlerdeler. Tarımda öğretimde kalkınmada gelinen nokta kimi memnun eder ki.
Babamlar kayıt oldukları enstitüyü de kendi emekleriyle inşaa etmişler, suyunu kilometrelerce uzakdan kanallarla okula taşıdıkları gibi; Mezun olduklarında gittikleri köylerdeki okulları da kendileri yapmışlar…Duvar işçiliği, demir ve kapı pencere işçiliği dahil…
Köylerde hayvan - süt var değerlen miyor, peynir yapmasını bilen yok … 
Su var köyün ağasının egemen kişisinin bahçesine akıyor…Devletle iletişim ve talepler, ağa adına  ağanın ihtiyaçları talepleri doğrultusunda yürüyor…
Köy enstitülü kuşağın köylere ullaşması ile  sistem değişmeye başlıyor… Devletten talep eden, hakkını hukukunu arayan insan profili birilerini rahatsız ediyor…
Bu değişim köylerde egemen kişilerin toprak ağalarının işine gelmiyor ve olmadık karalamalar başlıyor öğretmenleri, ülkenin uyanışını, hedef alan…
‘’ Onlar zaten kominist ’’ ‘ bu karalama tümcesi bile başlı başına yeterli oluyor …
Enstitüler kapatılıyor…Türk köylüsünün devletle yaşamla bağları tekrar kopartılıyor, aslında ülkenin kalkınma projesinin önü kesiliveriyor bir çırpıda…
Bir kalkınma hamlesi, yoktan var olan bir eğitim ögretimle aydınlama uyanış projesi idi Köy enstitüleri…
Babamın ilk gittiği köylerden biri olan Çorum’a bağlı Kargı ilçesi Demirören köyünde, öğrencileriyle birlikte köylü adına ağaçlandırılan meyve ağacları arasında geçti çocukluğum…Hani cenneti tarif ederlerya yemyeşil kırlar çayırlar çağlayanlar dereler…Cennet adeta…
Hala İlçede 56 köy arasında mahsulunu pazarlayabilen  değerlendirebilen nadir köylüdür Demirören halkı …
Babamın her şeyiydi öğrencileri…
Çok kıskandığım oldu öylesine engin derin samimi sevgisi vardı ki ögrencilerini kıskanmamak olanaksızdı belki de. Asla özel eşyası olmadı. Parayla asla bağı yakınlığı olmadı… Yıllar sora ilçeye taşındığımızda babam adına bir belediye ihalesine giren bir komşumuz babam adına bir arsa satın almıstı da ; Taksitleri zamanında ödenerek sorasında ailemizin diğer büyüklerinin  de katkısı emeğiyle ev sahibi olabilmiştik…
‘’ Komşusu açken uyumayan ‘’ dendiğinde babam aklıma gelir benim…
‘’ Mustafa Kemalin Askerleri ’’ dendiğinde de Köy Enstitülü ögretmenler…
Çocukluğumdan itibaren evimiz herkese açık oldu…Adeta sığınma evi…Baba şiddeti, koca dayağından kaçıp sığınanlar, köyden okumaya ilçeye gelenler, kentlerde ameliyat edildikten sora bakıma gereksinimi olanların misafir edildiği yuva idi evimiz…Kocaman bir aileydik biz… Yaz aylarında köyümüze cıkardık…Tırpanlar oraklar bilenir sırasıyla biçilirdi komsularımızın hısım akrabalarımızın ekinleri imece usuluyle…Mazot çiftçiye ucuz verilirdi tarım destegi olarak…Şimdi Boğazda keyif çatan yatlar kotralara verildiği gibi…
O günkü önceliğimiz üretim kalkınma başlıca da tarımla elbette…
Babam Davut Kemal YILMAZ , sayısız örnekle o dönemin ruhunu , Köy çocuklarının yetiştirilip köyüne emek vermeye geri döndürülen aydınlanma neferlerinin hikayesini anlatıyor aslında…
Youtobe linkini altta ekliyorum belki ilginizi çeker…
https://www.youtube.com/watch?time_continue=374&v=Qpv1SwjAz4s
Öğrencilerinden Atanur Tikin diyor ki, ‘’ 9-10 lu yaşlarda amerikan emperyalizmini biz Kemal öğretmenimizden duyduk ilk defa. Amerikan süttozları sabah kahvaltılarında tereyağı yapılıp yedirilirken bizlere Kemal öğretmenimiz bunun altındaki gerçekleri, zararları, bizler üzerimizde oluşturulmaya çalışılan amerikan hayranlığı projesi olduğunu anlatıyordu. Bizde protesto ediyor yemiyorduk ‘’ diyor
Okulları kapattıran, ülkemizde kalkınmayı engel gören, ‘’ 12 Eylülü bize ABD yaptırdı ’’ diyen generallerimizi, komuta kadememizin büyük bölümünü  ergenekon balyoz vs ile cezaevlerinde çürüten amerikan emperyalizmi…
Fetö nün mimarı ABD … Hemde bütün bunları bizim kendi insanımızı kullanarak başarıyor….
Aynı  ABD dün Türkiye’ye  vize yasağı getirdi…
Bakalım biz karşılığınnda ne yaptırım uygulaya bileceğiz…
iyi seyirler Türkiye…

Bu makale 795 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ