Bugun...
12-07-2018
OSMAN UZUN

OSMAN UZUN

Yunus Emre

Yunus Emre (1240 Eskişehir-1321), Anadolu’da yaşamış, şiirlerini Türk diliyle kaleme almış mutasavvıf ve halk şairidir. Yunus Emre’nin hayatı hakkında kesin bilgilerimiz bulunmamaktadır. Bilgilerimiz kimi eserlerinde kendi hakkında yazdıklarına ve menkıbelere dayanmaktadır.

Bu menkıbelere göre çiftçilikle geçinen Yunus Emre kıtlık çıkınca Kırşehir’de bulunan Hacı Bektaş Veli’nin yanına gitmeye karar verir; çünkü Hacı Bektaş kapısına gelen kimseyi geri çevirmezdi. Hacı Bektaş Yunus Emre’yi çok sever veher zaman buğday mı, himmet mi istediğini sorardı. Yunus himmetin karın doyurmayacağını, buğday istediğini söyler. Buğdayı alır, yolda pişman olup geri döner. Himmet istediğini söyler. Hacı Bektaş o anahtarı Taptuk Emre’ye verdiğini söyleyince Yunus Taptuk Emre’nin yanına gider, derviş olur ve kırk yıl boyunca dergaha odun taşır ve bir kez bile eğri odun getirmez. Soranlara o kapıdan odunun bile eğrisinin giremeyeceğini söyler. Yunus Emre erenlik mertebesine ulaşmak için her şeyi yapar fakat hiçbir zaman ulaştığını düşünmez. En sonunda dergahtan ayrılır.

Dergahtan ayrıyken yaşadıkları sonucunda erenlik mertebesine ulaştığına kani olan Yunus Emre, dergaha geri döner. Hayatını dergahta kaybettiği rivayet olunur.

Fikrî ve Edebî Şahsiyeti (Edebi Kişiliği)

Yunus Emre’nin duygu ve düşünce âlemini hazırlayan kültürün kaynağında İslam İmanı vardır. Bu iman, dünyanın üç kıtasında tecrübe görmüş ve her yeni nesle zekâ ve irfan mirasları bırakmış bir milletin bağrında, kendi öz çevresini bulmuştur. Yunus Emre insan olan herkese karşı; fakir, zengin, Hıristiyan ve Müslüman ayrımı yapmayan, engin sevgiyle bağlıdır. Ondaki insan sevgisi, insanda Allah´tan bir parça, ondan gelip bedenlenmiş bir cevher bulunduğunu bilmesindendir. Yunus, işte bu parçanın bütününe yani Allah´a âşıktır. O´nu gönlünde bilmenin heyecanıyla vurgundur.  Yeryüzünde bir ömür boyu vatanından uzak kalmış bir insan hüznüyle Yunus´un Allah diyarına karşı sonsuz hasret duyması da bundandır. Yunus, ömrü boyunca böyle bir hasretin hummalarıyla yanmış, şiirlerine bu hummanın hareketini vermiştir.

Yunus Emre halk için halkın diliyle yazmış, bu nedenle de iyi anlaşılmış ve çok sevilmiştir. Şiirleri tasavvufidir. Aruz ölçüsüyle de şiirler yazmış olmasına rağmen en önemli şiirleri hece ölçüsü ile yazdıklarıdır. Yunus Emre’nin Risaletü’n-Nushiyye ve Divan adlarında iki eseri bulunmaktadır.

Türbesi

Yunus Emre´nin mezarı olduğu iddia edilen pek çok mezar ve türbe vardır. Bunlar; Eskişehir´in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy; Karaman´da Yunus Emre Camii avlusu; Bursa; Aksaray ili Ortaköy İlçesi’nde; Ünye; Kula´da Emre köyü; Erzurum, Tuzcu(Dutçu) köyü; Isparta´nın Gönen ilçesi; Afyon´un Sandıklı ilçesi; Sivas yakınında bir yol üstü. Ayrıca Tokat´ın Niksar ilçesinde de bulunmaktadır.

Ayrıca, mutasavvıf Niyazi Mısri de Yunus Emre´nin mezarının  Limni Adası´nda bulunduğunu ifade etmiştir. Bunlar arasında bilim adamlarınca tartışma, Karaman ve Eskişehir´deki türbeler üzerine yoğunlaşmışsa da, Hacı Bektaş-ı Veli ile ilgili menkıbe düşünüldüğünde Eskişehir Sarıköydeki türbenin asıl Yunus Emre türbesi olduğu düşünülebilir.

Yunus Emre’nin “Sevelim sevilelim” ifadeleriyle bütün insanlığa vermiş olduğu hümanist mesajlardan dolayı UNESCO, 1991 yılını Yunus Emre Yılı olarak kabul etmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu makale 36 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ