Bugun...
23-11-2017
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Adı Naim (l)

Türkiye, Bulgaristan ve tüm dünya Cep Herkülü’nü,yani tarihin bugüne kadar değin en büyük Haltercisini Naim Süleymanoğlu’nu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor. Cesareti,mütevazı durusu ve alçak gönüllü olmasıyla Naim Süleymanoğlu arkasında kuşaktan kuşağa aktarılacak  bir hikaye bıraktı. Türkiye olimpiyatlarda Halter’de ilk madalyasını bilindiği üzere 1988 Seul Olimpiyatlarında  Naim Süleymanoğlu’yla;  dünya ve olimpiyat rekoru kırıp altın madalya  kazanarak elde etmişti.Naim’in özellikle de kaçırılma hikayesinin halen Türk Sineması tarafından ele alışmayışı  halen çok büyük bir eksiklik olarak görülmeli. Fakat kaçırılma hikayesine girmeden evvel hayat hikayesine  de eğilmek gerekiyor. 
Nüfus kağıdına Naum Shalamanov ismiyle kaydolan Naim Süleymanoğlu, 23 Ocak 1967’de Türk kökenli bir maden işçisinin oğlu olarak Bulgaristan’ın Mestanlı kasabasına bağlı Ahatlı Köyü’nde dünyaya geldi. Annesi hatice Hanım babası da Süleyman Bey’dir. Naim Süleymanoğlu  2 yaşında iken ailesi Ahatlı köyünden ayrılarak Mastanlı şehrine yerleşir. Babası Süleyman Süleymanoğlu  ise Mastanlı - Kırcaali otobüs hattında şoförlük yapmaktadır. 
Yaşadığı Mestanlı şehrinde yüzme sporuyla ilgilenirken o dönemin Sovyetler Birliği’nde görevli spor müfettişleri tarafından keşfedilen Süleymanoğlu, halter sporuna 10 yaşında başladı. Ancak ;ilk okuldaki Beden Eğitimi hocası   Hilmi Bey ‘in de Süleymanoğlu’na olan katkılarını yadsıyamayız. İlk zamanlarda ailesi bu sporu yapmasına karşı çıkar.  Ancak, annesi Hatice Hanım’ın tamam demesiyle hocası Hilmi Bey eşliğinde halter antrenmanlarına başlamıştır. 
Kısa sürede Bulgaristan genç milli takımına giren efsanevi halterci, bir ay sonra kendi deyimiyle ‘Türk asıllı’ olduğu gerekçesiyle takımdan çıkarıldı.
Ancak başka bir yatılı okula yazılarak Bulgaristan şampiyonasında 20. oldu ve rakiplerine büyük fark attı. Yetkililer de  bu başarısından sonra Naim Süleymanoğlu’nu 2 ay sonra tekrar genç milli takımına almak zorunda kaldı.
Daha sonra Bulgaristan şampiyonluğunu elde eden Süleymanoğlu, Bulgaristan milli takımıyla antrenmanlara başladı.
Naim Süleymanoğlu 1982 yılında Brezilya’da düzenlenen Dünya Gençler Halter Şampiyonası’nda henüz 16 yaşındayken ilk dünya rekorunu kırdı… Naim Süleymanoğlu böylece katıldığı ilk uluslararası turnuvada dünya şampiyonluğunu elde etti.
Kendi ağırlığının 3 katından fazlasını kaldırarak hafif siklette adından söz ettiren bir halterci oldu. 1984, 1985 ve 1986’da dünyada ‘yılın haltercisi’ seçildi.
Bu dönem Süleymanoğlu’un peş peşe önemli başarılara imza attığı bir dönemdir.    1986’ya uzanıyoruz. Bulgar hükümetinin Arap ve Türk isimlerini değiştirerek Slavlaştırması sonrası büyük baskı altında kalan Naim Süleymanoğlu’nun ismi de kayıtlara Naum Shalamanov olarak geçirilir. O zaman 19 yaşında olan Süleymanoğlu’nun ailesi ve yakınları  o dönemde dönemin Devlet Başkanı Todor Jivkov’un ülkedeki Türk azınlığa karşı zorla asimilasyon politikası uygulamasından dolayı epey etkilenmiştir. 
Bu olaydan çok etkilenen genç halterci önce İsviçre’ye giderek iki kez iltica başvurusunda bulunur;ancak bu başvurular kabul edilmez. 
Süleymanoğlu,1986’da Melbourne’e giderek katıldığı Dünya Halter Şampiyonası’nda Avustralya’nın Türk Büyükelçiliği’ne sığınır. Elçilik yarına kadar bekleyip Ankara’dan gelecek haberden sonra bilgi verileceğini söyler.
Buradan sonrası hikayenin kilit kısmıdır zaten. Devreye o dönemde başbakan olan Merhum Turgut Özal girecektir. Dönemin Turgut Özal kabinesinde Hazineden Sor.Baş. Yar. olarak görev yapan Merhum  Ekrem Pakdemirli ise durumu  bir röportajda ise söyle anlatacaktır. "Bir gün beni çağırdı, 'Bulgaristan'da Türk soyundan gelme halterci bir çocuk var. Türkiye'ye gelmek istiyor, ancak Bulgarların ekonomik durumları çok zayıf. Aradaki kimse, onlara 7 milyon dolar verdiğimiz takdirde halterciyi bize vereceklerini söylemiş. Bana bu parayı verir misin?' dedi. Ben hemen reddettim, 'Bu kadar parayla 100 köyün içme suyunu hallederim.' dedim. Beni karşısına aldı, 'Bak, bu arkadaş Türk formasıyla olimpiyatlara katılacak ve çok büyük ihtimalle birinci olacak. O takdirde bayrağımız göndere çekilirken İstiklâl Marşımız çalınacak. Bu anı, dünyada milyonlarca kişi seyredecek. Bu bize bir fırsattır. Bu kadar küçük bir paraya, böyle büyük ve etkili reklam yapma imkânı her zaman karşımıza çıkmaz. Sen bir düşün, ondan sonra kararını ver.' dedi. Rahmetli, bu argümanıyla beni hemen ikna etti. Dediği oldu, halterde dünya şampiyonluğu kazandık."
(Devamı yarın)

Bu makale 394 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ