Bugun...
12-11-2017
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Bir Usta : Béla Tarr (l)

Macar sinema yönetmeni, yapımcısı ve senarist Béla Tarr çok yakın bir zamanda ülkemize geliyor.Tarr Uluslararası Boğaziçi Film Festivali'nin onur konuğu ve festival tarihlerinde de İstanbul’da olarak festivale özel bir masterclass verecek.Biz bu yazımızda usta yönetmeni biraz da Béla Tarr’ı anlatmak istiyoruz. Öncelikle; Tarr’ın tarzının şekillenmesinde anne ve babasının hem tiyatro hem sinemayla yakından ilgili olması özel bir yere sahip. Nitekim; annesi 50 yıldan fazla tiyatrolarda suflör olarak çalışırken, babası ise sahne tasarımcısıymış. Yani; aileden bu işi kaptı. Bela, annesi tarafından henüz 10 yaşındayken Tolstoy’un “İvan İlyiç’in Ölümü” adlı eserinin televizyon filmi uyarlaması için Macaristan Ulusal Televizyonu’nda yapılan seçmelere götürülmüştür.
Béla burada rol kaparak kariyerine bir aktör olarak başlamıştır ama bu uzun sürmeyince oyunculuk kariyerine ara vermiştir. Sonra bir iki işte çalışmış fakat oyunculuk yerine sinemaya tam olarak karar vermesi 16-17 yaşlarını bulmuştur. Başlarda hobi olsun diye başladığı sinemadaki ilk filmleri belgesel olmak üzere çoğunlukla Macaristan’daki işçilerin veya yoksul kesimin hayatlarını konu edinmiştir. Ancak Tarr’ın asıl derdiyse felsefik bir anlatı tarzıyla derdini anlatmaktır. Felsefî söylemlerini insanlarla paylaşırken sinemayı da bir araç olarak kullanmıştır .
İlk uzun metrajını 1977 yılında, 22 yaşında çeken Tarr, Csaladi tüzfeszek’in oyuncu kadrosunu tamamıyla amatör oyunculardan oluşturmuş. Öğrendiğimize göre filmin oyuncuları filme ücretsiz olmak üzere sadece dostluk bağlarıyla destek olmuşlar. Filmin çekimleri 6 günde tamamlandı. Eleştirmenler John Cassavetes’in tarzından etkiler bulduğunu söyleseler de, Tarr onlara cevap olarak yönetmenin hiçbir filmini izlemediğini söylemiştir. 1979 yılında ise yayınlanan bu filmden sonraki iki filmde de (Szabadgyalog ve Panelkapcsolat) gördüğümüz üzere ufak tefek değişiklikler dışında tarzını aynen devam ettirmiştir. Panelkapcsolat ise ilk filminden farklı olarak başrollerinde profesyonel oyuncuların oynadığı ilk filmidir. 1982’de çektiği William Shakespeare’in Macbeth adlı eserinden uyarladığı televizyon filmi “Macbeth” giriş kısmı 5 dakika, ikinci kısmı ise 67 dakika olmak üzere iki kısımdan oluşmuştur
İlk dört uzun metrajlı filminin senaryosunu da bizzat kendisi yazan Tarr, Oszi almanach filminden sonra Macar yazar Laszlo Krasznahorkai’yle birlikte Karhozat filminin senaryosunu yazdı. Yönetmenin uluslararası arenada ünlenmesine yol açan ilk filmi olan Karhozat Bela Tarr sinemasının da kilometre taşıdır. Sürekli birlikte çalışacağı görüntü yönetmeni Gábor Medvigy ve yazar Laszlo Krasznahorkai ile ilk kez bu filmde bir araya gelmiştir. Film tam bir kapitalist sistem eleştirisidir. Béla Tarr bir röportajında ise filmini şu şekilde anlatmıştır.
“…85’te Akademi’deki bazı arkadaşlarım bana Laszlo Krasznahorkai’den bahsetmişlerdi. Daha sonra onunla tanıştık ve çok iyi dost olduk. Elbette ilk olarak aklımızda Satantango vardı, Laszlo’nun ilk kitabı… Hikâyeye kesinlikle bayılmıştım ve çekmek istemiştim ama bu derece girift ve büyük bir hikâyeye girişmek için yeterli bütçeyi bulamayacağımı biliyordum. Biz de bunun üzerine çok daha basit ve ucuza mal edebileceğimiz bir senaryo yazmaya karar verdik; Karhozat işte böyle doğdu. Fakat film Berlin Film Festivali’nde gösterildiğinde Macaristan’daki hemen herkes nefret etti. Özellikle de politikacılar. Bana gayet net bir şekilde şunu söyleyen dâhi oldu: Bir daha burada asla film çekemeyeceksin!”
Bu filmden sonra ise Béla Tarr, Krasznahorkai’nin Satantango romanının sinema filmine uyarlama tasarısı tam 7 seneyi aşkın bir süre sonucunda gerçekleşti. 450 dakikalık olağanüstü süresiyle film 1994’te beğenilere sunuldu.
(Devamı yarın)

Bu makale 117 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ