Bugun...
16-08-2017
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Dünden Bugüne Altın Portakal

Son iki senedir, “Uluslararası  Antalya  Film  Festivali”  adıyla anılan ,ancak uzun süre boyunca (1964 Başlangıç Tarihi )  “Antalya Altın Portakal  Film  Festivali “ olarak anılan festival 53.cü senesine de tartışmalarla giriyor. Türkiye’nin ilk film festivali: bu sene itibarıyla sadece Uluslararası  Yarışmanın olacağı ve 'Ulusal Film Yarışma Kategorisi'nin kaldırılmasıyla birlikte kendisini yeni bir tartışmanın içinde buldu. Sinemacı arkadaşlarım ve yakın arkadaşlara görüştüğümüzde ise ağırlıklı görüşün bu kategorinin neden kaldırıldığı ve hatta 'Ulusal Film Yarışma Kategorisi'nin devam etmesi gerekliği üzerineydi. Farklı görüşler de dile getirenler oldu. Mesela;bir arkadaşım  Uluslararası  Yarışmada yarışan Türkiye Yapımı işlerin/ filmlerin  Ulusal Yarışmada yer alamaması gerektiğini ve kategorilerin Uluslararası/ Ulusal olarak ikiye ayrılması gerektiğini savunurken karşılıklı oturan diğer arkadaşım ise bütün bunlara gerek olamadığını ve festivalde ayrımcılığın olmaması gerektiğini söyledi ve uzun süre de tartıştılar. 
Kişisel görüşümü o gün masada  paylaştığım gibi sizlerle de paylaşayım; öncelikle Antalya  Film  Festivali’nin uzun bir süredir uluslararası anlamda saygın ve etkili olma cabalarını takdirle karşılamaktayım. Ancak; Türkiye’de sinema adına bir şeyler yapan  özellikle de yönetmen, senarist ve oyuncular festivaller ve yarışmalar yoluyla destek görebiliyorlar. Sadece; Malatya Uluslararası Film Festivali’nin bir sene (2016) yapılmamış olması Doğu /Güneydoğu’daki sinema severler için ayrıca bir üzüntü kaynağı oldu. Dolaysıyla ;  “Antalya Altın Portakal  Film  Festivali’inde Ulusal Yarışma’nın var olması ,sinemaya destek açısından  sinema severler için çok önemli görülüyor. Bence; Ulusal Yarışma’nın devam etmesi sinemamız için daha yararlı olurdu. Ancak; verimlik  ve etkililik  adına alınan  bu önemli kararın sonuçlarını ilerleyen yıllarda daha iyi bir şekilde ele alacağız. Dolaysıyla yapılan yeni düzenlemelere şans vermekle birlikte, Ulusal Yarışma da olsa demekten kendimi alıkoyamıyorum. 
Antalya Büyüksehir Belediye Başkanı Menderes Türel bu tarihi kararı açıklarken ; rahmetli babası Suphi Türel, Avni Tolunay ve Behlül Dal'ın,  Antalya'nın  Türkiye'de tanıtımı için bu festivali başlattığını  ifade etti. Peki bu festival nasıl ve ne koşullarda başlamıştı. Gelin geçmiş sayfalara bir göz gezdirelim ve bugünlere gelelim. 
1950’li yıların ortalarındayız.  Tarihi Aspendos Tiyatrosu’nda  halkın yoğun ilgi gösterdiği ve her yıl yaz aylarında peş peşe düzenlenmeye başlayan konserler ve tiyatrolar  Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin temel taşını oluşturur. Tabi ;bu gösteriler gelenekselleşir ve 60’lı yılların başına kadar bir şenlik havasında süregelir. 
Şenlik, uzun yıllar “Belediye Tabibi” olarak görev yapan merhum Dr. Avni Tolunay’ın 1963 yılında Belediye Başkanı olmasıyla, sinemayı da bünyesinde alarak “Antalya Altın Portakal Film Festivali”ne dönüşür. Dr. Avni Tolunay  festival için ; önce Antalya için bir amblem arayışı içinde olur ve yörenin simgesi olan portakalı, deniz, tarihsel öğeler ve Venüs heykeliyle bütünleştirir. Portakal sadece amblemin içine girmekle kalmaz, film festivalinin de ismi olur.
1964 yılında güç koşullarla gerçekleştirilen ilk festivale ilgi gerçekten çok büyüktü. Festivalin özdeki misyonu ise “Türk sinema sektörünü maddi manevi desteklemek, Türk film yapımcısını nitelikli yapıtlar üretmeye teşvik ederek; Türk Sineması’nın uluslararası platforma açılmasına zemin hazırlamak” olarak belirlenir. 
1964 –1973 yılları arasında bu çizgide devam eden Altın Portakal Film Festivali 1973 yılında Belediye Başkanlığına seçilen Selahattin Tonguç tarafından da devam ettirilir. 1978 yılında Plastik Sanatları da bünyesine alan Festival, bu dalda uluslararası olarak gerçekleştirilir.
1985 yılına kadar Antalya Belediyesi önderliğinde gerçekleşen Festival o yıl, dönemin Belediye Başkanı Yener Ulusoy öncülüğünde kurulan Antalya Kültür Sanat Turizm Vakfı tarafından organize edilmeye başlar. 1985 yılında Festival’e “Akdeniz Akdeniz”  adlı Uluslararası Müzik Yarışmasını da ekleyerek yeni bir boyut katan Yener Ulusoy, Akdeniz ülkelerini kapsayan bu yarışmayı 1985 – 1988 yılları arasında Altın Portakal Film Festivali ile birlikte gerçekleştirir.
1990’lara geldiğimizde ise Altın Portakal Türk Sinemasındaki gelişmelere bağlı olarak bir durgunluk devresine girer. Tam da bu dönemde festivalin yönetimi de 1995 yılında  ve  Antalya  Büyükşehir Belediyesi önderliğinde kurulan Altın  Portakal  Kültür ve Sanat Vakfı ile yeniden şekillenir. 
Vakıf yönetimi 1995 yılında düzenlediği ilk uluslararası etkinlik ile bir ilke de  imza atarak 1. Uluslararası Altın  Portakal  Kısa  Film /Video Yarışması’nı gerçekleştirmeye başlar. 1999’dan sonra ise önce "Uluslararası Kısa Film Ve Video Yarışması" bölümünde sonra ise ayrı bir bölüm çerçevesinde Ulusal Belgesel Film Yarışması da düzenlenmeye başlamıştır.
2000’lere geldiğimizde ise Antalya Büyüksehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve AKSAV tarafından 2005’te alınan bir kararla festivalin uluslararası film sektörüne kapılarını açılması başlamış ve bu tarihten itibaren “Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali” olarak dünya çapında birçok ünlü film şirketi, aktör ve aktristi ağırlamıştır. 
2015’te ise festivalin hem isimi değişmiş (Uluslararası  Antalya  Film  Festivali) hem de AKSAV yerine festivalin yönetimi profesyonel ve tecrübeli isimlere emanet edilmeye başlanmıştır. 
Bakalım;  2017 ve sonrasına çocukluk yıllarımızdan beri Altın Portakal olarak aklımızda kalan  Türkiye’nin ilk film festivali olan Uluslararası  Antalya  Film  Festivali ne gibi gelişmelere daha tanık olacak ?  Şimdiden festivalde yarışacak sinemacılara başarı  ve bol şans dilerim. 

 

Bu makale 1314 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ