Bugun...
26-01-2018
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Fahrenheit 451 ve François Truffaut'un Sinema Uyarlaması (l)

Yakın tarihlerde Fahrenheit 451 kitabı tekrardan gündeme geldi. Bu gündeme oturma mevzusunun oldukça ilginç bir sebebi vardı. Zira kitabın yazılmasına vesile olan ünlü yayıncı Hugh Hefner A.B.D’de 91 yaşında yaşamını yitirmişti. Bu kitap, 1953 yılında ABD'de ilk kez kitap halinde yayımlandı. Eser ayrıca 1954 yılında Playboy dergisinde üç ay boyunca tefrika edildi.(Yayımlandı) Playboy dergisi ilk yayımlandığı dönemde daha ciddi bir formata sahipken,daha sonra hafif konular ve cinsellik içerikli bir yapıya sahip oldu.
Ray Bradbury'nin 1951'te ilk defa basılan ünlü bilim kurgu romanı olan Fahrenheit 451 baskıcı bir gelecek toplumunun anlatıldığı kitaptı ve aynı zamanda distopya olarak da sınıflandırılabilir. Eser, kitapların     itfayeciler tarafından yakıldığı, insanların sadece televizyonda beyin yıkayıcı şovlar izlediği ve kitap bulundurup düşünen insanların yok edildiği bir gelecekte geçmektedir.
Filmin (ve romanın) özgün adında geçen "Fahrenheit" İngilizce konuşulan bazı ülkelerde kullanılan bir sıcaklık ölçü birimidir ve 451 Fahrenheit, yaklaşık 233 Celsius derecesine karşılık gelir. Bu ısı derecesi, filmde kitapların tutuşmaya başladığı alt sınırı belirtmektedir.
Filmin başlarında kıdemli itfaiyeci Guy Montag (Oskar Werner)'ın, Clarisse (Julie Christie)'in 451 rakamının anlamıyla ilgili sorusuna verdiği cevap seyirciyi de bu konuda bilgilendirir: "Bu, 'Fahrenheit 451' demektir, (Fahrenheit, İngilizce konuşulan bazı ülkelerde kullanılan bir sıcaklık ölçü birimidir ve 451 Fahrenheit, yaklaşık 233 Santigrat dereceye karşılık gelir) ve Fahrenheit 451 kitap kağıdının yanmaya başladığı sıcaklıktır."(Filmin 10. dakikasından itibaren)
Filmin uyarlandığı romanın yazarı Ray Bradbury bu bilgiyi bir itfaiye şefinden öylesine edindiğini belirtmiş ve ismi François Truffaut da 1966’daki uyarlamada aynen korumuştur.
Peki Ray Bradbury’nin köşe yazısıyla François Truffaut’un 1966 tarihli uyarlamasında ne gibi farklıklardan söz edebiliriz.
Öncelikle Bradbury'nin romanında olaylar gelecek bir zamanda ABD'de geçer. Truffaut ise filmde olayları yine belirsiz bir gelecek zamanda, belirsiz bir ülkeye taşımıştır. Romanda yer alan bazı karakterler ve olaylar filmde yoktur. Örneğin romanda olan "Profesör Faber" ve "Granger" karakterleri filmde kaldırılmıştır. Bu da olaylar arasındaki bazı bağları ve kişi ilişkilerini belirsiz bir halde bırakmıştır.
Romanda Montag "Kitap İnsanlar"ın varlığını Prof. Faber'den öğrenirken filmde Clarisse'den öğrenir.     Romanda bir araba kazasında ölen Clarisse filmde ölmez ve filmin sonuna kadar Clarisse ve Montag birlikte görülürler. Truffaut açıkça filme bir aşk öyküsü de eklemek istemiştir. Julie Christie'nin filmde, hem Linda Montag hem de Clarisse rolünü oynaması da yadırganmış ve anlamsız bulunmuştu. Tabi bazı eleştirmenler bunu yerinde ve anlamlı bulmuşlardı .
Romanda Montag'ı yakalamak için otoritelerce gönderilen "mekanik av köpeği" filmde yoktur. Filmde hızlı arabalar da yoktur. Romandaki Mildred, filmde Linda yapılmıştır. Filmde İtfaiyeci Montag duygu ve düşüncelerini sonuna kadar belli etmezken, romanda düzene karşı olduğu baştan bellidir. Romanda savaş birdenbire başlar, hapla uyutulan insanlar kendilerine gelirler, kentler tahrip olur, uzun süredir gizli gizli örgütlenmiş "Kitap İnsanlar" ve onlara katılan Montag, diğer insanları bilinçlendirmek, uyandırmak ve eğitmek için yola çıkarlar.
Ancak Filmle Roman arasındaki en önemli farklılığın oluşmasında Yeni Dalga Sinemasının etkisi yadsınamaz .Çünkü Yönetmenliğe film eleştirmenliğinden geçen, “Cahiers du cinéma “ dergisindeki kuramsal yazılarıyla Fransız Yeni Dalga (Nouvelle Vague) sinema akımının temellerini atan ve auteur yönetmen (yaratıcı yönetmen, bir roman nasıl tümüyle yazarına aitse, bir filmin de her şeyinin yönetmene ait olması) kavramını ortaya atan François Truffaut’un Yeni Dalga Sinemasının temel özelliklerini kullanması (Yabancılaştırma Efektlerin Çokluğu ,Klasik Bir Film Tarzında Olmaması gibi) bu farklıkların oluşmasından en önemli sebebidir.
(Devamı yarın)

Bu makale 368 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ