Bugun...
04-10-2017
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Filmekimi 2017’den Önerilerim (4)

Daha önceki iki yazımızda Filmekimi 2017’le ilgili öneriler paylaşmıştık. Şimdi ise listemizdeki kalan 4 filme göz atacağız. 
4.Rodin:  Auguste Rodin’in Hayatı Beyazperdede
Gelmiş geçmiş en büyük heykel sanatçılarından Rodin, ölümünün yüzüncü yıldönümünde yapıtlarının yanı sıra aşklarını da ele alan büyük bütçeli, göz alıcı bir filmle de gündeme girdi. Dünya prömiyerini Cannes’da yapan Rodin, “Düşünen Adam” ve “Öpücük” gibi şaheserlerinin temeli olan “Cehennemin Kapıları”nı Paris’te henüz tamamlayan usta sanatçı Auguste Rodin’i sanatı ve çalkantılı özel hayatı prizmasından bakarak gözlemliyor. Rodin, bu benzersiz ustayı hayatını paylaştığı eşi Rose, yetenekli öğrencisi ve sonradan metresi Camille Claudel’e duyduğu tutku ve bugün, çağdaş heykel sanatının dönüm noktası olarak değerlendirilen yapıtlarıyla ele alıyor. Filmde Rodin’i İnsanın Değeri ile tanıdığımız Vincent Lindon,  başarılı bir performansla canlandırmakta.
3. The Square: Sanat Dünyasına Eleştirisel Bakış Acısı 
Bir önceki filmi Force Majeure (Turist) ile aile kurumunu eleştiren Ruben Östlund, Altın Palmiyeli yeni filmi The Square ile bu kez sanat dünyasını tiye alıyor. Östlund’un “görselliği ve hikâyesiyle izleyiciyi kışkırtıp eğlendirecek zarif bir taşlama” olarak tanımladığı The Square, Cannes ana yarışma jüri başkanı Almodovar’a göre “siyaseten doğruluğun tahakkümünü” ele alıyor. Müzeler ve sergi alanlarının steril ortamını mekân alan The Square stilize görselliği, sivri yaklaşımı ve kavramsal sanatı ele alışıyla hem çok çarpıcı hem de gerilimli bir yapım olarak göze çarpıyor.
2. The Killing of A Sacred Deer: Yorgos Lanthimos’un Tuhaf Oyunu 
Köpekdişi ve The Lobster ile aklımızı alan Yorgos Lanthimos, suçluluk, vicdan ve öç alma kavramlarını tavizsiz bir sertlikle ele aldığı son filmi The Killing of A Sacred Deer ile seyirciyi yine garip bir oyuna davet ediyor! Başrollerini Colin Farrell ile Nicole Kidman’ın olağanüstü bir performans göstererek paylaştığı film, Cannes’da En İyi Senaryo ödülünü aldı. Hem izleyenleri hem eleştirmenleri ikiye bölen bu cüretkâr film, Lanthimos’tan beklenenleri fazlasıyla karşılıyor.
1. The Shape of Water: Guillermo del Toro’dan Duygu Yüklü Bir Öykü 
Usta öykücü Guillermo del Toro, ilk gösterimini Venedik Film Festivali’nde yapan bir filmle hem geri döndü, hem de aynı festivalde  “Altın Aslan” ı evine götürdü. Bu arada;Oscarlarda da favoriler arasına girdi. Film, Soğuk Savaş’ın en kızıştığı, 1963 yılında Amerika’da gizli bir devlet laboratuvarında geçmekte. Burada temizlikçi olarak çalışan Elisa, laboratuvarda yürütülen çok gizli bir deneyin varlığını keşfeder ve suda hapsedilen insansı bir yaratığı acımasız deneyden kurtarmaya karar veriyor ve olaylar gelişiyor. Sally Hawkins, Octavia Spencer, Michael Shannon, Richard Jenkins, Doug Jones  ve Michael Stuhlbarg’ın önemli rollerde oldukları bu film de  duygusal ve fantastik yönleriyle ön plana çıkmakta. 

Bu makale 540 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ