Bugun...
27-09-2017
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Filmekimi 2017’den Önerilerim (2)

11. Morissey’in Gençliği Bu Filmde: England is Mine 
Film ; müzisyen,solist ve söz yazarı olan Morrissey’in 1970’lerde Manchester’da geçen ilk gençlik yıllarını anlatıyor. 1970’lerde Manchester’daki ilk gençliğinden The Smiths’i kurduğu günlere, Morrissey’in portresi, Mark Gill’in yönettiği England Is Mine'da anlatılıyor. Duygu yüklü şarkı sözleriyle, benzersiz ses tonuyla, The Smiths ile başlayıp solo kariyeriyle İngiliz ve hatta dünya müziğini hâlâ etkilemeyi sürdüren idol müzik adamı Morrissey’i yakın zamanda vizyona giren Christopher Nolan’ın yönettiği son filmi Dunkirk'te de rol alan, yükselişteki genç oyuncu Jack Lowden canlandırıyor.
10. Tenis’in En Ünlü Rekabetlerinden Bobby Riggs ve  Billie Jean King’in Yarışı Beyazperde’de: Ezeli  Rekabet 
1973’te televizyonda en çok seyredilen spor olayı, hafızalara (ve kayıtlara) “cinsiyetler savaşı” olarak geçen efsanevi maç olan eski şampiyon Bobby Riggs ve Dünya Kadınlar seribaşı Billie Jean King’in maçları  tam 44 yıl sonra sinemaya aktarıldı. La La Land’la artık Oscar ödülünü de kazanan başarılı kadın aktris  Emma Stone ve usta komedyenlerden Steve Carrell’i Little Miss Sunshine ve Ruby Sparks’ın yönetmenleri de olan Valerie Faris ve Jonathan Dayton bir araya getiriyor.Flimin diğer önemli oyunları arasında ise; Andrea Rıseborough, Sarah Sılverman ve Elisabeth Shue yer alıyorlar. Komedi tarzındaki bu film sadece  tenissel rekabete  değil; dönemin ruhuna uygun şekilde cinsiyetçilik ve feminist mücadeleye de eğiliyor.
9. Martin Mcdonagh'dan Sarsıcı Bir İş :Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
Sinemaseverlerin İn Bruges ve Seven Psychopaths filmleri ile tanıdıkları başarılı  oyun yazarı/senarist/yönetmen Martin Mcdonagh'ın yeni film projesi Three Billboards Outside Ebbing, Missouri kızı bir süre önce evlerine yakın bir yerde tecavüz edilerek katledilen bir annenin hikayesine  eğiliyor. Acılı anne Milfred ( Frances McDormand ) yetkililerin dikkatini çekebilmek için, karayolundaki üç ilan panosunu kiralıyor ve herkese meydan okuyor. Tabi gecen ay  festivallerde ilk kez sinema severlerin karşısına çıkan bu sarsıcı iş Venedik’de “En İyi Senaryo”  ve Toronto’da ”Halkın Seçimi “ ödüllerine layık bulundu. Frances Mcdormand’ın yanında Woody Harrelson, Sam Rockwell, Abbie Cornish ve  Peter Dinklage’de önemli rolleri aldığı filmin Oscar’da da adaylık kapabileceği şimdiden konuşulmaya başlandı. 
8. Haneke’nin Mutlu Son’u :Bir Duyarsız Toplum Eleştirisi 
Rahatsız edici filmlerin ustası olan  Michael Haneke’nin Cannes’da yarışan son filmi Mutlu Son, gitgide duyarsızlaşan toplumumuzu, burjuva bir aile ve sosyal medya üzerinden anlatıyor. Filmin başrollerini Haneke’nin fetiş oyuncularından Isabelle Huppert, Jean Louis Trintignant ve yönetmenliğiyle de tanıdığımız Mathieu Kassovitz paylaşıyor. The Guardian gazetesinin “saf psikopatlığın şeytani pembe dizisi” sözleriyle tanımladığı Mutlu Son, Haneke’nin işlevsiz aile, intikam, suçluluk ve bastırılmış duygular gibi alışageldiğimiz temalarını ele alıyor.

 

Bu makale 671 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ