Bugun...
06-08-2017
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

İstiklal Mücadelemizde Erzurum İzleri

Erzurum Kongresi'nin 98'inci yıldönümünü kutladık yakın bir zaman önce.Baba tarafından bir Erzurum’lu  olarak bir kere daha gurur ve övünç duydum. Erzurum kongresi bölgesel müdafaa cemiyetlerinin katılımıyla 21 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum'da toplanan bölgesel nitelikli bir kongredir. Erzurum Kongresi’ne çoğunluğu İtilaf devletleri tarafından işgal edilmiş olan 5 Doğu İli  olan Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis ve Van'dan gelen 62 delege katıldı. 
İki hafta süren Erzurum Kongresi'nde alınan kararlar, Türk milletinin kurtuluş mücadelesinde izlenen yolda önemli ölçüde belirleyici oldu. Erzurum Kongresi'ni geçici başkan olarak Erzurum delegelerinden olan Hoca Raif Efendi açmış ve yoklamanın ardından yapılan oylamayla Mustafa Kemal Paşa kongrenin başkanlığına seçilmiştir.
İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükümeti kongrenin Erzurum’da toplanmasını engellemek için çeşitli girişimlerde bulunmuşlarsa da amaçlarına ulaşamamışlardır.
Erzurum Kongresi ‘nin biraz öncesinde ise Mustafa Kemal Paşa ;Padişah ve İstanbul Hükümeti tarafından -9.Ordu Müfettişliği ’ne atanmış ve bilindiği üzere 19 Mayıs Günü arkadaşlarıyla Samsun’a varmışlardı. 26 Mayıs 1919 Günü Havza’ya varan Mustafa Kemal Paşa aslında kafasında çok daha önce planladığı  İstiklal Mücadelesi için  harekete geçtiğini, o gün kendisini ziyaret eden yörenin ileri gelenlerine şu sözlerle anlatıyordu.  “Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız! Bizi öldürmek değil, canlı mezara atmak istiyorlar. Şimdi çukurun kenarındayız. Son bir cüret belki bizi kurtarabilir; zaten başka türlü de dönüş imkânı yoktur”
Zaten 11 Haziran Günü Amasya’ya gelen ve burada ünlü  Amasya Genelgesini yayımlayan Mustafa Kemal Paşa, arkadaşlarıyla  beraber bu dönemde; İstiklal Mücadelesini hızlandırmaya başlamıştır. 8 Temmuz 1919 tarihinde Padişahın Mustafa Kemal Paşa’nın görevden alındığı buyruğunu çıkarmasıyla birlikte 9  Temmuz gününde ise  Mustafa Kemal Paşa; -9.Ordu Müfettişliği  (Sonra  gelen bir talimatla  3.Ordu Müfettişliği adını alacaktır 2 Haziran 1919 )  görevinden ayrılmış, askerlikten istifa etmiş, Padişah ve İstanbul Hükümetiyle de bağlarını koparmıştır. Artık silah ve dava arkadaşlarıyla birlikte İstiklal Mücadelemize yeni bir yön belirlemek ve fikir teatisinde bulunmak üzere harekete geçmiştir. 
Amasya Genelgesinde 7.Maddede doğu illeri için 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kongre toplanacağı belirtmiştir. Buna rağmen; fakat delegelerin önemli bir bölümünün vaktinde gelememesinden dolayı kongre 12 gün gecikmeli yapılabilmiştir. 
Bu kongrede alınan kararlar son derece kritik öneme sahiptir. Alınan kararlar; İstiklal Mücadelemizin yönünü belirlemesi açısından da kayda değerdir. Erzurum Kongresi’nde alınan kararlar ise sırasıyla;
1.Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.
2.Her türlü yabancı işgaline ve müdahalesine karşı millet hep birlikte direniş ve savunmaya geçecektir.
3.İstanbul Hükûmeti vatanın bağımsızlığını sağlayamazsa geçici bir hükûmet kurulacaktır. Bu hükûmet milli kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplanmamış ise, bu seçimi Temsilciler Kurulu yapacaktır.
4.Kuva-yi Milliye'yi etkili, milli iradeyi hâkim kılmak esastır.
5.Azınlıklara siyasi hâkimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez. Ancak bu vatandaşların canları, malları ve ırzları her türlü saldırıdan korunacaktır.
6.Manda ve himaye kabul olunamaz.
7.Milli irade ve toplanan ulusal güçler padişahlık ve halifelik makamını kurtaracaktır.
8.Mebuslar Meclisi'nin derhal toplanmasına ve hükûmetin yaptığı işlerin milletçe kontrolüne çalışılacaktır.
9.Sömürgecilik amacı taşımayan devletlerden teknik, sanayi ve ekonomik yardım kabul edilebilir.
Bu kongreyle birlikte  alınan kararlardan en önemlilerinden birisi manda ve himayenin kesin bir şekilde reddedilerek ilk kez ulusal egemenliğin koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilmesi olmuştur.  
Erzurum Kongresinde alınan diğer önemli bir kararda Kuva-yi Milliye'nin etkili, milli iradeyi hâkim kılınması esas olmuştur ki; Mustafa Kemal Paşa  kongrenin açılış konuşmasında bu duruma özel bir vurgu yapmıştır .
“Bilinen gerçeklerdendir ki, tarih; bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkâr edemez. Bundan dolayı, böyle bir yalan örtüsünün arkasından vatanımız ve milletimizin aleyhinde verilen hükümler, kanaatler kesinlikle iflas etmeye mahkûmdur! Ve işte bütün bu iğrenç zulümlerden ve bu talihsiz zavallılardan, tarihimize karşı uygun görülen haksızlıklardan üzüntü duyan millî vicdan, sonunda sesini yükselterek haykırmış ve Müdafaa-i Hukuk-i Millîye (Millî Hakları Savunma) ve Muhafaza-i Hukuk-i Millîye (Millî Hakları Koruma) ve Müdafaa-i Vatan (Vatanı Savunma) ve Müdafaa-i Hukuk-i Millîye ve Redd-i İlhak (başta Yunanistan olmak üzere topraklarımızı kendi sınırları içine katmak isteyen her türlü çabayı red) gibi değişik isimlerle fakat aynı kutsal değerlerin korunması için ortaya çıkan millî akım, bütün vatanımızda artık bir elektrik şebekesi hâline girmiş bulunuyor. İşte bu kararlılıkla meydana getirdiği kahramanlık ruhudur ki vatan ve milletin kutsal bildiklerini kurtarma ve korumaya dayanan son sözü söyleyecek ve hükmünü uygulattıracaktır.” 
Erzurum Kongresi, toplanma şekli bakımından bölgesel nitelikli bir kongre olmasına karşın aldığı kararlar bakımından milli bir kongredir. Bu bakımdan da Erzurum Kongresi, Sivas Kongresinin de bir ön hazırlığı niteliğini taşır. 
Anne tarafından Sivas,Baba tarafından Erzurum’lu olarak ; istiklal mücadelemizde emeği gecen herkesi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum .Yine   Gazi Mustafa Kemal Atatürk   başta olmak üzere silah ve dava arkadaşlarını saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyor ve  yad ediyorum. 

 

Bu makale 1354 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ