Bugun...
21-01-2018
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Kıvırcık Ali’ye Saygıyla (l)

“Gün akşama döndü gülüm,
Bir selam sal;
Sabah olsun...”
Türkülerin son çeyrek asırdaki önemli yorumcuları arasında olan Ali Özütemiz ya da bilinen adıyla Kıvırcık Ali’yi ölüm yıl dönümde bir kere daha anıyorum. Onu 11-12 yaşlarında babamla ve arkadaşlarıyla canlı dinleme şansı yakalamış ve yorumcu kimliğine deyim yerindeyse şapka çıkarmıştım. Çünkü; o Anadolu insanının duygu ve düşüncelerini çok güzel ve başarılı bicimde yansıtarak herkese kendisini kabul ettirmeyi başardı.
Bu değerli yorumcu -müzisyen ve söz yazarının yaşam öyküsünü sizlerle paylaşmak isterim.
Dokuz kardeşin en küçüğü olan Kıvırcık Ali’nin babası, oğlu doğmadan 40 gün önce hayatını kaybeder. Bu sebeple de dedesi tarafından büyütülen Ali’nin ayrıca babası ve de ailesi Türkülere ve halk kültürüne de yakındır. Kıvırcık Ali’nin babası yaşadıkları yörede sevilen ve saygı duyulan, Aşık Ali olarak tanınan bir halk ozanıydı.
Kıvırcık Ali, kaya üstünde oturup şarkı söylediği bir gün, “güccük” diye bir ses işitir. Annesi Ali’ye bu isimle hitap etmektedir, çünkü Ali evin en küçük çocuğudur. Oğlunu türkü söyleyip hayallere dalarken gören Gülbahar Hanım da , ölen kocasından kalan bağlamayı sakladığı yerden çıkarır ve Ali’ye uzatarak “al güccüğüm, babandan sana yadigar” der. Kıvırcık Ali bağlamayı görünce çok sevinir ve annesine koşarak ellerinden öper, ilk kez yaşadığı bu büyük mutluluktan dolayı gözyaşlarına da engel olamaz.
Ancak bu sevinç uzun sürmez, çünkü bir kaza sonucu bağlaması kırılır. Fakir olmalarına rağmen, Ali’nin üzüntüsünü gören eniştesi Mehmet ile büyük abisi Sadık, soğuk bir kış günü Ali’yi de yanlarına alarak Turhal’a giderler. Orada yeni bir bağlama alırlar ve Kıvırcık Ali, yaşadığı mutlulukla tekrar köyüne döner.
Aradan yıllar geçer, Ali de Ozan Mahmut Kaya’nın ki; Kaya oraya eşini defnetmek için gelmiş ve ailenin ricasını kıramayarak, 15 günlük bir eğitim vermiştir ve köyün ozanı Sadık Körpeci’nin verdiği destekle ve ilhamla , ilk okul öğretmeninin sağladığı destekle kendisini geliştirmeye başlar, Bu arada; Arif Sağ, Aşık Mahzuni Şerif, Sebahat Akkiraz, Abdullah Papur, Musa Eroğlu,Yaşar Reyhani, Ali Kızıltuğ, Rıza Aslandoğan, Muhlis Akarsu ve Ali Ekber Çiçek gibi isimleri de dinler ve kendisi için ilham kaynakları olur.
Kıvırcık Ali, Kasımpaşa’da (İstanbul) Güngör Saz Evi’nde çalışmaya başladı ve burada 1,5 yıl kadar çalışmaya devam eder. Aynı dönemde Tepebaşı Gazinosu’nun düzenlediği ses yarışmasına katılarak birincilik kazanır. 1985 yılında kayıt olduğu ASM müzik kursuna, 3 aylık bir eğitimden sonra maddi sıkıntıdan dolayı veda etmek zorunda kalır. Yaklaşık 3 yıl konfeksiyon atölyelerinde çalıştığı dönemde, düğün salonları ve gece kulüpleri gibi yerlerde bağlamasını da çalarak hayatına tutunmaya devam eder ki bu yıllar aynı onun ve arkadaşları için de ekmek mücadelesi ve hayatta kalma savaşı verdiği yıllardır.
(Devamı yarın)

Bu makale 333 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ