Bugun...
22-01-2018
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Kıvırcık Ali’ye Saygıyla (ll)

Ali Özütemiz tanındığı zamanlarda (2000’ler) saçsız bir görüntü veriyordu. İyi de neden Kıvırcık Ali deniliyordu. Gençlik yılarında kıvırcık ve uzun saçlarından ötürü ona bu lakap verildi. 1988 yılında Şadıman Hanım’la evlenen Kıvırcık Ali, Ecemgül adında bir kızı ve Eren adında bir oğlu oldu. Ancak; Ali’yle Şadıman Hanım ayrıldılar ve ayrıldıktan sonra da saygın bir şekilde ilişkiyi korumayı sürdürdüler. 1990-1991 yılları arasında askerlik görevini yaptıktan sonra ise üç albüm yapar Ali Özütemiz; ama maddi sorunlar yüzünden bu albümleri uzun süreler piyasaya sürülemez.
1995’de Kıvırcık Ali, Mustafa Yılmaz ve İbrahim Akkaya, birleşerek Turnalar adlı grubu oluşturur. 1996 yılında ise “Türkülerden Türkülere Yol Eyledik” albümüyle ilk kez profesyonel olur. Aynı grupla ikinci albümlerini 1998 yılında çıkarmış olur, Türküler Kimliğimiz adlı bu albümde yer alan Turnalar adlı türkünün müziği de Kıvırcık Ali’ye aittir. 1999’a geldiğimizde onu tüm ülkeye duyuran “Gül Tükendi Ben Tükendim” adlı solo albüm piyasaya çıkar.
Güler Duman, Musa Eroğlu ve Edip Akbayram’ın hem maddi destek,hem de yol gösterici olduğu Kıvırcık Ali, hem kendisini sürekli geliştirdi, ülkenin her köşesini dolaşarak konserler de verdi. Ali’nin bestelerini Sibel Can ve Edip Akbayram başta olmak üzere birçok farklı sanatçı seslendirdi. Kendi tarzını ortaya çıkartan yorumu, ozanlık geleneği, yurt dışında verdiği konserler ve Anadolu türkülerini barındıran besteleriyle, şöhretini pek çok ülkeye ulaştırdı.
Peki Kıvırcık Ali neden bu kadar çok sevilmişti. Onun sevilme nedenleri arasında mütevazi duruşu,kendine özgü bir yoruma sahip olması, yüreğinin coşkusunu, hüznünü ve sevincini türküler vasıtasıyla haykırmak, Büyükşehirlerle Anadolu arasında kalan insanımızın sesi olmak (Isırgan Otu bu durum için başarılı bir örnektir), halkın sesi olmak gösterebiliriz .
Ankara’daki bir TV programına katılmak için havaalanına giden sanatçı, sabah 05.00 sularında Tepecik civarındaki Çatalca Yolu üzerinde trafik kazası geçiren Kıvırcık Ali’yi 11 Ocak 2011’de kaybettik. Alevi-Bektaşi geleneğinden gelen Ali Özütemiz’i 12 Ocak 2011’de Esenyurt’ta bulunan Cem Evi’nden Sünnisi-Alevisi-Caferisi demeden yüzbinlerce kişi uğurlamıştır.
Ali Özütemiz yani Kıvırcık Ali kendi derdinin, amacının ne olduğunu bir konserde söyle özetlemişti.
"Karşınızda dünyanın en iyi bağlama çalan adamı da olsa senden farkı yoktur. Niye dersen. O da senin gibi, senin başladığın noktadan başladı. Ben gökten zembille inmedim. Zamanla ki;22 yıl oldu. Gül Tükendi Ben Tükendim... Isırgan Otu... Üçüncü Gurbet... Düet vs. bunlar benim için asla ölçü değildir . Bir sanatçıyı 3-5 albüm belirlemez. bugün biz hala Pir Sultan’ın.... Aşık Veysel’in... Mahsuni Baba’nın... Nesimi’nin... Karacaoğlan’ın türkülerini söylüyorsak. İşte mesele bu. Biz günümüzde o kadar babayiğitlik yapamayız. Ama onlar o çağı, bu çağı, hatta... Dünya döndüğü sürece hep bizimle yaşayacaklar. Biz de genç sanatçılar, onların peşinden bir sonraki nesile ne aktarırız, onların derdi çabası içindeyiz.
Eğer; ben öldükten sonra geride 1 tane türküm kalmışsa benim...sizlerin, torunlarımızın dilinde,yani bundan 50 sene sonraya. İşte başardığım, yaptığım, yapabileceğim bir tek odur: "Kıvırcık Ali’nin türküsü ya, saçları da yoktu kel bir adamdı, ama güzel türkü söylüyordu.”
Akılda kalıcı türküleriyle, içten yorumuyla Kıvırcık Ali’yi nesilden nesilden aktarmaya devam edeceğiz, Saygı ve rahmetle anıyorum.

Bu makale 344 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ