Bugun...
10-01-2018
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Münir Özkul Unutulmayacak (l)

Kimimiz için Özel Çamlıca Lisesi’nin paragöz ve öğrencilerce pinti diye tanımlanan  sahibi Muharrem Gürses’in yanında   “Ben,tüccar değil, eğitimciyim” diyen  ve eğitimin kutsiyetini vurgulayan Mahmut Hoca, kimimiz için de Fabrikatör Saim Bey’in( Saim Alpago ) karşında “ Bak beyim, bir çift lafım var” diyerek başladığı sözle aslında sadece  çok para sahibi olmanın değil, sevginin de çok kıymetli olduğunu belirten, hem de sevginin parayla satın alınamayacağını vurgulayan Yaşar Usta oldu  Münir Özkul. 
Özkul’u sinema ve tiyatro geçmişiyle ayrı ayrı değerlendirmek çok daha doğru olacaktır.  Bu yüzden yazımızda  da daha çok Özkul’un tiyatro geçmişine yer vereceğim. Çünkü; Münir Özkul’un ilk tanındığı alan Tiyatro olmuştur. Münir Özkul’un sinema kariyeri de ayrı bir yazı konusudur.Bu nedenle de  sinema geçmişine ve oynadığı karakterlere ayrı bir yazıda yer vereceğiz.
Münir Özkul daha küçük yaşlardan beridir  tiyatroya meraklıydı. Ailesi  özelikle de babası ilk başlarda itiraz etmiş, fakat Münir Özkul tiyatroya olan tutkusundan hiç vazgeçmeyip, Bakırköy'de bulunan Halkevi'nde oyunculuğa adım atmıştır artık. Özkul bu durumu verdiği 1970de Tiyatro dergisine verdiği bir röportajda söyle anlatır;
“İlk piyesi ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum. Bakırköy’de Miltiadi’nin bahçesinde olacak. Hani     bir Miltiadi vardı. Galiba İstanbul’da ilk film oynatan adamdı. Öyle derlerdi eskiler. Bizi sinema konusunda o yetiştirmiştir diyebilirim. Miltiadi’nin bahçesinde görmüş olmalıyım tiyatroyu ilk kez.     Naşit – Dümbüllü – Karakaş karışımı birşeyler var aklımda. Özellikle Naşit’i hatırlıyorum. Oyun neydi, onu da bilemeyeceğim şimdi. “  
Bakırköy’deki Miltiadi’nin bahçesi sadece tiyatro yaşamı için değil, sinema yaşamı için de belirleyici olur Münir Özkul için . Zira  o dönemde tiyatronun ardından tesadüfi olarak film setlerine geçişi 40’lı yılların sonuna rastlamakta. Özkul, askerliğini yaptığı dönemde, “Vatan ve Namık Kemal” adlı filmde yönetmen asistanlığı yapan arkadaşı Sırrı Gültekin’i ziyaret etmek için Yeşilçam’a gider ve bu ziyaretin neticesi de  ilk kez bir filmde figüran olarak rol alması olur. Böylece ;Münir Özkul için tam da yaklaşık 400 filmlik bir sinema macerası da başlamıştır. 
Dönelim tiyatroya,  o yıların  ünlü tiyatrolarından olan ve Ferhan Şensoy ve arkadaşlarının 1980 döneminde yeniden hayat verdikleri  Ses Tiyatrosu sahnesinde (Günümüzdeki Ortaoyuncular tiyatro grubu bu sahnede oyunlarını sergilemektedir.) ilk profesyonelliğe adımını atmıştır. Derken Taksim’de bulunan  ve kurucusu da Muhsin Ertuğrul olan ünlü Küçük Sahne (İstanbul Devlet Tiyatrosu ) İstanbul Şehir Tiyatroları, Ankara Devlet Tiyatrosu gibi yerlerde sahneye çıkar ve o dönemdeki performansıyla seyircinin çoktan gözüne girmiştir Münir Özkul.
(Devamı yarın)

Bu makale 369 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ