Bugun...
03-02-2018
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

ARİF V 216 ve Değerlerin Hatırlatılması (ll)

Bu yüzden ARİF V 216 değerleri hatırlatırken, cağımızdaki çarpıklığı ve bozulmayı da mizah diliyle eleştiriyor. Bir yerde de; Yılmaz çuvaldızı biraz da kendi kuşağına da batırıyor da diyebiliriz.
Film ilk takdiri prodüksiyon ve sinematografi anlamında alıyor. Bizleri 60’lara taşıyan bu sinematografik yapı kaotik sahnelerde de (örneğin aksiyon sahneleri) bizi oraya odaklıyor. Bizi 60’larda hissettiriliyor. Bu yüzden sinematografi ekibini ayrı ayrı kutluyorum. İkinci takdir ise müzikalitede gördüğümüz özen ve İskender Paydaş’ın başarılı bir iş çıkardığını belirtelim. Filmin yönetmeni olan Kıvanç Baruönü’nün de klip yönetmenliğinden gelen bir isim olması müzikalite-film arasındaki çizgiyi iyi yerleştirdiği gibi, filme olumlu bir puan olarak yansıyor. Yine Cem Yılmaz’ın popçu olarak göründüğü gösterileri de tam yerinde olmuş. 90’ların çok sevilen şarkılarını 60’lara taşımışlar. Yani anlayacağınız; Şımarık, Araba, Kandırdım gibi parçalar yeniden gündeme girmiş oldu. Cem Yılmaz son filmiyle müzik sektörüne de katkıyı sağladı.
Üçüncü takdir ise oyunculuklar konusunda değerli okuyucularım. Filimde yer alan aktör ve aktrislerin her biri zaten canlandıkları karakterle uyumlu oynamışlar. 
Çağlar Çorumlu’nun Zeki Müren oyunculuğu, seyirciler gibi benim de çok hoşuma gitti; Farah Zeynep Abdullah’ın Ajda Pekkan oyunculuğu da çok iyiydi, Ayrıca Kerem Alışık ve Murat Arkın’ın babaların sadece fiziki olarak değil, oyunculuk anlamında da babalarının izinden gittiklerini anlıyoruz. Ayrıca; Kerem Alışık’ın filmde babası Sadri Alışık’la; filmde Alışık’ı Mert Fırat canlandırmış olan vedalaşma sahnesi de çok duygusaldı.
Cem Yılmaz G.O.R.A ve ARİF V 216’da yer verdiği “Erşan Kuneri “ gibi bir karakteri başlı başına filme alması gerektiğini düşünenlerdenim. Ancak; Yılmaz “Erşan Kuneri “ filmi için henüz film çekmedi. Artık bu kült karakteri film olarak görür müyüz derken ARİF V 216’da yer alması hoş bir tat bıraktırdı. 
G.O.R.A’dan aşina olduğumuz bir başka karakter olan “Bob Marley Faruk” ise henüz 10 yaşındaki haliyle filmde göründü. Bu da hoşumuza gitti.
Filmde göndermeler ince ince yerleşmiş, filme avantaj katmış, Ancak bu gönderi bolluğunu örneğin Yeşilçam dönemini bilmeyen genç kuşaklar geç anlayabilirler. Yerinde ve filmin amacına uygun göndermeler olmuştur.
Son olarak çevre bilincini kazandırmak için önemli çalışmalara imza atan Yeşilcam’ın unutulmaz isimlerinden olan Ediz Hun da çevre konusunda da çok yerinde mesajlar vermiş, hele ki kurak bir kışı yaşadığımız, iklim değişikliğinin sonuçlarını her gecen gün daha fazla gördüğümüz İstanbul’da Hun’un verdiği mesajlar daha bir anlam kazanıyor.
Sonuç olarak; ARİF V 216 insanı insan yapan bir takım değerleri vurgulayan, bir yerde de önceki çalışmalarından olan Pek Yakında filminde olduğu gibi Yılmaz’ın Yeşilçam’a da vefa filmi olmuş. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Bu makale 318 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ