Bugun...
21-07-2017
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Tebrikler İsmail Balaban

656. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde finale çıkan isimlerden biri olan İsmail Balaban, Orhan Okulu’yu yenerek altın kemerin sahibi oldu. Ben Altın Kemer’i elde eden İsmail Balaban’ı tebrik ediyorum. Kendisi ve kardeşinin hayat hikayeleri çok ilginç ve dikkat çekici bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor .Onların hikâyeleri Edoardo Malvenuti’nin yönettiği  “Güreş” adlı belgeseline konu oldu. 
İsmail Balaban, Antalya’nın Elmalı ilçesinin Akçay köyünde 3 Ağustos 1987 tarihinde doğmuştur. Elmalı'nın Akçay köyünde çiftçilik yapan Hasan-Ümmü Gülsüm Balaban çiftinin ikiz çocuklarından biri olan (İsmail ve Turan Balaban) İsmail Balaban, küçük yaşta güreşe merak salmış, 17 yaşındayken eski yağlı güreş pehlivanlarından Ziya Atalan'ın kendilerini keşfetmesiyle güreşi profesyonel olarak yapmaya başlamıştır. Nitekim; filmde hocaları merhum Ziya Atalan'ın mezarını  da ziyaret etmişlerdir. 
Hafta sonları ilçedeki elma bahçelerinde hamallık yapan ikizler, hafta içi de buradan kazandıkları para ile hem eğitimlerini hem de güreş hayatlarını sürdürmeye çalışır.  Antalya'nın çeşitli yerlerinde düzenlenen güreş müsabakalarına gitmek için geceleri kamyonlara saman balyaları yükleyen, yaşıtlarına göre daha iri vücutları nedeniyle örneğin hamallık  gibi ağır işlerde çalışan, İsmail ile kardeşi Turan Balaban, Konyaaltı Belediye Spor Kulübü çatısı altında çıktıkları çayırlarda başarılı sonuçlar almış ve güreş severlerin sevgisini kazanır. Derken ikiz kardeşler belgesele  de konu olan bir şarkı yarışmasına katıldıktan  sonra Türkiye’de tanınmaya başlar. Zor şartlarda güreşe devam eden İsmail Balaban, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in ilgisi ve güreş sever iş adamlarının desteği ile art arda şampiyonluklar kazandı. Kardeşi Turan Balaban da İsmail’in yolundan gitmeye devam etmiştir. 
İsmail Balaban; Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde, 2009 yılı Küçük Orta Büyük Boy’da birincilik, 2012 yılında da Başaltı Boyunda üçüncülük kazandı. 5-7 Temmuz 2013 tarihleri arasında gerçekleşen, 652. Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde İsmail Balaban ;baş kategorisinde er meydanına çıktı. Şaban Yılmaz ve Recep Kara gibi efsane güreşçileri eleyerek finale yükselmeyi başardı. Finalde son 2 yılın şampiyonu yine Antalyalı, Ali Gürbüz ile karşılaşan İsmail Balaban, zorlu geçen müsabakanın sonunda 2. olarak büyük bir başarıya imza attı. Ancak Ali Gürbüz’ün güreş federasyonundan ceza alması nedeniyle İsmail Balaban 2013 yılı Başpehlivanı olarak ilan edildi. 2014 yılı güreşlerinde de, finalde Fatih Atlı’ya yenilerek ikincilik kürsüsüne çıktı. Er meydanını dolduran binlerce güreş severin sevgisini kazandı. Halen Konyaaltı Belediyesi Spor Kulübü sporcusu olarak güreş hayatını sürdürmektedir.
Edoardo Malvenuti’nin yönettiği  ve 16 İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin de gösterilme imkanı bulan (!f 2017)   “Güreş” adlı belgesele gelirsek; televizyon için hazırlanmış bir belgesel izlenimi veren ve televizyon belgeselcileri için pek de yabancı olmayacak bir anlatı tarzını  gösteren Güreş; ikizlerin Kırkpınar turnuvalarına hazırlanışını Maurice Pialat'ın 1964 tarihli bir kısa filmi olan Pehlivan’ı hatırlatırcasına bir üsluba sahip; bu üslup da Pehlivanları ve Yağlı Güreş’i tanıtıcı ve özeliklerini  anlatırken bizim Pehlivanlara ve Yağlı Güreş’e odaklanmamıza yol açıyor. Nitekim; belgeseli ve Pehlivan’i izlerken ne demek istediğimizi sinema ve belgesel sinema severler daha iyi anlayacaklardır. 
İsmail Balaban teknik kalitesi ile ve alışılagelmişin dışında bir pehlivan görüntüsü çizmesiyle azmiyle bence bu sene şampiyonluğu hak etti. Her ne kadar maçlarda seyirciye agresif  gelebilecek tarzda bir güreş oyunu sergilediyse de centilmenliği ve  efendi tavırlarıyla da ayrıca göz doldurdu. Kırkpınar seyircisi de  ona sahip çıktı. İyi ve sıkı  rakiplerini de elemesini başardı. Güreş belgeselindeki İsmail Balaban’la ekranlarda izlediğimiz İsmail Balaban bir biriyle de örtüştüler. İsmail Balaban’ı tebrik ederken ;seneye de Kırkpınar’da veya başka yerlerde ikiz kardeşi Turan Balaban’la  final oynamalarını isterim. 
Yazımı, güreşecek olan pehlivanları izleyicilere yüksek sesle ve överek, özelliklerini söyleyerek tanıtan, güreş başlamadan önce dua okuyup güreşçileri alana süren cazgırlar  tarafından yazılan şu meşhur dizeleri yazarak sonlandıralım;
“İki yiğit çıkmış meydane,
Birbirinden merdane,
Biri here biri kara,
İkisinin de zoru para
Alta geldim diye erinme
Üste çıktım diye şişinme,
Alta gelirsen apış
Üste çıkarsan yapış
Vur sarmayı kündeden at,
Gönder Muhammed’e salavat,

Bu makale 1419 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ