Bugun...
18-08-2017
SİNAN ERDOĞDU

SİNAN ERDOĞDU

Venedik’e Doğru Geri Sayım

Avrupa Sineması için  Berlin ve Cannes’ten sonra en önemli ve en köklü film festivallerinden biri olan Venedik Uluslararası Film Festivali bu sene 30 Ağustos-9 Eylül tarihleri arasında 74. yaşını kutlayacak.  Yine ;şimdiden festivalde yarışacak sinemacılara başarı  ve bol şans diliyorum. Festivalin ana yarışmasına giren filmler arasında; ” Sanal Gerçeklik” bölümündeki filmler dikkatleri çekiyor. 
Bu arada Venedik Uluslararası Film Festivali ile alakalı olarak” Türkiye’den bir temsilci var mı ?” diye soracağınıza da   eminim. Evet, festivalin "Geleceğin Aslanı Ödülü" kapsamında Türk-Alman-Yunan ortak yapımı "Körfez" filmi de gösterilecek. Yönetmen Emre Yeksan'ın bu ilk uzun metraj filminde, 30'lu yaşlarda eşinden yeni ayrılan Selim'in İzmir'e döndüğünde karşılaştığı yeni hayat işleniyor. Venedik'te dünya prömiyerini de yapacak olan Körfez, festivalin, Uluslararası Film Eleştirmenleri Haftası'nda da değerlendirilecek. Geçtiğimiz sene ise Reha Erdem’in son filmi  olan ‘Koca Dünya’ 73. Venedik Film Festivali’nde jüri özel ödülüne değer görülmüştü. Emin Alper’in  yönettiği “Abluka”  ile Kaan Müjdeci’nin “Sivas” filmleri de yakın tarihlerde  ana yarışmada Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmüşlerdi. 
Venedik Uluslararası Film Festivali’nin tarihçesine baktığımızda bazı ilginç noktalar göze çarpıyor. Ben de  size derlediklerimi paylaşayım;
*Venedik Uluslararası  Film  Festivali’nde  Altın Aslan ödülünü kazanan ilk film: 1950’de Andre Cayette’nin yönettiği  Justice est faite oldu.  Film, isteği üzerine ölümcül hastalığa yakalanan kocasını öldürmekten yargılanan bir kadının hikayesi üzerinden ötenazi konusunu işleyen Macera-Gerilim tarzı bir iştir. 
*Venedik Uluslararası  Film  Festivali’nde  Hindistan Sineması için ilk uluslararası ödül ise Satyacit Ray’ın 1957 yapımı Aparajito (Yenilmez) adlı filmle gelmiştir. Bu film de aynı zamanda Satyajit Ray’ın muhteşem Apu üçlemesinin ikinci filmidir ve filmin baş karakteri olan küçük Apu (Pinaki Sengupta)’nın kent yaşamıyla tanışmasını ve etkilenmesini ele almaktadır. *Venedik Uluslararası  Film  Festivali’nde   1962’de Altın Aslan Ödülü’nü kazanan ilk Sovyet yapımı olan ve Andrei Tarkovsky’nin yönettiği İvan’ın Çocukluğu ise (Ivanova Destyo) dünya sinema tarihinin klasikleri arasındadır ve apayrı bir yazıyı da hak etmekledir.
*Venedik Uluslararası  Film  Festivali’nde   İtalya’nın 1963-1966 tarihleri  arasında adeta ödüle doyduğu yıllar olmuştur. İtalya; Francesco Rossi’nin Le Mani sulla città ( Kentin Üstündeki Eller ) filmi; 1964’te Michalengelo Antonioni’nin Il Deserto Rosso (The Red Desert – Kızıl Çöl)’ü, 1965’te Luchino Visconti’nin Vaghe stelle dell’orsa (Büyük Ayın Sabah Yıldızı) adlı yapıtı, 1966’da da Gillo Pontecorvo’nun La Battaglia di Algeri ( Cezayir Savaşı)  filmleriyle peş peşe 4 sene Altın Aslan Ödülü’nü kazanmıştır.
*Louis Malle;  Altın Aslan Ödülü’nü iki ayrı filmle (1980’de Atlantic City (Karanlık Şehir)  ve 1987’de Au revoir les Enfants (Hoşçakalın Çocuklar ) filmleriyle) iki kez  kazanan halen tek yönetmendir.
* Venedik Uluslararası  Film  Festivali’nde   Uzakdoğu Sineması ise ilk kez ;  Altın Aslan Ödülü’nü Hsiao-hsien Hou 1989’da Beiqing chengshi (Acılar Kenti  /A City of Sadnes)   ile aldı. Filmde; tek bir aile üzerinden Tayvan tarihinin en karışık  4 yılı anlatılmaktadır.  Zaten 1990’lı ve 2000’lerde Venedik Uluslararası  Film  Festivali’nde    Uzakdoğu Sinemasının ağırlığı görülecektir. Örneğin; Vietnam yapımı olan 1995 tarihli  ve Anh Hung Tran’ın yönettiği  Bisikletçi adlı filmi (Xich lo / Cyclo ) bu durumun en dikkat çekici örneklerinden olmuştur. 
* Venedik Uluslararası  Film  Festivali’nde    Balkan Sineması ilk kez ;  Altın Aslan Ödülü’nü Makedon yönetmen Milcho Manchewski’nin 1994 yapımı Before the Rain (Yağmurdan Önce) adlı filmiyle aldı. Bu klasikleşen  filmin tema müzikleri Flash TV’nin  ünlü  Gerçek Kesit programında da kullanılmıştır. (Gerilim Sahneleri) 
* Venedik Uluslararası  Film  Festivali’nde İran’ın aldığı ilk  Altın Aslan ise Cafer Penahi ’nin 2000 yapımı Daire’si oldu. Bir kadının yaşadığı bütün zorlukları işleyen bu günümüz klasiği de ayrı bir yazı konusudur.
*Ki-duk Kim 2004’te çektiği Samaria / Samaritan Girl (Fedakar Kız) filmiyle de Berlin Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülünü almakla kalmaz; in-jip / 3-Iron (Boş Ev)  filmiyle   de Venedik  Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülünü de alır.
*Çin’li yönetmen Ang Lee’nin 2005 tarihli Brokeback Mountain’i (Brokeback Dağı)  Venedik Uluslararası  Film  Festivali’nin Eşcinsellik  konusuyla ilk Altın Aslan alan filmidir.Daha sonraki yıllarda da LBGT konulu pek çok film de bu  festivalde yarışmış ve ödül de almıştır. 
*Gianfranco Rosi’nin 2013 ‘te Sacro GRA  adlı  belgesel sinema tarzındaki filmi  ise İtalya adına en son Altın Aslan Ödülü’nü kazanan filmidir. Yönetmenin; İtalo Calvino'nun ” Görünmez Kentler” adlı  kitabından esinlenerek çektiğini belirttiği film Roma’nın çevresini dolaşan dev otoyolu ve bu otoyol çevresinde yaşayan insanların gündelik hayatlarını işlemektedir. 

 

Bu makale 1189 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ