Bugun...
01-11-2017
SONNUR ADA

SONNUR ADA

Başımız ağrırken karnımızı göstermek…!

A-Canım çok sıkkın
S-Konuşmak ister misin
A-İşler çok yoğun, yetiştirmem gereken o kadar çok iş var ki. Nasıl üstesinden geleceksem?
S-………….
A-Bir sürü insana laf anlatıyorum, sorulan her soru sırtıma yük oluyor. …
S-………….
A-Bildiğim bir şey varsa insan şansıyla doğar sözü çok doğru neye elimi atsam çürük çıktı. Bu yaşta emeklilik hayali kurar mı insan. Sonra niye daralıyorsun diyorsun bana?
S-Ben mi ?
A-Öyle düşünüyorsundur eminim.
S-Emin olduğun benim aklımdan geçenler, doğru mu anladım?
A-Bilmiyorum, gördün mü böyle saçmalıyorum…
S-Eşin nasıl?
A-İyidir herhalde iki haftadır doğru düzgün görmedim, insan hem evli hem yalnız olur mu? Üç gündür hepten bir haber olduk birbirimizden…
S-Özel bir sebebi var mı?
A-İlişkimiz yoruldu sanırım. Gözüme batıyor her şey. Konuşamıyoruz aslında duymuyor beni. Sanki rahatsız olduğum şeyler bir eşin anlayışla karşılaması gereken şeyler ama bana batıyor.
S-Eşinle ilgili konuşuruz, önce senin canını sıkan gerçek nedeni görmeyi deneyelim.
Yukarda ki örnekte, can sıkıntısının gerçek nedenleri; evde ki ortamı, eşi ile iletişimindeki azalma, yanlızlık ve anlaşılamama duygusu olmasına rağmen, Ayşe kendini ifade ederken dış dünya ile kurduğu iletişim ve etkileriyle başladı konuşmasına. 
Bu Ayşe’nin henüz içinde bulunduğu duygu ve düşüncelere dokunamadığını (dokunmak istemediğini) gösterir. Oysa ki Ayşe yaşadığı ilişkinin onun üzerindeki etkilerini hayatının her alanın da yaşıyor. Buna rağmen gerçeğiyle de köşe kapmaca oynamaya devam ediyor. 
İçinde bulunduğumuz duygu ve düşüncelerimizi ifade ederken gerekçeli dil kullanmamız bizi başımız ağrırken karnımızı göstermeye yönlendirir. Kendimizi ifade ederken yola çıktığımız dil, bizim kendimizden uzaklaşmamıza neden oluyorsa beraberinde şikayet dilini doğurur.
“Canım sıkkın eşimin bana karşı ilgisiz olduğunu düşünüyorum” yerine çalışma hayatından seçilmiş üç şiddetinde etkisi olan durumları altı şiddetindeymiş gibi yaşayarak anlatmak, bu duruma örnek. Gerekçe üreterek konuştuğumuz da içine suçlama dilinden serpiştiririz (şansımızı, işimizi vb.) Bu bizi dinleyen ve anlamaya çalışan     kişiye şikayet dili olarak yansır.
“Canım çok sıkkın” Bütünü kapsayan bir memnun olmamayı ifade eder. Bu da bu cümleyi kullanan kişinin duygusal dünyasındaki iniş çıkışların kuvvetine göre hayatının diğer alanlarına yansır.
Var olan sorun ihmal edildikçe kendini göstermek için şiddetini artırır. 
Unutmayın lütfen başımız ağrırken karnımızı gösterdiğimizde, sağlam olan yere müdahale ederek dengeleriyle oynarız. Yardıma ihtiyaç duyan yeri ise yok sayarak bizim üzerimizdeki olumsuz etkisini artırırız.
Peki biz neden Başımız ağrırken karnımızı gösteririz? Çok daha kolay olmaz mı gerçekten ağrının olduğu yere yönelirsek?
Kendimizi ifade ettiğimiz dilin, duygu ve  düşünce dilimizle uyumlu olması dileğiyle.

                                                                                                                                                            İLETİŞİMUZMANI:adasonnur@yahoo.co.uk          

Bu makale 1582 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ