Bugun...
10-10-2017
SONNUR ADA

SONNUR ADA

Sosyal Davranış Dili ve Etkileri

Bu hafta  İngiltere‘nin Coventry şehrinde aldım kalemimi elime… Uzun yıllar İngiltere’de yaşamış biri olarak toplumlardaki kültürel farklılıklarla karıştırılan -nerdeyse aynı tutulan- sosyal davranış dili ve etkilerine dışarıdan birlikte bakalım istedim.
   Dışarıdan bakabilmek, sosyal dilin yargısal hezimetlerinden uzak durabilmektir. Sokakta yürüyenler, okulun önünde çocuğunu bekleyen anneler, alışveriş yapanlar, toplu taşıma kullananlar, parklarda oturan insanların bakış açılarındaki ana değişkenler, toplumun sosyal kalıp diliyle doğrudan ilişkili. Örneğin metroda nasıl oturulacağı, sosyal davranış diline örnek, öğrenilen davranış dilidir. Metroya nasıl binilmesi ve kalabalıkta ayakta durma halimiz gibi. 
Bu ve buna benzer örneklerdeki davranışlar bir toplumun kültür tanımını değil, sosyal davranış dilini gösterir.
Gülümseme olumlu davranışsal iletişim dili, sosyal yapının negatif yüklediği anlamlar, bilimsel olarak olumlu duygu yaratan etkisini yok etme eğilimi gösteriyor. Erkeğin ‘ağır abi’ yüklemi, kadının ağırlık ölçümü oluveriyor. 
Yürürken yolda önceliği karşımızdaki kişiye verebilir olmanın (zorunda kalmamak) bizdeki etkisi memnuniyet duygusu olur. Öncelik vermeye, kazanç-kayıp duygusu ile bakmazsak, kaldırımda ya da yolda birilerine yol vermeyi saygı-saygısızlık olarak algılamazsak, bize selam vermeden geçen bir tanıdığımızın davranışına kişiselleştirmeden “dalgın sanırım, neyi var acaba?” diye düşünebilirsek, sosyal davranış dilinin negatif etkisini kontrol edebiliriz.
‘’Biz böyleyiz’’ deyip geçtiğimiz, görmezden geldiğimiz olumsuz davranış ve sözel kalıplarımıza dışardan bakınca ne kadar anlamsız olduğunu görebiliriz. Ayıp olmasın diye yapılan sohbetler, isteyerek sorulacak hal hatırın önünü kapatır. ‘’Hayır’’ demekten aciz olduğumuz anlarda dediğimiz ‘’evet’’lerin bedelini hem öder hem de ödetiriz.
İyi insan olmak için koşul koyan ayıplar, uydurulmuş günahlar, cinsiyete göre şekillenmiş doğrular, öfke- kırgınlık ve kızgınlık doğurur.
Duygusal ve zihinsel yorgunlukların temelindeki harç gibidir olumsuz sosyal davranış dili. Ve daha çok kalıp dildir kullanılan.
Esnemeye dirençli olduğundan değişime de uzak duran monolog iletişim dilidir. 
Toplumun dilindeki özne ve yüklem, toplumda hakim olan duygu ve düşüncelerin de belirleyicisidir. 
Geçen hafta…
Hacıosman metrosundayım; ilk duraktan bindiğim için oturuyorum. Hemen karşımda 30 yaşlarında genç bir adam oturuyor; bacaklarının arasında valizi var. Oturduğu koltuk ve yanındaki koltuğun yarısını da kaplamış durumda. Ayakta insanlar olmasına rağmen yanı boş, üçüncü durakta binen genç bir kız oturmaya yeltendi, adamda toparlanma olmayınca vazgeçti ve ayakta kalmayı tercih etti. Hemen ardından gelen yaşlı kadın, boş koltuğun ucuna ilişti; adamda yine hareket yok. Ben karşılarındayım, sakince, ‘’Bacaklarınızı toplarsanız yanınızdaki kişi sizce de rahat oturmaz mı?’’ dedim. Adam soru sorulmuş olmasının şaşkınlığı ile ‘’eşyam var, nasıl toplanayım?’’ dedi. ‘’O sizin eşyanız, yanınızdaki hanımın değil’’, dediğimde ‘’ayakta mı durayım?’’ dedi. ‘’Çok daha iyi hissedersiniz etrafınızı rahatsız etmediğiniz için’’ dedim.
Adam sonunda yerinden kalktı ama şaşkındı.
Bu hafta…
Coventry de Tesco’dayım. Kapıdan çıkarken biriyle hangimizin dikkatsizliği diye düşünmediğim bir çarpışma yaşadım. İki elini çenesine doğru birleştirerek gülümsedi. Uzakdoğulu bir İngiliz. Ben de gülümseyip başımla onayladım. Her ikimiz de kısa özür cümlesi kurduk. Aklımda kalan sesi değil, davranış dilindeki özgüvendi.
Keyif ve huzuru içinde barındıran sosyal davranış ve sözel dilin rahatlığını yaşayabilmek dileğiyle.
                                                                                                                               İLETİŞİMUZMANI:adasonnur@yahoo.co.uk  

Bu makale 853 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ