Bugun...
10-11-2017
UĞUR FARUK YILDIZ

UĞUR FARUK YILDIZ

Futbolun başına futbolcu geçmeli

Yabancı oyuncu oynatma statüsü hakkında açıklama yapan milli takım teknik direktörü sayın Lucescu bu takımın başına gelmeden önce kaç yabancı oyuncu oynatıldığını bilmiyormuydu. Şimdi çıkıp açıklama yapıyor bir dediği bir dediğini tutmuyor. Bir gün çok fazla diyor bizi başka ülkelere benzetiyor bir gün başka birşeyden bahsettim ben, yanlış anladınız diyor. Bu ülke yerli oyuncu ile bir başarı elde edemiyor malesef. Bunlar önceki senelerde denenmiş ve başarılı olamamıştı. Bunun en büyük örneği yine Galatasaraydır. Bu senenin başında yabancı ağırlıklı bir takım kuran sarkı kırmızılılar şuanda şampiyonluğun en büyük favorisidir. Sahaya çıkan takım hemen hemen yabancı. Başarılı olan Türkler girebiliyor kimi zaman Serdar,Tolga ve Eren. Bizdeki sıkıntı Türk oyuncular değil Türkiye’de yetişmiş oyuncular. Alt yapılara gereken destek verilmiyor. FenerBahçe olmasa Olimpiyatlarda da başarı gelmeyecek haldeyiz. Bakıyoruz Olimpiyat sporcularına çoğu FenerBahçe’nin sporcusu. Aziz Yıldırım alt yapıya ve diğer branşlara verdiği önemi görüyoruz ki bunlarla başarı geliyor. Sayın Lucescu ile bu iş olmaz. Bize bizden biri lazım Türk bir hoca lazım. Sadece oyuncularla ilgilenmek olmaz. Onların duygusuna ortak olmak lazım. 
Üzüntülerine kalpten katılmak gerekir. Tercümanın çevirmesiyle bu duygu yakalanmaz. Bire bir ilişkiler önemlidir futbolda sadece futbolda değil hayatta da bu böyle. Bir futbolcunun sıkıntısı varsa bunu üçüncü bir kişinin bilmesine gerek yok. Teknik adamla bire bir konuşmak lazım tercüman aracılığı ile değil. Bu böyle olduğu sürece bu iş olmaz. Aradaki ikinci kişileri çıkarmak gerekir. Sayın Cumhurbaşkanı maçları izliyorum üzülüyorum çok yabancı oyuncu var dedikten sonra sen bu konu üzerine gidip bunu düşüreceğiz diyemezsin. Sayın Cumhurbaşkanı’na bunu yapmadan önce sorucaktın. O kadar işin gücün arasında birde futbolla meşgul edemezsin ki kayıtsız kalamıyor çünkü oda futbol aşığı. Futbolu çok iyi bilen bir lider. Bir yerden bir yere seyehat ederken bile futbolu seyrediyor uçakta. Bu kadar futbolun dışında kalmak istemesine rağmen oda memnun değil yapılanlardan. TFF Başkanı bunu yapamıyacaksa yapabilecek birine bıraksın. Zaten futbolun başına futboldan bir adam gelmeli yöneticilikten değil. Herkesin yapabileceği yapamıyacağı işler vardır. Sayın Yıldırım Demirören’e teşekkür edilip görevine son verilmelidir yada kendisi istifa etmelidir. Oda yıpranıyor yoruluyor üzülüyor. Her defasında kötü birşey olduğunda ona yükleniyoruz ama birşey iyi olduğunda kimse teşekkür yazısı yazmıyor. Kötü olanı eleştiriyoruzda iyi olduğunda neden bişey demiyoruz. Olmaz bu manteliteyle olmaz. Kendimize zarar veriyoruz. Bize düşmana veya rakibe gerek yok biz birbirimize düşmanız ve en büyük rakip malesef biziz. Herkes birbirinin hatasını bekliyor ki bizim ülkemizde futbol adına doğrulardan çok hatalar var. Her hafta bekiyoruz hata yapsalarda eleştirsinler diye. Bu anlayışla biz biryerlere gelemeyiz. Futbolun başındaki adam futboldan gelen bir adam olmazsa bu böyle devam eder. Taa ki ne zamana kadar dibe vurana kadar ki şu anda dibe vurduk. Milli takımımız turnuvada yok. Takımda oynatacak futbolcu yok. Şunuda söylemek istiyorum milli takımı bırakmak ne demek sen milli takımı bırakamazsın milli takım seni bırakır. Bu mesela suç olmalı milli takımı bırakanlar yargılanmalı. O ne demek ya ben savaşmayı bırakıyorum ne demek. Sen savaşı terkedemezsin yaralanır yani yaşlanırsan komutanın sana sen artık gelme der. Bunu sen değil başındaki büyükler yapmalı. Şimdi ben çok iyi oynuyorum ama yaşlandım artık milli takımı bırakıyorum bu ne demek sen milli takımı bırakamazsın. Senin milli takımı bırakman demek bu ülkeye ihanetle aynı şey. Bunu ciddi anlamda söylüyrum. Yaptırımlar olmalı ve bunlar uygulanmalı. Kimse milli bayrağa ve bu millete ihanet edemez. Vatana ihanetle aynı sayılmalı. Takımı düşünmeliyim zaten yaşım 35 oldu turnuvayada katılamıyoruz bidahaki turnuva da da benim yaşım baya ilerlemiş olucak ozamn ben milli takımı bırakayım bu nedemek ya. Milli bayrağı bırakmak kaçmak anlamına gelmeliki gelirde. Buna bir yenilik getirilmeli. Kimse ülkesinden kaçamaz. Yurt dışında yaşıyorsun diye kaçabiliyormusun milli duygularından. Bi yerde bi doğal afet olduğunda binlerce kilometre uzaklıktan yanındayız kalbimizdesin gibi sosyal içerikli mesajlar atmayı biliyorsun. Milli takımın başına milli biri gelmeli. Neden MHK başkanı eski hakemlerden oluyor. Hakimlerden neden olmuyorsa milli takımın başınada iş adamları veya yöneticiler değil eski futbolcular yada teknik direktörler olmalı. Basketbolun başına milli gururumuz Sayın Hidayet Türkoğlu geldi Fener Bahçe Avrupa şampiyonu oldu. Basketbolda başarıyı yakalamış bir insan başta olursa bu böyle olur. Futbolunda başına başarılı biri geçerse bu tarz işler olmaz. En alt tabakayı bilmezse üst taraftakilerden pay biçerse bu iş olmaz. Acilen buna bir önlem almalıyız. Bu futbol anlayışıyla olmaz dahada zarar ederiz. Bu ne yabancı oyuncu oynatmayla ilgisi var nede oynatmamayla. Futbolun başına futboldan biri gelmediği sürece bu olmaz. Futboldan biri derken eski futbolculardan biri gelmeli. Kim olursa olsun ama futbolcu olucak. Baskette en başarılımızı getirdik Avrupa da hemen şampiyon olduk futolda böyle olmalı.

Bu makale 157 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ