Bugun...
13-08-2017
UĞUR FARUK YILDIZ

UĞUR FARUK YILDIZ

Top mu, Bıçak mı?

Her sene onca transfere harcanan para ve stadlara yapılan onca masraf güzel bir sene ve şampiyonluk için atılan adımlar lig başlamadan hüsrana dönüşebiliyor. Geçtiğimiz günlerde oynanan süper kupa maçında çıkan olaylar yine dünyaya Türkiye adına kara bir leke olarak yansıdı. Yapılan büyük transferlerle harcanan paralarla adımızdan bahseden dünya medyası şimdi bu kara lekeyle her şeyi silip sadece bu olayı konuşuyor. Hata  kimde? Federasyon mu ya da emniyet güçlerinde mi? Stadın yeni yapılanmasında yapılan ilk büyük maçta bu kadar çirkin olayların olması kimin suçu? Bunda en çok zarar gören de takımlar. Kim ister kendi taraftarı yüzünden ceza yemeyi. Hangi kulüp başkanı ister takımının kötü anılmasını ve ceza yemesini. TFF, organizasyonu süper ötesi yapıp güvenliği sağlayamayan emniyet ya da stad görevlileri organizasyonu da etkiliyorlar. Halbuki maçtan önce hiçbir şey yok iki takım taraftarı takımları adına sloganlar atıp rakip takım yöneticileriyle fotoğraflar öz çekimler bile yaptılar. Nasıl oluyor da stadlara çakmak dahi alınamıyorken koskoca meşaleleri, patlayıcı maddeleri stadlara sokabiliyorlar. Bunların aranmasındaki zaafı kim nasıl giderecekler. Her sene aynı olaylardan dolayı bir çok takım maddi manevi zarar görüyor. Emniyet gerekli kadar aramıyor mu? yoksa maçtan önce mi bunlar konuluyor stada orası da meçhul. Stada girerken hem polisler hem güvenlik arama yapıyor ama arama yapmasına karşın yine de her maç, yanıcı ve patlayıcı ürünler stada girebiliyor. Bunlar yine bir şekilde sokulabilmesi kolay şeyler ama ya bıçak, kasatura, satır bunlar. Avrupa medyası hiçbir şeyi göstermeyip Beşiktaş’lı oyuncunun hakeme verdiği sahaya atılan kelebek diye tabir edilen bıçağı konuşuyor. Birine gelse saplansa ciddi zararlar verebilecek potansiyelde bir alet. Maçtan önce yapılan aramalarda birçok kesici delici alet ele geçiren polis bunu nasıl atlıyor. 
Şöyle düşünün devletin en üst makamları bıraktılar işi gücü, terörü, ekonomiyi, futboldaki terör başlığı altında toplantı yapıyorlar saatlerce. Nasıl bir ülke haline geldik de holiganlığı bu derecede yücelttik. Herkes elini taşın altına koyup başını öne eğip düşünmeli. Sonra TFF açıklama yapıyor rakip takım alınmayacak diye ve önüne böyle geçilebiliyor. Tarafsız yerde final yapılıyor olaylar yine ayyuka çıkıyor. Rakip takım taraftar liderleri bir araya gelip ‘’kardeşiz sıkıntı yok olay çıkmayacak’’ deniyor maçta, daha ilk maçta kavga gürültü çıkıyor. Kavgaya anlık olaylara yine tamam olmaması lazım ama tamam bir şekilde anlıyoruz anlık sinir ama yanıcı ve kesici aletler nasıl giriyor içeri? Stadlarda arama çok kötü. Engelli çocukların sandalyelerinin altına koyulan meşaleler çok rahat geçilebiliyor. Maç esnasında güvenlik görevinde çalışan görevlilerin stada girerken aranmaması  halinde bu tarz aletler içeri girebiliyor. Herkesin çok yönlü aranması lazım. Özellikle stad çalışanlarının aranması lazım. Soyunma odalarının aranması, kullandıkları sadece görevlilerin girebildiği yerler aranmalı. Başka türlü bu aletlerin stada girmesine imkan yok. İçerden alınan yardımlarla stada sokuluyor. Emniyet ‘’biz arama yapıyoruz bulduklarımız bunlar’’ deyip maç öncesinden bildiriyorlar. Maç zamanı stada girerken yine arama yapılıyor bayanı bayan, erkeği erkek polis veya güvenlik kuvvetleri ama yine de sıkıntı çıkıyor. Olayı yapanlar içimizde. Olaya bu yönlü bakmam lazım. Diğer türlü yapılan, alınan bütün önlemler boşa çıkarıldığını gösteriyor. Yapılan bu kadar masrafa, futbolcuya, stadlara yapılan harcamalar boşa gidiyor. Avrupa Türkiye’deki takımların Avrupa Kupalarındaki maçlarını ‘’çok yüksek riskli maç’’ statüsünden ciddiye alıp maçları yaptırıyor. Biz ne kadar yüksek maliyetlerde stad yapsak ne kadar Avrupa’nın yıldızlarını Türkiye’ye getirsek boş. Hepsi bir anda unutuluyor. Her şeyimiz riskli olmasına alıştık ama maçların bari risksiz ortamlarda oynaması lazım. İnsanlar aileleriyle maça gidebilmeli. Sadece futbol maçı değil baskette, voleybolda da böyle. Spor müsabakalarına spor amaçlı bakmayı öğrenmemiz lazım. Başımızda spora özellikle futbola bu kadar önem veren bir liderimiz varken ve her fırsatta futbol kulüplerine bu kadar destek veren Reisi Cumhurumuzun özenle yaptırdığı stadlara sahip çıkalım. Avrupa’daki futbolcular geldikleri zaman tesisleşme ve stad anlamında hayran kalıyorlar. Taraftar desteği de çok kuvvetli ama savaş alanına dönen sahalardan herkes çok korkuyor. Herkesi sağduyuya davet ediyorum herkes üstüne düşeni yapsın yanındakini uyarsın çünkü her şeyden önce kendi takımına zarar veriyor. Binlerce lira ceza ve tekrar yapılan stad masraflarına artık dur diyelim. Forma satışı reklamlardan alınan paralar, tekrar bu zararlara gidiyor.  

 

Bu makale 638 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Beğendim
Beğenmedim
Fena Değil

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ